Amerika'nın ünlü göğüs kanseri ve koroner kalp hastalıkları uzmanları İstanbul'da! - womenist.net 

Amerika'nın ünlü göğüs kanseri ve koroner kalp hastalıkları uzmanları İstanbul'da!

Sağlığımızın en büyük iki tehdidi olan kanser ve koroner kalp hastalıkları hakkında neler biliyoruz? New York Presbyterian Hospital’in uzman doktorları Dr. Alexander Julien Swistel ve Dr. Varinder Singh bilgilerini paylaşmak için İstanbul’a geldiler.


Tıp ve sanatın estetiğini İstanbul Nişantaşı'nda bulunan Villa Tozan olarak bilinen tarihi binada bir araya getiren Medica İleri Tanı Merkezi, dünyanın en iyi cihazlarına sahip olma özelliğine sahip.  Kuruluşlarının 10. Yıl kutlamaları için İstanbul’a davet ettikleri, Amerika'nın ünlü göğüs kanseri üzerine uzmanlaşmış doktoru Dr. Alexander Julien Swistel'e ve koroner kalp hastalıkları uzmanı Dr. Varinder Singh'e bu hastalıklar hakkında en çok merak edilen soruları sorduk.

None Dr. Switel, son yıllarda göğüs kanserine yakalanan kadınların sayısı çok arttı. Bunun sebebi ve kadınların tepkileri nedir?
Açıkça belirtmeliyim ki kanserli hücreyi vücudun neden ürettiğine dair elimizde kesin bir veri yok. Ancak üç temel sebebi olduğunu düşünüyoruz. Genetik, beslenme ve çevre faktörü. Stresin de etken olduğu söylense de aslında stres üzerinde çok durulması gerekmediğine inanıyoruz. Aslında kadınların bu konuya yaklaşımı bana gerçekten inanılmaz geliyor. Çünkü kadınlar en başından itibaren, genel konrtrolleri konusunda erkeklerden çok daha hassaslar. Bu da biz doktorlara kanserde çok önemli olan hastalığı erken teşhis edebilme imkanı sağlıyor. Ve teşhis koyulduğu anda kadınlar arasında bir destek bağı oluşuyor. Hemen birbirlerini arıyorlar. Doktor tavsiyeleri geliyor. Bence bu konu da inanılmazlar. Erkekler kendi aralarında genellikle futboldan bahsederler, asla hastalıkları hakkında konuşmazlar.

En son tedavi yöntemleri hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?
İlk başlarda kanser tedavilerinde herkese aynı, kemo ve radyo terapi uygulanıyordu. Ama artık, önce kanserli hücreden bir parça alınıyor, inceleniyor ve yapısına göre tedavi süreci başlatılıyor. Yine önceleri kadınlar ne olursa olsun göğüslerinin alınmasına karşıyken, bu gün estetik cerrahlarla yaptığımız ortak ameliyatlar sayesinde bu yaklaşım tamamen değişti. Kadınlar tüm o ağır tedavi sürecinden geçmektense, göğüslerini yeniletiyorlar. Yani diğer bir değişle içleri boşaltılıp yerine plastik cerrahi yardımıyla yenisi yapılıyor. Bu da gelecek için onların psikolojilerini dengede tutmalarına yardımcı oluyor. Çünkü eğer meme ucunu da kurtarabilirsek çıkan sonuç gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar iyi, hatta eskisinden çok daha iyi oluyor. Cerrahların hassas ve düzgün müdehalleriyle hiç bir iz bırakmadan yapılan bu ameliyatlar sayesinde hastalar sanki başlarından hiç böyle bir şey geçmemiş gibi yaşamlarına devam edebiliyorlar.

Göğüsün büyük ya da küçük olması kansere yakalanma riski açısından önemli mi? Esetik operasyonların herhangi bir riski var mı?
Bununla ilgili olarak da elimizde net bir bilgi yok ama şöyle açıklayabiliriz; büyük göğüslerde göğüs dokusu daha fazla olacağı için yakalanma riskiniz belki yüksek olabilir. Estetik ameliyatların hiç bir negatif etkisi yok hatta çok iri göğüslerde özellikle omurga ve sırt sağlığı için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca estetik ameliyatı yapılmış bir göğüse ya da kanser ameliyatı sonrasında yapılan göğüslerde hücre kendini yenilese bile aynı yeri tekrar ameliyat edebiliyoruz.

