Aşk Ne Menem Şeysin! - womenist.net 

Aşk Ne Menem Şeysin!

Herkes aşkı biliyor..

None Yaşama şansını yakalayamamış olanlar da biliyor, ufak çocuklar da…
Herkesin aşkla ilgili söyleyecek üç beş cümlesi var…
Kimi filmlerden gördüğünce, kimi deneylediğince tutuyor bir ucundan…
Ortak oldukları tek bir nokta var: yakıcı, sarsıcı ve arzulanır olması…
Ben ilk bakışta aşka inanırdım önceleri…
Bir bakışıyla aşık olduğum adamlar oldu…
O bakış uğruna, sadece birkaç saniyelik bir bakış uğruna, yıllarca süren bağlılıklar yaşadım. Gözyaşları döktüm…
Bir dokunuşuyla aşık olduğum adamlar da oldu…
O dokunuş ki tenimi yakan kavuran, düşündüğümde bile beni titreten alevlere dönüştü…
O dokunuş uğruna, kendim olmaktan vazgeçtim. Çağırdığında kendimi hizmetine sunmaktan başka seçenek bilmedim…
Bir sözcüğüyle beni aşık eden adamlar da oldu…
Sözcükleriyle kalbime dokundu. Hafifledim, değerlendim…
Bir davranışıyla aşık olduğum adamlar da oldu…
Davranışlarını “o” sandım, yücelttim de bazen altında kaldım…
Anlaşıldığı üzere hayatta bir kere yaşanacağına inanmıyorum ben aşkın…
Sevdiğim bir sanatçı, aşık olmayı sigara içmeye benzetiyordu: “ilk seferi hiçbirine benzemezmiş!”… Sonrakiler de de zevk alınsa da…
Bence aşk, her farkındalık hali için farklı yaşanır…
Bazen acelesi varmış gibi koşarak kaçarak yaşanması zevk verir, bazen gizemle uzaktan, bazen yasaklarla sarılıp sarmalanır da nefesimizi keser, bazen aheste aheste tadını çıkarttırır, bazen kavgalarla heyecan katılır, bazen anlaşılmazlığın çıkmazından beslenir, bazen yumuşacık bir kabule teslim edilir…
Bazen bir ömre yayılır, bazen de hatıra geldiğinde şaşıp kalınır “o insana mı” diye…
Unutulsa da o kişi, duyguyu unutmayız hiçbirimiz…
Kendimizi, gururumuzu, gelecek hayallerimizi, ailemizi, işimizi, bedenimizi, önem verdiğimiz her şeyi unutturacak denli bizi sarsan o duygu hali en başta şaşırtıcıdır…
Korkutucudur da…
Ama çıldırtıcı derecede caziptir de…
Aklımızı kaybetme halini cazip buluruz belki de…
O duygu “bahar hali” gibidir.
Kokusuyla kendimizden geçtiğimiz baş döndürücü bir hafiflik, neşe, korku, pır pırlı bir heyecan, kasıklardaki kelebek kanatları…
Aşık olduğumuzda genç de oluruz…
Kanımız daha hızlı akar belki… Dünyaya meydan okuruz enerjimizle…
Gençlere özgü, hassasiyetler de kaçınılmazdır doğal olarak…
Kırılırız, anlaşılmayı bekleriz, isyan ederiz, bir şeyleri tuttururuz, inatlaşırız, şımarırız, ani çıkışlarla yakar, yıkar, yok ederiz…
Aşk ailemizin ipsiz sapsız, hovarda, neşeli, müstehcenliğe meyilli sevdiğimiz ama çekindiğimiz bir ferdi gibidir…
Bizimle olsun isteriz de zarar versin istemeyiz…
Bizi hem ayartsın isteriz hem de kontrol etmek isteriz…
Oyuna gelmez…
Zorla hiç gelmez…
Kendiliğinden, beklemediğimiz bir an’da çıkıp gelebilir de bir ömür haber de alınmayabilir…
Dedik ya, “ipsiz sapsız” diye…
Bazı aşklarsa, siz kovsanız da sizi terk etmezler…
Dikkat edin, aşıklar demedim, aşklar dedim…
Bazen aşık olduğunuz kişi sizinle olmamayı seçse de aşk sizi bırakmamakta direnir…
Bazıları bu hale “takıntı” dese de, tanımlamalarındaki bu acımasızlığı hiç yaşamamış olmalarına verelim …
Takıntı, takıntı nesnesi olmadan yaşayamamayı getirir. Oysa aşık, aşkı yanında olmasa da tadını çıkarır aşkının…
Yanında olmamayı seçene kırgınlık, kızgınlık duymayacak kadar saygı duyar…
Gerçek aşk karşılık beklemeden sevme halidir bence…

None Bazen bedenlerin verebilecekleri tükenir, bazen sözcükler tükenir, bazen iyi niyet, sabır, para, akıl, güzel sözler, ahlak tükenir…
Aşk, karşıdakinin verecek hiçbir şeyi kalmasa da diğerinin yanında kalmayı seçmektir…
Maşuk’un izin verdiğince elbet…
Bu durumda, fiziksel olarak yanında olmadan da yanında kalmayı bilir aşık…
Siz de aşığınız tarafından bırakılmış ve aşk tarafından azad edilmemişseniz eğer, “yazmasam delirecektim” diyen yazar gibi deliliğinizi çözecek yollar bulursunuz çaresiz…
Aşkın terk etmediği insanları Peter Pan’a benzetirim ben…Yani o hiç büyümeyen çocuğa… Sıkıcı bir yetişkin olmaktansa, o ipsiz sapsız yoldaşla coşmayı, özlemeyi, inmeyi ve çıkmayı, sevdiği insanın ruhuna akmayı tercih edip hep genç kalmak isterler belki…
Aşkla ilgili en umutsuz vakalar ise, canı çok yanmış ve can havliyle çok can yakmış olanlardır…
Aşkı sadece acıdan ibaret sanırlar…
Acı yoksa aşk da yoktur, onlara göre…
Aşk geldiğinde de tadını çıkarmak yerine, üzecek ve üzülecek bir şeyler bulurlar… Belki de gereğinden çabuk büyümüştür onlar da…
Bilmezler ki aşk neşeyi sever…
Üzüntü aşkı değilse bile aşık’ı tüketir…
Yaşlanıverirler…
Canı yanan, canı yakılan, yakına gelen, uzağa kaçan, gülen, ağlayan, veren, alan, veremeyen, alamayan herkes kendince yaşıyor aşkı…
Herkes aşkı biliyor…
Herkesin aşka dair söyleyecek üç beş kelimesi var…
O ise hınzır hınzır gülümsüyor…
Oyuncu, müstehcen, zıpır şey!

www.empatiegitim.com

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Kendinizle meşgul olduğunuz zamanlarla ilgili bilmek istediğiniz her şey!

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Her kadın mastürbasyon yapar!
Bu maddeyle, yaşadığınız suçluluk duygusunu bastırabilirsiniz. Araştırmalara göre kadınların sadece %20'si en az bir kere mastürbasyon ...

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!