|
 |
|
Evlilikte farklılıklar ve sonuçları |
| Biraz da farklılıkar üzerine konuşalım. Taraflardan biri kendini diğerinden üstün görür, kendine yakıştıramaz. Kızgınlıkla söylenen sözlerde doğruluk payı var mıdır peki? |
Biraz da farklılıklar üzerine konuşalım. Herhalde pek çoğumuz etrafımızdaki bazı kadınların kocası için, 'Ben ona fazlayım', 'En az 2-3 gömlek üstünüm' dediğini duymuşsunuzdur. Yani, taraflardan biri kendini diğerinden üstün görür, kendine yakıştıramaz. Kızgınlıkla söylenen bu sözlerde doğruluk payı var mıdır? Varsa ne kadardır? Farklı olmak, bilhassa evliliklerde, ne dereceye kadar iyidir? Farklı kişiler mutlu mudurlar? Farklılıklar saadeti tamamlar mı? İsterseniz gelin, birlikte değerlendirelim.
Genelde görmüşsünüzdür, eşlerden biri sakin ve uyumlu, diğeri baskın karakterdedir. Yöneten ve yönetilen vardır. Yöneten ya evde terör estirir, ya dediğim eledik gezer, Her iki durumda da diğeri, hır gür çıkmasın diye ses çıkarmaz veya korkar, içinden isyan eder, uyar. Ya da yine taraflardan biri her şeyi düşünür, yapar, organize eder. Diğeri eşine, zevkine, düşüncesine güvenir ve sadece uyar. Genelde böyle eşlere herkes hayranlık duyar. Hele hele bu eş erkekse doğrusu, hanımların aklı bu evlilikte kalır. 'Ne şanslı kadın', 'Adam her şeyi hallediyor, pes doğrusu'... Tabii bu arada, 'Aman nazar değecek', 'Maşallah' iyi niyet sözleri. Eğer bu eş kadınsa bu sefer erkekler adamı şanslı bulur ve kendileri de 'Çekip çevirecek' kadın özlemi çekerler. Bazen de bu tip erkeklerden, 'Kılıbık', 'Beceriksiz' ve 'Karısının sözünden çıkmaz' diye bahsedip güya aşağılarlar. Ya da kadını, 'Cadaloz', 'Bilmiş', 'Erkek gibi' diye nitelendirip bu sefer şahsı aşağılarlar.
Farklılık mutluluk getirir mi?Genelde baskın karakterdeki kadın, acaba bilinçli olarak mı böyle davranır, yoksa mecburiyetten mi? Her şey başına kaldığı için mi böyledir? Yani, yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkmıştır? Esasında o kadınlara sorsanız, ne kadar yorulduğunu, nasıl oraya buraya koşuşturduğunu, her şeyin başına kaldığını, kimsenin yardım etmediğini savunacak. Bazı kişiler, 'Ben arabanın gazı, o frenidir' diye aralarındaki farklılıkların faydasını savunur veya 'Ben A isem o Z dir', 'Aramızda hiçbir birliktelik yoktur' gibi sözlerle farklılıkları vurgularlar. Acaba bu derece ayrı görüş, bu derece ayrı karakter mutluluk verir mi? Yani, siz sağa giderken o sola giderse ortada nasıl birleşeceksiniz? Hiç gezmeyi sevmeyenle çok seven nasıl anlaşacak? Ya da konuşkan, dışa dönük ile sessiz, içe dönük nasıl iletişim kuracak, nasıl evliliklerini devam ettirecek ve dolu dolu ilerleyecekler? Daha bir sürü örnek: Çocuk sevenle sevmeyen, eli sıkıyla eli açık, inatçıyla çabuk unutan, tutucuyla açık fikirli. Bu tip farklılıklarda ya biri diğerine uyacak veya en iyisi ortada buluşacaklardır. Her gün gezme isteyenle hiç istemeyen, (birbirinin hatırı için) biraz çıkacak biraz çıkmayacaklardır. Ya da caz sevenle nefret eden orta yerde her ikisinin de tolere edebileceği bir müzik dinleyeceklerdir.
Karakter farklılıkları daha zordur. Nedense iki kutup olarak başlangıçta birbirlerini çekerler. Dışa dönük, konuşkan, hareketli kişi tam tersi olan kişiye ilgi duyar. Bir yerde, diğerini onun dengesi diye görür. Ama uzun menzilde bu bir sorun olur ve bize, yani evlilik terapistlerine baş problem olarak getirilir. Hayatlarmdaki duygusal boşluklar, haksızlıklar, eksiklikler, anlayışsızlıklar, hepsi, hepsi bıı farklılıklara dayandırılır veya her taşın altından karakter farkları çıkar. Algılar, anlayış tarzları ve değerlendirmeler her insanın karakterine göredir. Farklı karakterler anlaşmakta zorlanır. Ancak herkes ya kendisini uyduracağını, ya da onu değiştireceğini sanır ve tabii hiç kimsenin değişmeyeceğini, yanlış beklentiye girmemeleri gerektiğini anlamayacak kadar gözleri karadır. Aşk, sevgi, bizi nereye kadar taşırsa, oraya kadar ağır aksak gideriz. Bir gün bir bakarız ki mutluluk oyununu oynamışız. 'Ha gayret biraz daha idare edelim' deriz, çoluk çocuk hatırına gideriz, ama bir gün, 'Müşterek hiçbir şeyimiz yok' der kalırız.
