İdeal arkadaş, sevgili, eş nasıl bulunur?

Hemen Paylaş :

Normal ilişkiler nasıl ciddi ilişkiye döndürülür? Nelere dikkat etmek lazımdır? Küçük fakat önemli hususlar nelerdir? Gelin biraz da bunlardan bahsedelim.

None Nerede bulacaksınız, nasıl tanışacaksınız müstakbel eşinizle? Ya aileler aracılığı yani görücü usulü yahut da barlar, internet, chat vs. ile. Tabii en iyisi bir arkadaş vasıtası ile yahut okulda veya sosyal kulüplerde vs tanışmaktır. Ama tabii asla yollarda, otostop yaparak tanımadan bakışarak değil. Bunlar tehlikelidir. Esasına bakarsanız arkadaşlar vasıtası ile veya tanıdık aracılığı ile (modern görücü usulü) en sağlam görünenidir. Barlarda eş bulmak çok zordur. Zira oraya gelenler daha ziyade vakit geçirmek için gelirler ve orada tanışılan kişiler evlenmeyi hiç düşünmezler! İnternet veya sanal siteler güvenilirlik açısından kuşkuludur. Belki şu zamanlarda pek çok kişi bu yolla tanışıp evlenebiliyor ama ya karşıya asla kendini tanıttığı gibi çıkmayan yalancı, dolandırıcı ruhen hasta kişiler oturmuşsa? 'Ben falancayım' diye yutturursa ve sizi kendine âşık etse?... Lütfen çok şüpheci davranın! Asla evinize, işyerinize filan çağırmayın!

None Bakışarak, otostop yaparak tanımadığınız kişilerle ahbaplık yapmayın. Bu şekilde de eş bulunmaz! Yine hırlı mı, hırsız mı, manyak mı, psikopat mı bilmediğiniz bir kişi!.. Beğenseniz bile tavsiye etmem. Diyelim ki işte veya okulda tanıştınız. Önce uzun uzun inceleyin, sorun soruşturun bakalım kimmiş. Nereli, ailesi kim, tanıyanlar varsa nasıl bir insan? Bu arada suya sabuna dokunmadan bakın bakalım arkadaşları ile diğer kişilerle olan iletişimi nasıl? Size kaçamak da olsa ilgi gösteriyor mu? Alakasını nasıl belli ediyor; bakarak mı, konuşarak mı, sizi bir yere davet ederek mi, her yerde karşınıza çıkarak mı? Şimdi diyelim ki artık konuştunuz, peki, nasıl devam edeceksiniz? Tabii konuşarak ve sağlam sularda, birlikte kahve içerek veya yemek yiyerek. Mümkünse hemen değil azıcık gurup içinde ya da kahve aralarında vs. Bakarsınız beğenmezsiniz ya da sinir olursunuz, iyisi mi kimseye söz vermeden, borçlu çıkmadan, dediğim gibi sağlam sularda azıcık tanımaya bakın. Hemen daha başlangıçtan itibaren âşık falan olmaya kalkmayın, hemen yakınlaşmayın, daha kimdir nedir anlaşılmadan fazla intim olmayın! Her şeyinizi henüz aşk meşk gözümüzü perdelemeden, iyice, adeta 'MR'ını çekin. Nasıl giyiniyor, usul, adap biliyor mu? Aşırılılıkları var mı, terliyor mu, kokuyor mu, oturması, kalkması nasıl? Size ilgi gösteriyor mu? Sizi düşünüyor mu?

None Vücut diline bakın. Konuşurken sizi ilgiyle dinliyor mu? Lakayt veya kaba sarkastik mi? Etrafla fazla ilgili mi? Konuşkan mı ya da geveze mi? Yoksa sus pus oturuyor mu? Erkekse davranışları erkek gibi kadınsa zarif bir hanım gibi mi davranıyor? Küçük şeylere bakın. Mesela garsonla nasıl konuşuyor? Kadınsa, sizi es geçip o mu çağırıyor veya üstüne bir şey döküldüğü zaman kötü reaksiyon mu veriyor? Gelen hesabı (erkek ise) uzun uzun inceliyor ufak para hesapları mı yapıyor? Eyvah! Belki de eli sıkı (aman uzak durun cimri erkek çekilmez)! Bahşiş bırakırken gösteriş mi yapıyor yoksa çok az mı masaya koyuyor. Daha bunun gibi size beynelmilel görgü kurallarına ters gelen ne varsa tespit edin. En iyisi iyi davranışlara, sözlere artı, beğenmediklerinize ise eksi yazın. Sonunda eksiler ve artılar ne vaziyette net bir şekilde görürsünüz. Diyelim ki artılar fazla bu sefer eksilere göz atın. Neler bunlar; değişebilir mi yoksa hakiki anlamda faul mü? Kendinizi ne kadar iyi tanırsanız o kadar karşınızdakini kişiyi anlarsınız. Bakın bakalım; 'asla değişmez ise bununla hala evlenmek ister miyim?' diye kendinize sorun. 'Ben ona uyarım', 'ben onu değiştiririm nasılsa' diye düşünmeyin. Onu bir bütün olarak hiç değişmeyecekmiş gibi kabul edebilir misiniz? Bütün bunları aşk gözünüzü kör etmeden görüp değerlendirin. Zira sonra ne olursa olsun sıhhatli göremezsiniz.

