Birgi, kentsel bir müze! - womenist.net 

Birgi, kentsel bir müze!

Mimarisi için yurt dışından üniversite gezilerinin düzenlendiği, inciri, kestanesiyle ve ipek dokumacılığı ile meşhur, bir dünya kültür mirası...

None Birgi'ye Ödemiş üzerinden ulaşılıyor. Daha önce adını duymayanlar gittikleri zaman bir hayli şaşırmış olarak dönüyor. Güneye yaptığınız karayolu seyahatlerinde uğramamanız için hiçbir neden yok. İzmir'e 150, Ödemiş'e 7 kilometre uzaklıktaki Birgi, tarihi yapısıyla adeta bir kentsel müze görünümünde. Son zamanlarda adını çokça duymaya başladığımız bu şirin yer, kentsel sit alanı olarak koruma altında. 14. yüzyılda Aydınoğlu Beyliği'nin başkenti konumunda olan Birgi, antik dönemde de türlü mitolojik öykülere karışmış, gizemli bir belde. Belde halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlıyor. Buranın aroma ve kalitesi bakımından oldukça iddialı inciri ve şekerleme yapımında kullanılan kestaneleri dillere destan. Birgi bahçelerinde yetişen taptaze sebze ve meyveleri  kurulan halk pazarında satışa sunuluyor. İpek dokumacılığı da beldede önemli bir gelir kaynağı. Yöre kadınlarının ürettiği oya ve dantel işleri ve geleneksel el sanatlarından örnekler oldukça ilgi çekici ve orijinal.

None Birgi'de şimdiye kadar pek çok belgesel çekilmiş. Bu belgesellerden sonuncusu, Birgi Beldesi ile Yunanistan'a bağlı Dimitsana Kasabası'nda çekilen ve Selanik Film Festivali'nde 'En İyi Yabancı Belgesel' seçilen 'Öteki Kasaba'. 16 Nisan 2011'de İstanbul Film Festivali'nde de gösterilen belgeselin her ikisi de öğretim görevlisi olan yapımcıları Herkül Millas ve Nefin Dinç. Bir yıl boyunca her iki kasabayı ziyaret ederek çocuk, yaşlı, kadın ve gençlerle sohbet edip onlaral irtibat halinde kalan ikili, genel anlamda insanların 'öteki' ile yani asılnda birbirleriyle ilgili duydukları korku ve ön yargıları işlemiş.

None Birgi'de şu sıralar devam eden İzmir Kalkınma Ajansı Birgi Kültür Yolu Projesi ile Birgi'nin tarihi dokusuna uygun çeşitli faaliyetlerde bulunuluyor. Projede kamera sistemi, gelen konuklar için gezi traktörü ve römorkörü, yürüyüş parkurları, 10 bin adetlik fotoğraf CD'si, tanıtım filmi, katalog, ulusal düzeyde yapılacak reklam giderleri, minyatür hediyeliklerin yapımı, ışıklı ve ışıksız levhaların dikilmesi gibi çalışmalar var.

Geleneksel Birgi Yemek Günleri de bu proje kapsamında 2010 Ağustos ayından beri düzenlenmekte ve büyük ilgi görmekte. Her ay farklı yemeklerin tanıtıldığı bu özel günler hem yöre halkı hem de ziyaretçiler açısından oldukça eğlenceli ve geleneksel yemeklerle ilgili bilgi edinebileceğiniz bir ortam.

Birgi'de Osmanlı dönemine ait en güzel sivil mimari örnekleri mevcut. Çakırağa Konağı, Birgivi Mehmet Efendi Medresesi ve Türbesi'ne ev sahipliği yapan Birgi, Dünya Kültür Mirasları listesinde. Mimarlık eğitimi veren üniversitelerin de bu yüzden oldukça ilgilendiği bir yer. Öyle ki, sadece son bir ay içerisinde Yaşar Üniversitesi ve Viyana Üniversitesi'nden akademisyen ve öğrencilerden oluşan ziyaretçiler teknik incelemeler ve bu eşsiz mimari örnekleri görmek için beldeyi ziyaret etmiş. Bu önemli mimari eserlere bir göz atmakta fayda var.

