İyi zaman arkadaşım (mısın?) - womenist.net 

İyi zaman arkadaşım (mısın?)

Kötü zamanlarda yanyana olmak kolaydı, iyilerinde yanımda durmayı bilemedi. O zaman bir hüzündür aldı beni. Belki de arkadaşım sandığım kadın sadece mutsuzluklarımla beslendi.

None On yedi yaşlarındaydık. Kötü günlerimizde yan yana olacağımıza söz verdik. Apandist ameliyatı, ilk terk edilme, sevgiliden ayrılma, işten atılma, anneyle kavga, babanın cezaları, boşanma, çocuk aldırma, karşılıksız aşk, karşılıksız olduğu iddia edilen ama bir türlü elde edilemeyen aşk, ikinci terk edilme, telefonda terk edilme, not bile bırakmadan terk edilme, aldatılma, yalan, inkar, sevgilini ayartan adam, sevgiline ayarmak isteyen kadın, arkadaşına aşık olan sevgili, duvarlara yumruk atan herif, seninle beraber dört kadına daha aşkını ilan eden palavracı, ya benimsin ya toprağın diyen budala, evlilik hayalleri kurarken kaçan hayatının anlamı, hayal kırıklığı, düş kırıklığı, rüyalarda kırılma, kırık kilit, kırık cam, kırık kalp…

None Hepsini yaşadık. Ben, o, kırmızı rujlu kadın, minik, sevimlik, cici, pek tatlı (Pek çok isim takmıştık birbirimize yıllar içinde, şimdi hangisi kime aitti hatırlamıyorum ama). Hepsinde yanyana durduk, etrafımızdakilerden kendimizi soyutladık. Skype, mail, telefon, mektup, mesaj. Teknolojinin ve eski moda yöntemlerin bütün nimetlerini kullandık. Ayrılmadık. Sonra bir gün… sıkıldım, bunaldım, şaşırdım, pes gibi başlıklar yerine keyfim çok yerinde yazdım yolladığım mail'lere. Güneş altında çekilmiş fotoğraflarımı ekledim, mutluluğumun nedeni adamı anlattım, beraber gideceğimiz yolculukların hikayelerini kurguladım, bana yazdığı notlardan birinden alıntı yaptım. Yine de tedbiri elden bırakmadım, eğer ki üzülürsem siz varsınız dedim. Yolla tuşuna bastım.

None İlk cevap on dakika içinde geldi. Bu hikayede kendisinden B. diye bahsedelim. Popüler ya kısaltmalar. Gülümsemiş. Ne güzel demiş bakıyorsun o adama, ne kadar memnun duruyorsun yanında. Hele o adam, o adam da aynen sana, belki daha da fazla. Yenilerini yollamamı istemiş. Çektikçe doldurdum ben de posta kutusuna, defterimin sayfaları gibi, hayatımı açtım.İki gün sonra diğer iki mail düştü. Sade, abartısız. Biri çok güzel, işler arasında koşturuyorum, seni sonra arayacağım demiş, diğeri pek sevindiğini belirtip kendi hayatının fragmanlarını anlatmış. İşler yolundaymış, yakında İstanbul'a geliyor olacakmış, işten atılan birinin pozisyonuna talip olmuş ama dertsiz başına dert mi almış onu bilememiş.

None Sonuncunun gelmesi sanırım bir haftayı buldu. Bekledim ama. Ondan biliyorum. Saydım. Başlığına "dikkat" yazmış. Eskiden onu terk eden adamları, kimsenin göründüğü gibi olmadığını, bardağın dolu görünen kısmının da rakıya benzediğini sek içersen dilini yakacağını, mutluluğun kısa sürdüğünü, nasılsa bunun da gideceğini belirtmiş. Fotoğraflarda gördüğüm seni tek edip gidecek adamdan başkası değil demiş.

None Okudum. Emin olmak için. Dört kere. Cevap tonuna karar vermek seansında üç beş saat düşündüm. Sonra da umut yazdım konu yerine. Yoksa buhran, keder, kurban psikolojisi içinde dönüp duracaksın köşende. Yolladım.

On beş dakikadır elinde kitabıyla beni bekleyen adamın yanına gittim.

Bugün Blaise Cendras okuyordu.

Umut. Bu kelimeyi oldum olası severim.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!