Evliliğin törpüleriBazen de köylü-şehirli, yabancı-Türk, farklılıklarını görürüz. Yörelere göre adetler, ananeler, anlayışlar, görüşler farklıdır. Bize normal gelen eşimize acayip gelebilir. Genellikle evlilikten önce tolere edilen hususlar (açık giyinmek, başörtüsü, şakalar) evlenince demirbaş olarak kalır. Diğer eş kızar istemez, ya zorlar ya da tatsızlık çıkarır. Diğer kişi alıştığı şeyleri yapamadıkça kızar, incinir, haksızlığa uğramış veya baskı altında kalmış hisseder. Netice yine duygusal boşluk, yine elektrikli, sancılı birliktelik... Pek çok evlilik probleminin kökü bu esaslara dayanır. İlişkileri zedeleyen, gevşeten, törpüleyen hep bu farklılıklardır. Din farklılığı, görgü farklılığı, karakter, görüş ve anlayış farklılıkları hepsi evliliği zora koşar. Ortada buluşabildiler, görmezden gelenler, alttan alan veya isteyerek uyum sağlayanlar, bu engelleri azaltabilirler. Yoksa terapi almayan, sevgileri azalmış olanlar veya bunları büyütüp çaresizlik içinde kıvranan, hasta olanlar ne yazık ki bir yere varamazlar. Bezgin, üzgün, hırçın insan veya depresyona, panik atağa, psiko-somatik rahatsızlıklara açık kişiler olurlar. Sağlıklı kişilerin, sağlıklı evlilikleri ve çocukları olur. Evlenmeden önce en az yüzde yetmiş uygunluk derecesi tutturanlar, üç aşağı beş yukarı evliliklerini devam ettirebiliyorlar. Sevgi ve aşkın kör ettiği gözlerimizle, karşımızdakinin boyunu poşunu, ailesini, görgüsünü, bilgisini, kültürünü, tahsilini, anlayışını ve genel hayat görüşünü, inanç, sosyal seviye ve mali durumunun uygun olup olmadığını ve aramızdaki farklılıkların çapını ölçebilirsek mutlu bir evlilik, birliktelik yaparız. Sonuç olarak, farklılık ne kadar azsa, o kadar mutlu bir evlilik var demektir. Selin Özkök Karacehennem |
|
Giriş Tarihi: 25 Nisan 2011, Pazartesi
Etiketler:
Evlilikte farklılıklar
sonuçlar
kızgınlık
farklılıklar
saadet
sakin karakter
baskın karakter
yöneten
yönetilen
kılıbık
beceriksiz
şanslı kadın
şanslı erkek
mutluluk
açık giyinmek
başörtüsü
şaka
duygusal boşluk
elektrikli ve sancılı birliktelik
bezgin
üzgün
hırçın insan
depresyon
panik atak
psiko-somatik rahatsızlıklar
|
|

|
Bu makale için henüz yorum yapılmamış |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Size evlenme teklifi edeceğini nasıl anlarsınız? |
| |
En sonunda evlenmek istediğiniz biriyle birliktesiniz. Ama onun sizinle aynı duygular içinde olup olmadığını merak ediyorsunuz. Size evlenme teklif edecek mi? Biz de Womenist.net olarak bu sorunun... |
| |
|
 |
Evlilikte mutluluğu yakalamak için… |
| |
Ev erkeklerin başını dinlediği, sıcak sevgi sunulan bir yer olmalı Eşler hayatı birbirleri için kolaylaştırırsa evlilikleri o denli dingin olur. Önemsiz konulara takılmamalı, birbirlerinin... |
| |
|
 |
Libidonuzu harekete geçirecek 7 şey! |
| |
Alışveriş torbanızda, şifalı bitkiler satan bir dükkânda, kadehinizin içinde, parmağınızın ucunda Libidonuz harekete geçmek istediğinde, ihtiyacı olan şeyi bulmalı |
| |
|
 |
Size gerçekten aşıksa… |
| |
Hayatınızdaki kişinin size gerçekten aşık olup olmadığını ya da ilk günkü heyecanını kaybedip kaybetmediğini nasıl anlayacaksınız? İşte size birkaç ufak ipucu! |
| |
|
 |
Başarılı bir kariyer aldatılma riskini artırıyor mu? |
| |
Kadınların iş hayatında çok daha fazla yer almaları, önemli başarılara imza atmaları ve ekonomik özgürlüğünü elinde tutmaları, kariyer basamaklarını tırmanırken aşk hayatlarıyla... |
| |
|
|
|
|
|
|