None Çakırağa Konağı
Fransa'da büyük devrime imza atılırken Ege Bölgesi'nde de daha sonra yıllar boyu konuşulacak olan bu konağın yapımına imza atılıyordu. 18. yüzyıl sonlarında Osmanlı İmparatorluğu döneminde Çakıroğlu Şerif Ali Ağa tarafından yaptırılan konak, üç katlı, dış sofalı ve çift köşk odalı. Taş örgü olan alt kat duvarlarının dışındaki duvarları ahşap çatı içine dolma teknikle inşa edilmiş. Köşkün en üst katındaki zengin süslemeler dikkat çekici. 14 odalı konağın İstanbul ve İzmir resimleriyle süslü odalarının hikayeleri de bir hayli ilginç. Söylentilere göre Çakıroğlu Mehmet Bey, biri İstanbul diğeri İzmir'li olan iki eşi memleket hasreti çekmesinler diye odalara bu resimleri yaptırmış. 1983 yılında çevresi kamulaştırılarak mimari dokusunun bozulmaması sağlanan konak, 1995 yılından beri Müze olarak ziyaret edilebiliyor.

None Birgivi Mehmet Efendi Medresesi
Sultan II. Selim'in hocası Ataullah Efendi tarafından 1554 yılında taş ve tuğla kullanılarak inşa edilmiş olan medrese çok kubbeli ve zemini taş. Medresenin kubbeli yedi odası var ve mermer revaka açılıyor. Her bir odada ocak, mermer pencere kirişleri, kitap ve kandiller için duvarlarda nişler var. Bir çok insan tarafından ziyaret edilen medresede tansiyon, kolestrol, felç ve basur gibi hastalıklara iyi geldiği söylenen kabataş otu suyu da satılıyor.

None Ulu Cami
Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından 1308 – 1312 yılları arasında inşaatı tamamlanan camide kesme taşlar kullanılarak önceki medeniyetlerin izinden de gidilmiş. Özellikle tuğladan zarif minaresi ilgi çeken Ulu Cami'nde mihrap çifte kıvrık dallı, barok tarzı süslemelerle çevrili, firuze ve mor renkli geometrik yıldız ve geçmelerle süslü çinilerle kaplı. Selçuklu süsleme sanatının en güzel örneklerinden biri olan ceviz ağacından kündekari tekniği ile yapılmış minberde tek bir çivi bile kullanılmamış olması da ilgi uyandırıyor.

None Sultan Şah Türbesi
Aydınoğlu Mehmet Bey'in kız kardeşine ait olan türbe 1310 yılında inşa edilmiş. Aydınoğulları'nın genelde kare ve sekizgen olarak planladıkları türbelerden farklı olarak Sultan Şah Türbesi altıgen olarak taş ve tuğladan inşa edilmiş. Üzerinde çiçek ve dairesel motifler bulunan kapı çerçevesi mermerden yapılmış. Doğu ve batı cephelerinde yer alan pencerelerinden ışık sağlanan türbenin kitabesinde 'Kadınların efendisi, Aydın Bey'in kızkardeşi Hanzade Hatun Muharrem ayının başında Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur' yazıyor.

None Aydınoğlu Mehmet Bey Türbesi
Çinko ile kaplanmış, kare planlı ve altıgen kubbeli türbe, 1334 yılında kesme taşlar kullanılarak Ulu Cami bahçesine inşa edilmiş. Ana kapısı mermer olan türbede Aydınoğlu Mehmet Bey, oğulları İsabey, Bahadır Bey ve Gazi Umurbey'e ait dört mezar bulunuyor.

None Derviş Ağa Cami
Sekiz kemer ile desteklenmiş tek bir kubbeye sahip Derviş Ağa Cami, 1663 yılında inşa edilmiş. İnce ve tek şerefeli bir minareye sahip olan camide iki sıra halinde bulunan pencerelerden ışık sağlanıyor ve son cemaat mahalinde yer alan, iç tonozu taşıyan dört kolon korint stilinde.

None Karaoğlu Cami ve Çeşmesi
1762 yılında inşa edilen cami ve çeşmesi Osmanlı mimarisine iyi bir örnek. Merkezi kubbe iki yarım kubbe ile destekleniyor. Son cemaat mahallinde üç sivri kemer bulunmakta. Mihrap, minber ve müezzinin bulunduğu yer mermerdir, kubbeler ise çinko kaplı. Çeşmenin altı kolonu yuvarlak kemerlerle birbirine bağlı ve çeşmenin 12 cephesinde musluklar bulunuyor.

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!