Son olarak Dr.Swistel, kız çocuklarının çok erken yaşlarda regl olmasıyla ilgili görüşleriniz nelerdir? Bunun göğüs kanseri üzerindeki etkisi sizce nasıl olacaktır?
Açıkcası bu çok korkutucu bir tablo, çünkü kanserli hücre değişimin olduğu bölgelerde görülüyor. Dolayısıyla her regl döneminde değişime uğrayan göğüs bölgesinde bu durum ne kadar erken başlarsa, tehlike de doğru oranda artacaktır. Yani 15 yaşında regl olunmasıyla 5 yaşında olunması arasındaki 10 yıl kansere yakalanma yaşını 10 yıl erkene çekecektir. Son yıllarda kansere genç kadınlarda daha çok rastlanmasının sebeplerinden biri de bu olabilir.

New York Presbyterian'ın, Colombia'daki hastanesinde görevli Dr. Varinder Singh ile gerçekleştirdiğimiz sohbetimizde, kalp hastalıklarıyla ilgili dikkat etmemiz gereken en önemli noktaları anlatırken aslında genetik açıdan çok şanslı olduğumuzu belirtti...

None Dr. Singh, Türkiye’ye bu ilk gelişiniz mi?
Evet, bu ilk gelişim ve çok çok etkilendim. Manzara, tarihi eserler, çevre... Burası büyüleyici bir şehir... Sanıyorum bundan sonra sık sık İstanbul’a geleceğim.

Kalbimizi korumak için ne yapmalıyız?
Aslında Türkiye’deki değerlere bakıldığında, burada insanların kolestrol oranı çok düşük. Bu çok büyük bir şans ama, iyi kolestrol oranı da çok düşük olduğu için kalp krizi riskini arttırıyor. Bunun dışında iki büyük tehdit var. Biri erkekler için sigara. Resmi kayıtlara göre erkeklerin %60 - %80 arası sigara içiyor ve bu kalp krizinin bir numaralı sebebi. Diğer tehdit ise, kadınlarda ise pre ve post menepoz dönemlerinde alınan ve karın bölgesine biriken yağlar. Sonuç olarak kadınlarınızın düzenli olarak spor yapması, erkeklerinizin de sigarayı bırakması gerekiyor.

Amerika’da olduğu gibi son yıllarda Türkiye’de de özellikle çocuklarda obeziteye  çok sık rastlanıyor. Koroner kalp hastalıklarına neden olan bu rahatsızlıkla nasıl baş etmeliyiz?
Evet, obezite yüzyılımızın hastalığı haline geldi. Türkiye’de bu gruba katıldı çünkü dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip. Kazanç arttıkça yeme alışkanlıkları değişiyor. Daha çok kazanmak için, daha çok çalışılıyor. Dolayısı ile ailelerini örnek alan çocuklar da, onlar gibi spor yapmadan, yemek ve çalışmak odaklı bir hayat sürüyorlar. Tabii ki sonuç kaçınılmaz. Bu sebeple, her gün sadece 30 dakikalık, tempolu bir yürüyüş hem hayat kalitenizi artıracak hem de kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Kalp hastalıklarının tedavisi ile ilgili çalışmaların yıllar içindeki ilerlemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kesinlikle söyleyebilirim ki çok hızlı ilerliyor. Mesela önceden damarı dışardan takip ederek tıkanıklık derecesini ya da tıkayan maddenin sertliğini anlamaya çalışırken artık damara kamerayla girerek içerden ne kadar tıkandığını görebiliyoruz. Bir diğer örnekse, ileri yaşlardaki hastalarda açık kalp ameliyatlarını yapamıyorken şimdi kasıktan girerek, göğüs kafesine zarar vermeden kalp kapakçıklarını değiştirebiliyoruz. Bence bu muazzam bir ilerleme.

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!