Bricklane - Commercial Caddeleri arası Londra - womenist.net 

Bricklane - Commercial Caddeleri arası Londra

Şimdi anlatacağım hikayenin yeri burası, zamanı yok.

Doğu Londra'nın son yıllarda popüler olmuş bölgesi: Shoreditch. Shoreditch üzerinde iki cadde. Birinde Hint yemekleri ağız yakıyor, camilerden ezan sesleri yükseliyor, off licence'larında (içki satma ruhsatı olan geç saatlere kadar açık dükkan) Guiness soğuk kutusunda bizi bekliyor, haftasonları bit pazarı kuruluyor. Diğeri daha sessiz. Urban Outfitters, All Saints, Old Spitalfields Market gibi alışveriş meraklılarının bildiği yerlere mesken oluyor. Birbirlerine bağlandıkları dar sokaklar arasında da sokak resimleri, galeriler, Tracey Emin'in loft'u, cin toniğin iki buçuk pound'a bulunduğu mahalle barları, Thai yemekleri yapan mini dükkanlar yaşıyor. Şimdi anlatacağım hikayenin yeri burası, zamanı yok.

None Sakin pazar

Old Truman Brewery'de başladı her şey. Saat 13:00. 1001'de sandviçlerimizi alıp, biraları açmıştık. Az sonra Flower Market'tan geçip London Fields'de çimlerin üzerinde sonlanmak üzerine kurgulanmıştı. Ama Rough Trade'den bize doğru esen müzik, elinde bloody marry bardağıyla gelen arkadaşlar, Commercial Tavern'in mavi bankları, Cheshire Street üzerinde hastası olduğum iki dükkan My Robot Friends'de teneke robotlar, 8 Chesire Street'de mobilyalar, dikkatimizi dağıttı, Albion'un organik yemeklerini bahane ettik, çıkmadık mahallemizden. Saat 22:00. Hala Jake The Ripper'ın kurbanlarını seçtiği The Ten Bells barında sol taraftayız.



None Kredisi bol pazartesi

İnternetin bedava olduğu ve tercihen iyi çektiği yer arıyordum. The Lux dedi Deniz, kahvaltı biraz geç gelir ama İngiliz tabağı güzeldir, Capuccino köpüğünü sana höpürdettirir, müzikler de hafif 90'lardan esinlenir. Oturdum. 10:02. Güneş parladı lap top'un ekranında, sağa kaykıldım. Yanımda Fransız ve Kanadalı olduğunu aksanından tahmin ettiğim çift, diğer tarafımda Posh (tahminen bankacı, reklamcı, mimar, galeri sahibi) Brit'ler. İki yazı karaladım, üçüncüde kahvem yenilendi. Bu çok yönlü kalabalık ilham perilerini masamdan yana çekti. 14:22, dört saattir oturduğumu hatırlatan, Zeynep'ten gelen kaçta buluşuyoruz mesajı oldu. Akşam dedim, 21:00'de kanal yakınındaki Il Bordillo'da. Taptaze ekmeğin üzerinde sarımsaklarla gelen bruschetta yiyeceğiz, sonra da kendimizi Toscana'da sanmamıza neden olan pizzasından isteyeceğiz. Ama öncesinde Urban Outfitters'e uğrayıp t-shirt, kitap, oje seti almalı; All Saints'de yeni tasarımcı keşfi yapmalı, Hanbury Street üzerinde Keep Zero Gravity, Behave, Vintage dükkanları gezmeli, Traffic People, Theory, Religion'a bakmadan dönmemeli. Alışveriş yani. Kadın olmanın bedeli.



None Sanatsal salı

Yine Brick Lane'deyim. Cadde üzerinde gözüme çarpan dükkanlardan birinde bagel yedim, Red Gallery'de son açılan sergiyi gezdim, Wheler, Redhurch boyunca yürüyüp sokak resimlerine baktım, hayran kaldım. Lounge Lover'da öğleden sonra kokteyli içtim. Hales Gallery'i es geçmedim. Bu sırada her iki adımda başka bir küçük sanat alanı gördüm. İçeri girip sahipleriyle muhabbet ettim. Akşam oldu, farkettirmeden. Önce Bohemian Lounge'da buluştu arkadaş kitlem, üstüne Hint yemekçilerinin herhangi birinde oturduk, tikka ve masala istedi canımız. Gecenin devamında Vice dergisi sahiplerinin açtığı Old Blue Last'tayız. Yaşamaya övgü yaparak, yarın çalışmamız gerektiğini, bulunmamız gereken yerleri unutarak.



None Londra'da güzel hava varsa…

Regent's Park'ı boylu boyunca yürümeli, ağaçların kütüğüne oturup da fotoğraf çektirmeli.

London Fields'de şampanyaları açıp, yanda bikiniyle güneşlenen insanları görüp de mutlu olmalı, çimlerin üzerinde baterisiyle kurulan grup, onun karşısında da kanepede mırıldanan insanlar görürsen şaşmamalı.

Columbia Market'te yemek yemeli, kitapçılara bakmalı, The Dove'de mutlaka bloody marry içmeli.

Primerose'da Londra manzarası izlemek için tepede oturmalı, köpeki ve çocuklu ailelere bakmalı, beyaz şarap tercih etmeli.

Victoria Park'ta tependen helikopter inerse şaşmamalı, kenara çekilip dondurmaya devam etmeli.
Campania‘da ya da Leyla‘da kahvaltı yapmalı,. Fazla bir şey vaat etmeyen, popüler mekanlar olduğu unutulmamalı 

Engineers bahçesinde Pims içilmeli.

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!