Geçmiş çağlardan bugüne “Piercing” çok farklı amaçlar için kullanılmıştır. Şimdilerde sadece bir takı olarak baktığımız piercing’in doğuşu ve günümüze nasıl yansıdığı çok enteresandır. Eski insanlar için derin bir spirituelliği temsil etmiş olan piercing, yıllar boyunca değişime uğrayarak farklı amaçlara hizmet etmiştir. Seksapelden, güzelliğe tutun da, statüden sağlığa kadar geniş bir yelpazede kullanılmıştır. Dünyanın bir çok yerinde ve zamanında kullanılmış piercing’in başlangıç tarihi ilk kabilelere kadar dayanmaktadır. Zamanımızın gençlerinin “asi takısı” eski kabilelerin güzellik abides, spirituel kaynağı ve ilacı olmuştur. Eski Mısır’la başlayan statü ve dikkat çekmek için kullanılan piercing, günümüzde bizler için anlamını yitirmiştir. Geçmişe doğru bir göz atacak olursak, şimdilerde herkesin göbeğinde görebileceğimiz piercing, eski çağlarda sadece Pharaoh (eski Mısır hükümdarı) tarafından takılabilecek kadar önemli bir aksesuardı. Göbek piercingi diğer piercingler gibi ilkel çağlara ait olmamakla birlikte, Pharaoh’tan sonra günümüze kadar başka dönemlerde kullanılmamıştır. Neden yokolup tekrardan günümüzde karşımıza çıktığı henüz açıklanamamış bir olaydır. Makalolol Kabilesi’nde ise dudaklarını genişletmeleri kendilerini erkeklerle bir tutmak için kullanılıyordu. Erkeklerin sakalları, kadınların dudak piercingleriyle bir tutuluyor, bir erkek bu tür piercingleri takmayan bir kadını asla çekici bulmuyordu.
Onların inanışlarına göre sakalsız bir erkek olamayacağı gibi, piercingsiz bir kadın da olamazdı. Bunun tam tersine günümüzde piercing takan insanlar tuhaf ya da yabani görüntüsü verseler de, eski zamanlarda bir kadının piercingi olmaması düşünülemezdi. Sadece bir kadının çekiciliği ile de ilgili değildi piercing, cinsel ilişkide de büyük bir yeri vardı. Erkeklerin penisine takılan piercing onlar için son derece normaldi. Hatta Dayak Kabilesi’ndeki kadınlar hala günümüzde piercingsiz bir penisi “işe yaramaz” olarak nitelendiriyorlar. Bir de kendinizi onların yerine koyun. Karşınıza çıksa ne düşünürdünüz? Dayak Kabilesi’nde ayrıca meme ucuna takılan piercingler de erkekleri uyarmak için hala kullanılmakta. Piercing sadece seks için değil, sağlık için de bir çok sebepten kullanılmıştır. Meme ucuna takılan piercing, memeyi büyük ve dolgun gösterip daha çekici kıldığı gibi aynı zamanda emzirme zamanında büyük fayda sağladığı keşfedilmiştir.
Cezayir’in dağlarındaki Kabyle Kabilesi hala günümüzde meme piercingini bir gelenek olarak uygulamaktadır. Sağlık için tek fayda sağlayan meme piercing de değildir. Hintli’lerin burunlarının sol tarafını deldirmesi, kadınların doğum yaparken daha sancısız ve acısız olabilmeleri içindir. Karşımıza çıkmış ve çıkan bütün piercingler bugüne kadar bir amaç içinde yapılmıştır. Her ne kadar bizlerin çoğuna ürkütücü görünse de, bugün yapılan piercingler sadece görsel bir zevk ürünü olarak kalmıştır. Günümüzde nedenini düşünmeden veya bilmeden yapılan dil piercingi bile Aztek’ler, Maya’lar ve Şaman’lar tarafından tanrısal varlıklarla konuşabilmek ve daha yüksek bilinçlere yükselmek amacıyla kullanılıyordu. Şimdilerde daha cok oral sex amaçlı kullanılan dil piercingi eskiden birçok spirituel amaca hizmet ediyordu. İlk denenmiş piercing ise kolay delinebilirliğinden kulak memesi olmuştur, hatta 5000 sene eskidir. Dünyanın bulunmuş en eski mumyasında bile 7-11mm genişliğinde piercing bulunmuştur. İlkel kabileler kulak piercinglerini kötü ruhlardan korunmak amaçlı takıyorlardı çünkü kötü ruhların kulaktan bedene girdiğine inanıyorlardı. Biz kadınların da kulak memelerimizi delmemizin tarihi de ilk kabilelere kadar dayanıyor. Çağlar değiştikçe piercingin yeri ve konumu da değişti. Kötü ruhlardan korunma amaçlı kullanılan kulak piercingi daha sonraları eski denizciler tarafından kullanılmaya başlandı. Denizde kaybolup ölürlerse en azından kulaklarındaki piercing sayesinde bulunduklarında düzgün bir cenazeleri olabilirdi. Günümüzde kulak piercingi herkes tarafından süs amaçlı kullanılan bir hal almıştır fakat nerelerden günümüze taşındığı çok etkileyicidir. Günümüzde piercing, toplumun çok sıcak bakmadığı bir vücut takısı olarak yerini almıştır. Kulağınıza küpe takarken bir de bunları düşünün… Zeynep Çavuşoğluzeynep@womenist.net |