Evlenilecek erkekte aranan özellikler - womenist.net 

Evlenilecek erkekte aranan özellikler

Evlenmeyi istediğiniz erkek, bazen senelerce çıktığı kız arkadaşlarına karşı, kendisini mecbur gibi görür ve baskılarınız karşısında evlenmeye razı olur. Ama acaba duygusal ve psikolojik açıdan hazır mı?

None Askerliğini yapmış mı? Okulu bitmiş mi? Bir işi var mı? Eğer evlenmek istiyorsak mutlaka düşündüğünüz, erkeğin askerlik ve okul gibi mecburiyetlerinin olup olmadığıdır. Zira evlilikte bunlar ekstra yük, sıkıntı aileye muhtaç olmak anlamına gelir. İstediğimiz gibi evlilik temeli atmaya engel olur. Hele işimiz yoksa bu tam anlamıyla bir kaostur. İş yok, evde oturan bir erkek; para yok! Birilerinin eline bakmak, çok yıkıcıdır. Erkeğe duyulan saygı azalır. Diyaloglar kavgaya döner. Kayınvalide sorunu, misafir gibi kalınan eve uymaya çalışmak; eşlerin istedikleri gibi hareket edemeyişleri; hele hele kavga dövüşler, hep evi, parası, işi olmamaktan doğar. En iyisi baştan bunları görelim. Duygusal ve psikolojik açıdan evliliğe hazır mı? Evlenmeyi istediğiniz erkek, bazen senelerce çıktığı kız arkadaşlarına karşı, kendisini mecbur gibi görür ve baskılarınız karşısında evlenmeye razı olur. Ama acaba duygusal ve psikolojik açıdan hazır mı? Zaten en fazla 2-3 sene içinde evlenmeyi düşünmemişse reddetmişse, bir sürü mantıklı sebepler bulup evlilikten kaçmışsa bilin ki sevdiğiniz erkek evlenilecek kişi değildir. Şayet zorla evlenirse bilin ki ilk fırsatta ya ihanet edecek yahut da kötü bir koca olacaktır. Mecburiyet sebebi ile veya aile baskısı, sizinle sırf daha rahat görüşme ortamı yaratmak için, yatıp kalkmak için evlenmişse, kokusu çabuk çıkar.

None Kişiliği oturmuş mu? Ruhen olgunlaşmış mı? Evlenecek erkekte aranan, artık bir aileyi kurabilmesi, çocuk ve hayatın zorlukları gibi konuları sırtlayabilmesidir. Bunların sorumluluğunu ailesinden yardım almadan taşıyabilir mi? Bir evi geçindirebilecek para kazanabilir mi? Olgun insan sorumluluk alabilen kişidir. Evlilik ise tam anlamıyla olgunluk ister. Kendisi ile barışık mı? Sinirini kontrol edebiliyor mu? 'Ben' yerine 'biz' diyebiliyor mu? Aile reisliği yapabilir mi? İlerde evlenince sizi koruyan, gözeten, sakınan, sırtınızı dayayabileceğiniz, kapı gibi kişilik sergileyebiliyor mu? En ufak problemde sizden veya ailesinden yardım istiyor mu? Çocuk gibi davranıp arkanıza saklanıyor mu? En ufak bir konuda kendini kapatıp problemleri sizin çözmenizi mi istiyor? Ne aradığını ondan ne beklediğinin bilincinde mi? Kendisini tanıyan erkek, evleneceği kadında ne aradığını çok iyi bilir. Ama sizi ikinci annesi gibi gören, bekleyen bir kişilik size mutluluk veremez. Eşini mi, işini mi ön planda tutuyor? İşi olmayan erkek de işkolik erkek de problem yaratır. Her şeyde ön planda işin gelmesi rahatsız edicidir. İş yemekleri, iş seyahatleri, gece geç gelmeler, iş uğruna bir sürü eziyetlere katlanmanızı beklemek... Bütün bunlar evlenmeden evvel dikkatle izlemenizi gerektiren hususlardır. Bir şey söylendiği anda işi ön plana alarak üste çıkmalar ileride başınıza geleceklerin işaretleridir. Geleceği ait hedefleri nelerdir? Sizi bunun içine katıyor mu? Fikrinizi soruyor mu? Hayattan beklediği nedir? Sizinle uyuşuyor mu? Çekingen, atak olmayan erkek olursa bir süre sonra aynı evde iki erkek olursunuz!

