|
'Kendimi hep böyle hissediyorum' diyor Mike Berg: '5/3 Çılgın'! Çılgınlık halleriyle gerçekleştirdiği çalışmaları duruyor bir kez daha karşımda. Sanatçı, pas tutumuş, erimiş, mistik ve akılcı işleriyle Kemerburgaz Pg ArtSpace’teki son sergisinde, Batı ile yıllardır yaşadığı Doğu kültürü arasındaki geçişkenliği solutuyor izleyiciye.
Uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan Amerikalı sanatçı Mike Berg, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden büyülenip, bu şehrin çok çeşitliliği içinde barındıran gizemiyle sarmalanmış. Şehrin ara sokaklarında, Kapalıçarşı'daki demir atölyelerinde, Rüstem Paşa Camii'nin duvarlarındaki İznik çinilerinde adeta sanatında anlamlandırmaya çalıştığı sembol, hikaye ve tanımlarla yüzleşmiş. Temel kaygısı ise işlerindeki yüzeylerin dokusu olmuş hep. Önceleri resimlerindeki katmanlarla oynamış, sonraları resmin sınırlarına sığmaz olunca, tual üzerine embroidery ve metal çalışmalarına yönlenmiş. Çizgilerle ve motif tekrarlarıyla yakaladığı anlatım, yerini zamanla büyük boy imgelere bırakmış. Metal levhaları keserek yarattıklarını duvarlara asarak bir yandan resimle hesaplaşmasına da devam etmiş. Zamanla bu işler duvarlardan kopartılıp üç boyutlu hale de gelerek çağdaş heykellere dönüşmüşler.
Mike, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 'Heavy Metal' adlı sergisinde yer verdiği 'the weave of things', 'tonight and tomorrow' ve 'believing in impossible things' gibi üç boyutlu metal işlerinin yanı sıra, yepyeni serisi 'soon before long'a ait bronz duvar çalışmalarını da sergiliyor 'üçte beş çılgın'da. Soyut geometrik formlarıyla yarattığı özgün dili sayesinde, her ülkeden insanın belleğinde kolayca yer bulabiliyor onun çalışmaları. |