Vücut dilini kullanmayı ve okumayı biliyor musunuz? - womenist.net 

Vücut dilini kullanmayı ve okumayı biliyor musunuz?

İletişim kurarken ne kadar çok vücut dilinden faydalandığımızın farkında mısınız? Peki ya vücut dilini okumakta usta mıyız? İletişimin en güçlü temeli vücut dili ile atılıyor.

İster öğretmen olalım ister öğrenci. Hepimizin anlamaya ve anlatmaya ihityacı var. Doğru iletişim kurabiliyor olmak aslında sadece kullandığımız cümlelere bağlı değil. İletişimin etkinliğini, sözel iletişim %7, ses %38 ve vücut dili %55 oranında güçlendiriyor. O halde vücut dilini okuyabilmeye hepimizin ihtiyacı var. Günlük yaşantımızda fark etmeden vücut dilini kullanırız. Eğer iyi bir oyuncu değilsek vücut dilimizle yalan söyleyemeyiz. Vücut dilini doğru okuyabilmek bize kolaylık sağlayacaktır. Bu da aslında bir iki ufak şeye dikkat etmemiz ile başlar.

Mesafe faktörü
Nasıl ki çok sevdiğimiz birine yakın olmayı isteriz, sevmediğimiz birine de yaklaşmak istemeyiz. Vücut dili de bize, santim santim samimiyet mesafesini gösteriyor. Kendimize 45 cm yakın tuttuğumuz kişiler kendi kişisel alanımıza sokmak istediğimiz özel insanlardan oluşur. Sarıldığımız, yaklaştığımız kişiler en yakınlarımızdır. 30-75 cm arasında mesafeli davrandığımız kişiler parti ve ofis ortamlarında tanıştığımız samimiyet kurduğumuz insanlara ait. 120- 210 cm arasında mesafe koyduğumuz kişilerle yeni yeni sosyalleşiyoruzdur. Bu ölçü bir kol boyu kadar yani el sıkıştığımız, uzaktan selamlaştığımız kişiler bize bu mesafe kadar uzaklıkta yer alır.

El ve avuç hareketlerimiz
Güncel hayatta en çok ellerimizi kullanarak ifade özgürlüğümüzden yararlanırız. Avcumuzu açık ve yukarı bakıcak şekilde konumlarsak bu en samimi, içten ve teslimiyetçi halimizi yansıtır. Dilenciler bu şekilde yardım ister. Avcumuzu açıp dua ederiz. Tam tersi avcumuzu kapatıp, yumruk şeklinde sıkmak otoritenin bize geçtiğini gösterir. Tartışırken genelde yumruğumuzu sıkarak konuşuruz. Fark etmeden yaptığımız bu hamle konuya ne kadar hakim olmak isteğişimizin de bir göstergesidir. Elimizi nasıl konumladığımız bizi en çok ele veren unsur. Rahat ve kendine güvenen bir kişi ellerini nereye koyucağınız düşünmeden hareket eder. Tedirginsek elimizi saklamak isteriz. Yalan söylüyorsak elimizle yüzümüzü kapatmak isteriz. Bu yüzden ellerimizi, yalan söylerken yüz çevresine yakın tutrarız. Elimiz yüzümüz arasında gider gelir. Bu hareketleri düşünerek mi yaparız? Hayır. Tüm bu hareketler vücut dilimizin bizi ele verişidir.

Kendimizi kaşımak
Sırtımız kaşındı diye sırtımızı ovuşturmaktan bahsetmiyoruz tabii ki. Konuşma sırasında fark etmeden boynumuzu, dirseğimizle göğsümüzün altını, parmağımızla başımızı kaşıyorsak, vücut dilimiz burada bize içimizde emin olamadığımız bazı şüphelerin yatığını gösterir. Söylemekten çekindiğimiz ama ifade edemediğimiz düşünceleri bu şekilde açığa çıkartıyoruz. Anlamsızmış gibi görünen bu hareket o konuyu iki kere düşünmemiz gerektiği konusunda bizi uyarır. Karşımızdaki kişi bize bu hareket ile yaklaşıyorsa bizden şüpelendiğini gösterir.