None Geliyoruz artık ten uyumuna. Bunun için illa evlenmeyi ve daha intim tanımayı beklemeyin. El ele tutuştuğunuz zaman kalbiniz çarpıyor ve çok hoşunuza gidiyorsa, ten uyumu var demektir. Kazara dokunmak, yaslanmak, yakın durmak, kokusu, fiziksel güzellikleri başınızı döndürüyorsa bu iş tamamdır. Ten uyumu var, karakteri sağlam, her şeyi hoşunuza gidiyor, şimdi ne yapacağız? En kısa zamanda bütün bunları evlilik yoluna çevirmek kalıyor artık. Ne kadar cici, efendi, asil ve hanımefendi iseniz o kadar evlenmeye layıksınız demektir. Sizi karşı taraf zorlasa dahi doğru bildiklerinizden şaşmayın. O vakit akılda kalırsınız, vazgeçilmesi zor olursunuz. Herkes gibi olmak; hafif meşreplik, ahlaki duygularda gevşeklik, sizi derhal diğer sıradan kişilerle aynı sınıfa sokar. Hâlbuki biz eşimizi seçerken en iyisi, en kıymetlisi olsun isteriz. Bu sebeple farklı, asil ve çok iyi olun ki seçelim!

Ya karakter olarak öyle değilse? Eh herkesin bir alıcısı vardır zahir. Ümidinizi kaybetmeyin. Bakarsınız; her üzüntüden sonra, illa kabahati karşınızda aramayıp, biraz da bazı konularda, kendinizi düzeltebilir misiniz yoksa evlenmeyen birçok insan gibi 'şansım yok' veya 'nasip değilmiş' gibi kabullenir misiniz? İnsan bazen şansını kendi yaratır. Gerek görünüş, gerek iç dünyamızı düzeltebiliriz. Kendi kendimizi terbiye edebiliriz. En iyisi kendi artı ve eksilerinizi de yazalım ve bakalım ne yapabiliriz. Artık neredeyse her konu için seminerler, terapiler, estetik ameliyatlar, zayıflama yerleri vs var. Sadece isteyin, 'ben böyleyim n'apalım, beni alan böyle alsın' vs gibi hemen kendinizi bırakmayın. Kendiniz için bir şeyler yapın. Hayat çok kısa. Hele gençlik bir bakıyorsunuz var bir bakıyorsunuz geçip gidivermiş.

None İlla gençler mi evlenir? Hayır, tabii ki de! Ama çocuk isteniyorsa, tabiat limit koymuş. Zaman en önemli şeydir. Kıymetini bilin. İlgilendiğiniz veya sevdiğiniz kişinin ailesi ile tanışın artık. Tanıştırmıyorsa sizi ciddiye almıyor demektir. Hele aradığınız zaman 'işim var, çok doluyum, sen bir taksiye atla gel' gibi 'excuse'lar buluyorsa, bana göre kötü haber'. Hiç bir şey sizi aramamak için yeterli bir sebebe dayandırılamaz. İnsan istedikten sonra iki eli kanda olsa arar. İki ara bir derede 'alo, nasılsın canım?' diyebilir. Sen sadece iste. Birlikte çıkarken, sizinle bir araya gelmeyi sıklaştırmamak da başka bir anlama yoludur. Demek ki sizi özlemiyor, göreyim diye ölmüyor. Hele kendi yalnız başına arkadaşlarıyla, olmayı tercih ediyorsa iki kere düşünün bence. Aşırı kıskançlık, size lüzumsuz maçoluklar yapmalar, kaba davranışlar, saygı, sevgi ve şefkat eksiklikleri size sahip çıkmayıp, korumayıp önden yürümeler, yalnız seks için alakasını çekiyorsanız o sevgi, aşk değildir. Birisi ile sırf zengin diye alakadar olmak, evlenmeyi düşünmek çok yanlıştır. Esas olan ne fiziksel çekicilik ne para ne şan ne mevkiidir. Arkadaşlık, ruhsal birliktelik, sevgi, güzel iletişim ve tabii geçimizi sağlayacak bir gelir…

None Birlikte yükselin, birlikte mutlu olun. Her konuda ortada buluşun. Zevkleriniz yakın, hobileriniz benzer, uyumlu bir birliktelik olsun. Aileler size nasıl davranıyor? Ailenin evi ne kadar sizinkine benziyor? İlerde evlenirseniz aileler anlaşabilir mi? Diyelim ki evlenmeye karar verdiniz, nişan, düğün, ev döşeme, takılacak altınlar, balayı; kim neyi yapacak? Bunları halledemiyorsanız, siz birbirinize sarılın. Kendinize güvenin. Gerekiyorsa yavaş yavaş eşya alın, düğün yapmayın ama sakın aileler yüzüne aranızı açmayın. Bunları da evliliğinize yansıtmayın. İlerde kaynana ile aynı evde hatta yakın bile oturmayın. Bunlar yeni evlilerin en güzel zamanlarını mahveder. Bir daha yeni evli olamayacaksınız. Hiç bir şey için kendinizi üzmeyin. Her şey geçer dertlenmeyin.

Selin Özkök Karacehennem

Yorum Yapın!