Paris'in en sıra dışı konseptli mağazaları - womenist.net 

Paris'in en sıra dışı konseptli mağazaları

Seyahat rotanızda Paris varsa ve Galeries Lafayette, Printemps gibi klasik mağazalar yerine alışılmışın dışına çıkıp yeni butikler keşfetmek istiyorsanız size önerebileceğimiz 3 butik var.

L'Eclaireur’ün yeni açılan 420 metrekarelik butiği alışveriş yaparken keşfedebileceğiniz en güzel ve sıradışı yerlerden bir tanesi. 1997 senesinde açılan Colette'in 700 metrekarelik butiğinde neler neler var... Fransa'nın ilk charity-shop konseptindeki Merci, satışlarından elde ettiği kazancının %100'ünü kimsesiz çocuklara bağışlıyor. İşte Paris'in sıra dışı konseptli mağazaları...

None L'Eclaireur
L'Eclaireur 30 metrekarelik ilk butiğini 1980 senesinde Paris'in ünlü caddesi Champs-Elysées'de açtı. L'Eclaireur'ün kurucuları Martine Hadida ile kocası Armand Hadida, dekorasyona olan meraklarını kullanarak genç tasarımcıların çalışmalarını adeta sahneliyor, müşterilerine de özellikle Marithé ile François Girbaud'yu tanıtıyorlar. Hatta Timberland ile Tod's marka ayakkabıları ilk defa L'Eclaireur sunuyor müşterilerine.

1990 senesi ise Hadida çifti için önemli bir dönüm noktası. Paris'in Marais semtinde çok daha büyük, 300 metrekarelik bir butik açıyorlar. İlk defa bir butikte aynı anda moda, dekorasyon, döşeme ve tasarım başarılı bir şekilde buluşturulmuş oluyor. L'Eclaireur böylece uluslararası bir şöhret yakalayıp, stilistler ve tasarımcılar için bir buluşma noktası haline dönüşüyor. 2000 senesine gelindiğinde, Hadida çifti butiğin hemen iki adım ötesine üçüncü bir butik açıyor. Bu butikte sadece erkeklere yönelik tasarımlar bulunurken, 2001 ile 2006 senelerinde yine Paris’te L'Eclaireur'ün dördüncü ve beşinci butiği açılıyor. Bu butiklerde kadın tasarımlarının yanı sıra, dekorasyona yönelik de tasarımlar sunulmaya başlanıyor. Ama asıl yenilik, L'Eclaireur'un bar restoranının hizmete girmesiyle geliyor.

Marais semtinin göbeğindeki mağaza 2009 senesinde büyütüldükten sonra, 450 metrekarelik L'Eclaireur'ün sıra dışı yeni butiği açılıyor. Butiğin oldukça yaratıcı bir iç dekorasyonu var. Her köşeye sıkıştırılmış toplamda 147 dijital ekran ve ışık oyunları arasında kayboluyorsunuz adeta. Orta yerindeki tahtadan yapılmış ve altından geçilebilen heykel oldukça yaratıcı. Sırf bu heykel için 2 ton tahta kullanılmış. Aslında L'Eclaireur basit bir butik olmanın çok ötesinde, size adeta bir deneyim, hatta geleceğe bir yolculuk sunduğunu söyleyebiliriz. Butiğin büyüleyici atmosferi, dikkatinizi kıyafetlerden çok iç dekorasyonuna vermenize de neden oluyor tabii. İç dekorasyonu ise Arne Quinze üstlenmiş.

L'Eclaireur'un kurucuları Hadida çifti, modacıların koleksiyonlarını basit bir şekilde sergilemektense, sanatçıların ifade etmek istedikleri duygular üstünde durmayı tercih etmiş.  L'Eclaireur bu açıdan modaya yön veren sanatçıların yeteneklerini sanatsal bir konseptte sunan nadir mağazalardan bir tanesi, bu yüzden de mutlaka gidip görülmesi gereken bir butik. Hazır uğramışken de, Ann Demeulemeester, Giorgio Brato, Martin Margiela, Comme des Garçons gibi modacıların özel tasarımlarına, ayrıca Laura B.'nin gümüşten yapılmış muhteşem kemerlerine de göz atmanızı tavsiye ederiz!

