Ne olur kendimizi masala bıraksak? - womenist.net 

Ne olur kendimizi masala bıraksak?

Masaldan geriye aklınızda ne kaldı? Kraliyet düğünü nasıl oldu da hepimizi, dünya genelinde toplam 2 milyar insanı bu denli etkilemeyi başardı?

None Hepimiz düğünü canlı yayında izledik. Sessizce iç geçirenler, ağlayanlar oldu. Gazetelerin haber merkezlerinde özellikle kadınların işi gücü bırakıp televizyonlara kilitlendiklerini duydum. Kanallar arasında gezinip, düğünün tüm detaylarını titizlikle takip etmeye çalışırken, negatif enerji saçan bazı gazetecilerin orta sınıf İngiliz adetleri, şapka geleneği ve Büyük Britanya’nın genel rüküşlüğü ile ilgili sözlerini hayretle dinledim. Merakla beklenen gelinliği de çeşitli isimler ve konunun uzmanları tören süresince yorumladı durdu. Öte yandan E! Entertainment'ta canlı yayın yapan dört kişiden Giuliana Rancic'in düğün, gelinlik, balkondaki öpücük karşısında gizleme gereği duymadığı hayranlığı tüm samimiyetiyle ekrandan geçerek izleyiciye ulaşmayı başardı. Onun da her kadın gibi bu masaldan etkilendiğini düşündüm,  bu duyguyu onunla ve televizyonları karşısında oturmuş bir masala inanmayı seçen milyonlarla paylaşmak hoşuma gitti.

None Ben masala inanmayı seçtim
Diana'nın ömür boyu süren hüznüne ve ardından gelen trajik ölümüne tanıklık etmiş bir nesil olarak birlikte büyüdüğümüz William'ın hayatındaki bu büyük adıma da şahitlik ettik. William ve Harry için anneleri öldüğünde ne kadar üzülmüştük. Cenazeyi de tıpkı düğün gibi televizyondan izlemiştik. Bazı uzmanlar İngiliz Kraliyet Ailesi'nin ve Windsor Hanedanı'nın Kraliçe Victoria zamanından beri ellerindeki tüm imkanları sonunda kadar kullanarak çok başarılı PR kampanyaları yürüttüklerini, düğünlerin de cenazelerin de bunun bir parçası olduğunu söylüyordu, onlara kulak asmadım. Bir an için bu iki genç ve güzel insanın birbirini gerçekten sevdiğini, bundan sonraki hayatlarında ne yaşayacak olurlarsa olsunlar düğün günlerinin ve kutlamaların keyfini çıkardıklarını düşündüm.

None Masala inanmayı seçtim, kendimi 1902 yılı yapımı faytona, 1938 yılı yapımı Cartier taca, Kate Middleton'ın zarifçe üzerine giymekte hiç zorlanmadığı  bu yeni prenseslik-düşeslik haline bıraktım. Hiçbir şeyi olduğu ve kendiliğinden süregeldiği gibi kabul edemediğimiz, sorgulamadan, irdelemeden yapamadığımız hayatlarımızda bir kez olsun arka planda neler olduğunu düşünmeden bize sunulanla yetindim. Türk televizyonları Kate'ın ne kadar hesapçı bir kız olduğundan tutun da bundan 30 yıl sonra çiftin yönetecekleri bir monarşinin kalmayacağına, onların asla kral ve kraliçe olamayacağına kadar her detayı didiklemekle meşguldü.  Ben Kate ile William'ın günlerdir hazırlandıkları, sabah erken kalktıkları gecenin geç saatlerine kadar yüzlerce misafir ağırlayacakları için ne kadar yorgun düşeceklerini hayal ettim. Kate'ın ayakkabıları acıtacak, başındaki tokalar sıkacak, taç ağır gelmeye başlayacaktı, arada bir şeyler atıştırıp kutlamalar daha başlamadan fırsat buldukça şampanya yudumlamış olmalıydılar.

None Düğünlerde hep böyle olmaz mıydı? Gece yorgun düşüp hemen uykuya dalacaklarını sabah uyandıklarında bol bol öpüşeceklerini, Kate'in ertesi sabah saraydan ayrılırken basına görüntü verecekleri için duşun ardından o yorgunlukla saçlarını yeniden fönleteceğini düşündüm. Cambridge Düşesi'nin ertesi sabah için seçtiği L.K Bennett marka dolgu topuklu ayakkabılar tatlı yorgunluğun izlerini taşıyordu. William tüm hayatı kameralar tarafından görüntülendiği için bu yeni duruma adapte olmakta hiç zorluk çekmiyor gibiydi.  Masaldan geriye bu yılın düğün trendlerini belirleyecek detaylar, straplez gelinlikte ısrar edenlere zamansız bir gelinlik modeli alternatifi, saçta demi-chignon, makyajda doğallık, tırnakta uçuk pembe oje ve tabii bir de gelin adayları için olmazsa olmaz prenses zarafeti kaldı.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!