None Karakteri nasıl? Aşırı kıskançlık, şüphe, rekabet, huysuzluk, aksilik durumları nasıl? Nelerden hoşlanır? Neleri sevmez, hobileri var mı, neler? Kötü alışkanlıkları (sigara, içki, kumar) var mı? Evlilikte bütün bu alışkanlıklar her biri başlı başına problem demektir. 'Geçer, değişir ben mani olurum' gibi rüyalara kendinizi inandırmayın. Aşırı kıskançlık asla sevgi göstergesi değildir hastalıktır. Şüphe en basiti ile obsesyondur. İlerde çok daha kırıcı, incitici, kısıtlayıcı durumlara sebep olacaktır. Rekabet derken iş arkadaşları ve hatta karısı ile her konuda öne geçme üste çıkma yarışından bahsediyorum. İş konusunda ya ilerlemenize mani olacak ya da tavır alacak, sizi aşağılayacak, belki de çalışmanıza mani olacaktır. Huysuz bir insanla yaşamak çok can sıkıcıdır. Aksi, huysuz, her şeye burnunu sokan, tenkit eden bir kişilik arkadaşlıkta bile çekilmez. Hele aynı evde!.. Çok düşünün, onu mazur görmeyin. Huylu huyundan vazgeçmez! İnsanlar yedisinde neyse yetmişinde de odur. Akrabalar, arkadaşlar, komşularla uyum içinde mi yoksa yalnız size mi kök söktürüyor? Her söylenene inanıyor mu? Tesir altında kalıyor mu? İradesi kuvvetli mi? Karakteri sağlam mı? Bunlar da ileride önünüze gelecektir. Annesinin tesiri ile size laf edince veya söylentilere inanınca ne demek istediğimi anlarsınız. İradesi kuvvetli, mantıklı, iyiyi doğruyu ayırt eden adil ve etkilenen değil bilakis başkalarını etkileyen bir kişilik daima tercih edilmelidir. Kadın hakları, din ve inançlara karşı tutumu nasıl? Davranışları sözleri ölçülü mü? Eşine saygı, sevgi ve sadakati cömertçe verebilecek mi? İyimser, hoşgörülü moral verici, nazik mi? Namus ve iffet anlayışınız uyumlu mu? Evine ve ailesine bağlı olabilecek mi? İtaat, saygı, sevgi ve hürmetten ne anlıyor? Paylaşım, fedakârlık, evde demokrasi gibi bir fikri var mı? İşte size bir sürü soru…

None Saygı, sevgi, nezaketten ne anlıyoruz? Eğer karşısındaki insanı düşünerek sarımsak, soğan yemiyorsa, siz konuşurken lafınızı kesip mevzua girmiyorsa, yanınızda dikkatli, bakımlı, iyi giyimli ise, size değer verip bunu her vesileyle gösteriyorsa saygı vardır. Sevgi deseniz gözleri, bakışları vücut diliyle, dokunarak gösterilir. Sadece konuşarak değil, her yerde her şekilde anlayışta, toleransta, tahammülde velhasıl her vesileyle gösterilir. Daha doğrusu görülür, hissedilir. İtaat demekle, zorla karşındaki kişiye, sözünü geçirtmekten bahsetmiyorum. Birliktelikten, beraber hareket etmekten bahsediyorum. Kadın hakları demek insan hakları gibi bir mefhum. Kadını aşağılamak onun davranışlarında giyiminde kısıtlamak, hür iradesi ile yapabileceği her konuya mani olmak gibi pek çok hususu kapsar. Daha evlenmeden bunları seziyor ve biliyorsanız vakit geç olmadan yolları ayırın! Her kadının, dünyanın her yerinde yapacağı şeyler fizyolojik açıdan, örf ve adetlerden dolayı zaten sınırlıdır. Ama bunu özellikle zorlayan, kullanan, kısıtlayan bir erkek, kadına bir kambur daha ekler. Din ve inançlar şahsa ait konulardır. Bazı şeylere zorlamak, değiştirmeye çalışmak bir baskıdır. Bu ise evlilikte ters tepki yaratır. Zorla yaptırılan her şey nefret, kızgınlık, kin olarak tepki verir. Namus ve iffet anlayışınız uyuşuyor mu? Evlenmeyi düşündüğünüz erkek aşırı tutucu mu? Modern hayat icabı veya ithal anlayışlar dolayısıyla demiyorum ama lüzumlu lüzumsuz her konuyu namus, iffet diye ele alarak size çektiriyor mu? Ne geniş mezhepli, ne de aşırı tutucu olmak doğru değildir. Her şeyi ön yargılı olarak, ahlaklı-ahlaksız diye damgalamak anlamsızdır. En azından ortada bir yerde anlaşmalısınız. Karşınızdakine itimat etmek evliliğe giden yolda mutlaktır. İtimada layık bir kişilik, hele bir koca için ne kadar şart!.. Efendilik, güler yüzlülük, anlayışlı, hoşgörülü olmak ne kadar güzel vasıflar... Evleneceğiniz erkek bunlardan nasibini almış mı? Hele moral veren, kavgalarda affeden, uzatmayan, kin tutmayan bir kişilik mi?