Colette
Anne-kız Colette ve Sarah Lerfel tarafından kurulan butiğin çıkış noktası moda, tasarım, güzellik, müzik, kitap ve teknoloji. Kitaplardan dergilere, müzik CD’lerinden kıyafetlere, mumlardan teknolojik aletlere kadar ne ararsanız var. Fakat saydığımız tüm bu ürünler tek bir konsept etrafında toplanmış, o da geleceğin yeteneklerini keşfetmek ve müşterilerine sınırlı sayıda lüks ve orijinal ürünler sunmak. Başka bir yerde bulamayacağınız ve sadece Colette için üretilen ürünler arasında Swatch ve Adidas gibi markalar da var.

None 700 metrekarelik ve üç katlı mağazanın giriş ve bir üst katında kozmetikler, Alexander McQueen, Chloé, Raf Simons, Jil Sander, Marni gibi modacıların en yeni  tasarımlarını, aynı zamanda tasarım ve moda ile ilgili kitaplar, son teknoloji Kodak fotoğraf makineleri, hatta şekerlemeler bile bulabilirsiniz. Bir alt katta ise Colette butiğinin en önemli özelliklerinden bir tanesi olan water-bar'ı bulunuyor. Su içmenin bir gün 'lüks anlayışı' olacağına kim inanırdı ki? Müşterilerinin soluklanabilmesi için dünyanın her bir köşesinden gelen 90 değişik çeşit su sunan bu barda, aynı zamanda Ladurée ve Toraya'nın dondurmalarını da tatma fırsatını yakalayabilirsiniz.

Ağustos 2010'da mağazanın iç dekorasyonunu tamamiyle baştan yenileyen Japon mimar Masamichi Katayama, önceden birbirinden kopuk olan 3 kat arasında bir diyalog kurarak, süreklilik sağlamış. Paris'in ünlü Rue Saint Honoré caddesinde bulunan Colette aynı zamanda internet üzerinden de satış yapıyor. Siteye www.colette.fr adresinden ulaşabilirsiniz.

Merci
Merci´nin kurucuları Marie France ile Bernard Cohen müşterilerine ürünün kendisinden çok, adeta bir felsefe sunuyor. Birçok lüks marka sunmak ve şehrin en trend butiği olmak yerine, Merci karşımıza daha farklı bir konseptle çıkıyor. Yapılan tüm alışverişler Madagaskar adasında yaşayan kimsesiz çocuklara bağış olarak geri dönüyor.

None Ali Baba'nın mağarasını andıran bu butikte dilediğiniz herşeyi bulmanız mümkün. Kıyafetlerden çiçeklere, mobilyalardan ev eşyalarına kadar kendinizi kaybetmenize neden olacak her şey var. Hem vintage hem de fütürist objeler barındıran Merci, aynı zamanda bir yaşam alanı olarak da çıkıyor karşımıza. Her bir odası ışık içinde yüzen ve tavan yüksekliği 10 metre olan Merci'nin butiği, 1.500 metre karelik alanıyla büyük bir villayı andırıyor adeta. 150.000 kitaplı edebi kafesi, çiçekçisi, şık ve bir o kadar da muhteşem yemekler sunan kantiniyle samimi bir imaj veren Merci´nin müşterileri de aynı şekilde içten ve samimi. Bu butikte sınırlı sayıda üretilmiş trend ürünler değil, fonksiyonelliğinin ötesinde, ürünün kendi değeri ön planda. Tıpkı 19. yüzyıldan kalma Çin işi bir tabure gibi...

Bu arada Azzaro, Stella McCartney, Paul Smith gibi tasarımcıların Merci için özel olarak tasarladıkları ürünler sadece Merci'ye özel %40'a kadar varan indirimlerle satışa sunuluyor, sakın kaçırmayın!

Yeliz Çayan

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!