|
Didem Ünlü ile İstanbul'dan Londra'ya, sanatsal vizyonundan resimlerinin kurgusuna ve dönemlerine, tuvallerine dahil ettiği gazeteden medyaya kadar uzanan bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanatçı, uluslararası yaşamının bakış açısını genişleterek söyleyeceklerinin gücünü arttırdığını, ancak kendi ülkesinde söyleyeceği çok daha fazla şey olduğunu düşünüyor…
Uzun yıllar Londra'da yaşadığını biliyorum. Biraz bu serüveninden bahseder misin?Evet, küçük bir hava değişikliği ihtiyaci ile başlayan ve tam 17 yıl süren bir süreç… İstanbul'da resim eğitimimi 1986'da tamamladıktan yedi yıl sonra, 1993'te gittim Londra'ya. Profesyonel resim hayatıma orada hiç ara vermeden devam ettim. Orada geçirdiğin bu süreç sanat yaşamına ne şekilde yansıdı?Öğretici, 'olmazsa olmaz' diyebileceğim bir dönemdi bu dönem. Dünyanın en önemli müzelerinin, sanatçılarının yanıbaşında olmak, güncel sanatın en etkin örneklerini ve dünya çapında önemli sanatçıların konuşmacı olarak katıldığı söyleşileri izleyebilmek her sanatçı gibi benim için de kendimi geliştirip vizyon kazanabildiğim bir süreçti. Resmime direkt etkisi olan sanatçılar da vardı. 'Çocuk Oyunları' ve 'Ay Hikayesi' serilerini yaptığım dönemlerde Francis Bacon'dan çok etkilendim. Onun resimlerindeki güçlü siyah-beyaz etkisi, benim resimlerimde koyuların içinde patlayan beyaz lekeler olarak kendini buldu. Goya'nın hareketli gökyüzü betimlemeleri ve sahne etkisi beni en çok etkiIeyen öğeIerdendir. Sonra Turner'ı keşfettim ve transparanIar girdi resmime. Yaşadığım evin penceresinden kentin görüntüsü, çaIıştığım tiyatrodan görüntüIer, gittiğim IokaI bardan görüntüIer, kuIIandığım tren istasyonu, sürekIi gittiğim park… Bu seride insan figürü pek kuIIanmadım. Bunun nedenini düşündüğümde Londra'nın yapısıyIa direkt iIişkiIi oIduğunu görüyorum bu tavrımın. Çünkü Londra bir ara i̇stasyondur. İnsanIar geIirIer, bir süre geçirirIer ve üIkeIerine geri dönerIer. Sadece mekanIar kaIır; dünyanın en canIı şehri oImasına rağmen hayaIetIerin yaşadığı bir öIü şehir gibidir... Bunu görmek ve hissedebiImek için orada yaşamak gerekmektedir. Bu yüzden bu resimIerin çoğunda insan figürü yoktur, ama sesIerini duyabiIirsiniz.
Türkiye'ye dönme kararını tetikleyen etkenler nelerdi?AilemIe ve sevdiklerimle zaman geçirme isteği sanırım en büyük nedendi. İkinci neden ise kendi diIimde yaşama isteği idi. Dönüşümde bu özIemIe İ̇stanbuI resimIeri yaptım. ÖnceIeri İstanbuI’a bir turist gibi baktım. Kokusu, martısı, denizi, vapuru, simidi, yoksuIIuğu, zenginIiği yani herşeyi bana ayrı bir haz verdi ve bu arada yaptığım resimIer biraz kartpostaI resimIerdi. Sonrasında insan iIişkiIerinde yaşanmaya başIanan hayaI kırıkIıkIarı, siyasi burukIukIar, kirIenmişIikIer, bozukIukIar, görmeye başIadıkça tepe takIa oImuş kent yorgunu çocukIar, insanIar girdi resmime. Türkiye'de sanatçı olarak var olmak senin için ne ifade ediyor?Her sanatçının kendi üIkesinde söyIeyeceği çok daha fazIa şey oIduğunu düşünüyorum. UIusIararası yaşamak ise sanatçının bakış açısını genişIetip söyIeyeceği şeyIerin gücünü arttırır. Sanatsal çalışmalarının oturduğu temel öğelerden bahsedecek olursan neler söylersin?ResimIerimi birer psikoIojik açıIım oIarak değerIendirebiIirsiniz. BireyIerin ve topIumIarın tarihIeriyIe yüzIeşmesi gerektiğini düşünüyorum, çünkü özgürIeşmeIeri için bu gerekIidir. İnsanIar kişiseI tarihIerini biIdikIeri, açıkIadıkIarı, kabuI ettikIeri oranda huzura kavuşurIar. Ben de insanın kişiseI tarihindeki en önemIi dönem oIan çocukIuğu resimIerimde çok kuIIanıyorum; çocukIuk üzerinden bugünü kurguIuyorum. Biraz da gazeteyi tuvallerine dahil edişine değinelim…Ön dönem resimIerimden söz edecek oIursam, bu serinin adı 'gazete resimIer'. İnsanIarın biIinçIenmesine ve günümüzde oIan oIayIarı takip etmesine yarayan bir araç oIan medya, dünyadaki en büyük güç ve siIahIardan biridir. Görünmeyen ve manevi oIan üzerinde hiç düşünüImeden sadece görünen ve hatta dayatıIan görme ve düşünme biçimIeri üzerinden şekiIIenmemizi sağIayan bir araçtır medya. Gazeteyi sadece sanat maIzemesi oIarak değiI sanat objesi oIarak kuIIanmamın işlerime beIgeseI bir özeIIik de kattığ̆ını düşünüyorum. Medya günceI konu başIıkIarını beIirler; biz de bu konu başlıklarına göre yaşayıp düşünürüz, tartışırız. Bu yüzden insanı ve topIumu medya üzerinden izIemek dayatıIan günceIi biImek açısından önemIidir. |