Başın konumlanması
Başımızı nasıl konumlandırdığımız özellikle ikili ilişkilerde çok önemli. Baş aşağı doğru eğiliyorsa bu olumsuz bir düşünceyi temsil eder. Anlatılan konu ile ilgili değilsek başımızı sağa sola çeviririz. Dikkatimiz odağımızla bağlantılıdır. Odaklandığımız yere ve kişiye dikkatli bir şekilde bakarız. Kişiyi dinlemiyorsak başımızı ona doğru yöneltmeye de ihtiyaç duymayız. Genelde konuşmacılar söze başlamak için dinleyicilerin başlarını kaldırıp kendilerine bakmasını bekler. Bir kişinin odağını anlamamızın en kolay yolu başını nasıl konumlandırdığına bakmamızdan geçer. Hatta biz kadınlar hoşlandığımız kişiye doğru başımızı yana hafifçe eğerek bakarız. Bu vücut dilinde kendimize çekicilik kazandırmak için yaptığımız bir harekettir.

Göz bebekleri ve bakışlar
Ne demiş atalarımız; 'Gözler yalan söylemez!' Göz bebeklerimiz, olumlu ve olumsuz durumlar kaşısında büyür ve küçülür. Bunu biz kontrol edemeyiz. Heyecanlandığımızda, sevindiğimizde ve hoşlandığımız biri ile karşılaştığımızda göz bebeklerimiz büyür. Kumarbazlar genelde koyu renk gözlük takarlar çünkü 'as' gibi önemli kağıt çektiklerinde göz bebekleri büyüyecektir. Göz bebeklerimiz ayrıca loş ışıklı ortamlarda da büyür. Yalan söyleyen biri göz odağını karşısındaki kişiden kaçırır. Birinin yalan söyleyip söylemediğini gözlerinin içine bakarak anlayabiliriz. Etkin bir konuşmada bakışlar karşımızdaki kişinin göz seviyesinin altına düşmemelidir. Eğer konuşma sırasında bakışlarımızı karşımızdaki kişinin göz seviyesinin altına düşürürsek, konuşma sıramızı karşımızdaki kişiye devretmiş sayılırız. Genelde suçluluk duygusu hissedenler bakışlarını aşağı doğru eğer, bu durumda otorite kurabilmek mümkün olmaz.

Duruş ve ifadeler
Kollarımıza kapatarak iletişim kurmaya çalışmak söylenenlere kapalı olduğumuzu ifade eder. Bunu hemen hemen hepimiz biliyoruz. İlk buluşma anında, kollarımız kapalı sevdiğimizi bekliyorsak karşımızdaki kişi bize daha seviyeli bir şekilde yaklaşacaktır. Bu gibi anlarda beklediğimiz kişiyi karşımızda gördüğümüzde kollarımızı açarız. Farketmeden kendimizi iletişime açmış oluruz. İş yaşamımızın içinde pek çok kez tokalaşırız. Tokalaşma sırasında karşımızdaki kişinin elini daha sıkı tutmak güven duygusu yaratır. Tokalaşarak yapılan sıkı bir pazarlıktan elleriniz kızarmış bir durumda ayrılabilirsiniz.

Konuşurken, özellikle de bir anne çocuğu ile iletişim kurarken, evladına doğru eğilerek konuşuyorsa çocuk annesi ile daha uyumlu bir iletişim kuracaktır. Özellikle masa başında kurulan iletişimlerde konuştuğumuz kişiye doğru omzumuzu eğip ona doğru yöneltmemiz iletişimimizi güçlendirir. Karşı tarafa önem verdiğimizi gösterir. Konuşan değil sadece dinleyen taraf bile olsak bu hareketimizle karşımızdaki kişinin bize olan saygısı artar ve daha samimi bir sonuç doğurur. Daha resmi konuşmalarda kişi dik duruyor ve göz odağını karşısındaki kişiye yöneltiyorsa, bu hareket o kişiyi dikkatli ve öz güveni yüksek biri yapar. Çizdiği imaj 'Ben ne istediğimi biliyorum.' olur. Dik duran omuzlar öz güvenin yüksek olduğunu gösterir.

Bacak bacak üstüne atmak kadınların sık sık yaptığı ifadeler arasında yer alır. Bacak bacak üstüne atmak ortamda rekabet olduğunu gösterir. Bacakları karın bölgesine çekerek kolların arasına alarak oturmak ise bir tür savunma mekanizmasıdır. Utangaç ve kendini o an iletişime kapayan kişiler bu şekilde oturur. Omuz okşamak, dokunarak, temas kurarak konuşmak samimiyeti artıran bir içtenlik ifadesidir.

Fakat kızgın bir kişiye dokunarak yaklaşmak ortamı daha çok alevlendirebilir. Kişi bu hareketinizi güç kurma üstünlüğü olarak algılayabilir. Bu gibi durumlarda bir adım geriden dinlemek ortamı yumuşatacaktır. Karşı tarafa saygı ile yaklaştığımızı, kişinin özel alanına yani 45 cm’lik mesafesine girmeyerek belli ederiz.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!