None Cinsel bakımdan normal mi? Bu başlı başına bir konu! Aseksüel, biseksüel veya gay olmak erkekler arasında adamakıllı geniş bir yer tutuyor. Ne yazık ki çoğu gizli olduğu için belki ancak evlenince anlaşılabiliyor. Fakat bazı ufak hususlar böyle kişileri ele verebiliyor. Sizinle öpüşmekten kaçınması pek çok erkeğin yaptığı davranışları yapamayan, mümkünse tensel temastan kaçınan aseksüel erkekleri anlamak, biraz gayretle nispeten kolaydır. Kadınsı davranışlar, fazla nahif oluş gibi ipuçlarıyla kesin olmasa da “gay kişilik” daha çabuk anlaşılabilir. Çoğu çevre baskısından kurtulmak, afişe olmamak için sizi kurban seçebilir, çocuğu da olabilir. Ama karısı için çok müthiş bir dram olur. Bir erkeğin cinselliği varsa erken boşalması, sertleşmesi genelde evlenene kadar anlaşılmıyor. O vakit, evlenince ortaya çıkan problemler, ne çıkarsa bahtıma misali oluyor. Sekste anlaşmak karşılıklı tatmin olmak, bununla ilgili bilgi sahibi olmak, evlilikte olmazsa olmazlardandır. Ama birlikte yaşamak bile bazen yeterli olmuyor. Mümkünse bir ürologa görünmek bile bile lades olmaktan sizi alıkoyabilir. Karşılıklı istek, arzu ve seks seviyesi uygunsa ne mutlu size! Değilse, hele hele isteksiz olan erkek ise düşünün derim.

None Bunun tam tersi de olabilir. Sizi sırf cinsel obje olarak da görebilir. Evlilik için sadece seks yetmez. Diğer bütün konuştuklarımız varsa ve de sizi müthiş arzuluyorsa eh o zaman anlarım. Her halükarda hepsinin karışımı en iyisidir derim. İletişim, empati yapabilme, sohbet, eğlence, birlik beraberlik?.. İletişim evlilikte yine önemli konulardan biridir. Birbirinize her konuda izahat veren arayan soran iki kişinin arasında iletişim var demektir. Sadece merhaba demek için bile aramak kısa ama muhabbetli bir konuşma; aranılmaktan çok mutlu olmak, iki kişinin birlikteliğine çok şey katar. Birlikte olunduğunda güzel sohbetler yapmak, aynı konulardan zevk almak, anlatacak, konuşacak çok mevzuların olması sağlam bir birliktelik gösterir. Ne çok ve boş konuşmak ne de hiç konuşmayıp hep dinlemek, iyi değildir. İlerde evlenecek olursanız birbirinizle iletişiminiz nasıl olacak, bunu baştan anlayabilirsiniz. Sözleri yanlış anlamamak, alınganlık veya fazla hassasiyet göstermemek, her şeyi abartıp terslememek, karşısındaki insanın ne söylediğini dikkatle dinlemek, lafını kesmemek, tepki vermemek yahut da tenkit etmemek gerektir. Küçültmek, azarlamak antipatik kişilere benzetmek iletişimi derhal keser. Bir daha anlatmaz ya başkalarına gider ya da içine kapanır. Empati yapmak yani karşındakinin yerine kendini koyup ne hissettiğini anlamak, evlilikte, arkadaşlıkta her zaman ilişkiyi değerli kılar. Karşınızdakini anlamak aranızdaki sorunlara ışık tutmaktır. O vakit erkek-kadın arasında anlaşılamamak, yanlış anlamak başka şekilde değerlendirmek diye bir dert kalmaz, kavga da olmaz. Zaten kavga etmek her seferinde birlikteliği çizmektir. Çizilen kişiler derinden yaralanırlar. Kavganın neden çıktığı unutulur ama kavga unutulmaz! Söylenenler akılda kalır.

None Hiç bir şeyi paylaşmamak beraberlikteki arızayı gösterir. Birbirlerine söylemeye, anlatmaya haberdar etmeye, fikir sormaya, görüş almaya üşenmek veya 'aman sen de!' demek kopukluk gösterir. O vakit ileride aynı evde yaşayan iki yabancı olursunuz. Zevkler de keyifler de birlik muhakkak ki zamanı iyi geçirmek bakımından gereklidir. Birbirinizin hatırı için, hoşlanılmasa da, bazı şeylere arada sırada katlanılabilir. Ancak en basitinden aynı arabada dinlenilen müzik bile şahısları delirtebilir. Zevkler, renkler, eğlence anlayışları benzer olan çiftler daha iyi anlaşırlar. Çok farklı oluş zaten birliktelik için tehlike çanları çaldırır. Pek çok şeyi paylaşanlar daha ileri giderler. Birlik beraberlikleri daha sıkı olur. Buda evlenme yolunda çabuk ilerleme getirir. Zevk alınmasa bile 'mış' gibi yapmak hatalıdır ama ortası bulunabilir. Hep bir taraf uymaya çalışırsa haksızlık olur. Şahıs buna diş biler acısını; somurtarak, söylenerek, karşı tarafı çökerterek çıkarır.
Selin Özkök Karacehennem

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Kendinizle meşgul olduğunuz zamanlarla ilgili bilmek istediğiniz her şey!

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Her kadın mastürbasyon yapar!
Bu maddeyle, yaşadığınız suçluluk duygusunu bastırabilirsiniz. Araştırmalara göre kadınların sadece %20'si en az bir kere mastürbasyon ...

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!