İndigo çocuklar - womenist.net 

İndigo çocuklar

Onlar bizim bildiğimiz tarzda çocuklar değil. Klasik eğitim tarzını kesinlikle reddediyorlar. Kendi yöntemlerinizle bir şeyler yaptırmanız neredeyse imkansız. Saygı duymak ve görmek istiyorlar. Hiçbir zaman bebek muamelesi yapılmasından hoşlanmıyorlar.

None Tanımlar arasında farklılıklar olsa da genel anlamda İndigo çocuk; “bir dizi olağandışı psikolojik nitelik sergileyen, daha önce belgelenmemiş bir davranış biçimi gösterip özel davranış şekilleriyle muamele gerektiren ve klasik eğitim düzenini yıkmayı amaçladıklarına inanılan çocuklar” olarak tanımlanıyor.

Bakışları, olaylar karşısındaki duruşları çok net ve keskin. Algıları ve sezgileri yüksek. Enerjileri çok fazla. Uzmanların bir kısmı hiperaktif teşhisi koysa da hem kendileri hem de aileleri bunu kabul etmiyor. Çünkü onlarda öğrenme problemi, dikkat eksikliği görülmüyor. Herhangi bir bilgiyi öğrenmesi için yapmanız gereken tek şey; mantıklı açıklamalarla bunun gerekliliğini anlatmak. İndigo çocukları araştıran kişilere göre de bırakın öğrenme bozukluğunu 21. yüzyılın kurtarıcısı olabilme potansiyeline sahipler. Sosyal ilişkileri ise güçlü.

İlk olarak 1982 yılında Nancy Ann Tappe “Yaşamınızı Renk Yoluyla Anlama” kitabında İndigo kavramından bahsetti. Çocukların davranış kalıpları ilk kez bu kitapta tanımlandı. Doğruluğu ise yaşayan birçok kişi tarafından onaylandı. Bu kitap sayesinde “indigo çocuk” kavramı gündeme alındı. 1986 yılında da danışman ve konuşmacı Lee Carroll ve Jan Tober ‘İndigo Child-The New Kids Have Arrived’ isimli kitaplarında bu çocukları anlattı. Kitabı yazma nedenlerini ise şöyle açıklıyorlar:

“Biz anne-babalardan yeni bir sorun türünü işitmeye başlamıştık. Zor ve garip yapıdaydılar. Onlar yetişkin ve çocuk rollerinde beklenmedik davranışlar gösteriyor ve kendi kuşağımızın deneyimlerine aykırı bir yer değiştirmeyi temsil ediyordu. Aynı şeyi uzmanlar da kendi aralarında konuşmaya başlamıştı. Sorunlu anne-babalar artık ne yapacağını şaşırmış durumdaydı. Bu çocukları incelemeye aldık. Çünkü anlaşılmaya ihtiyaçları vardı. Anlaşıldıkları takdirde de geleceğin en etkili bireyleri olacaklardı.”

None Bu çocuklar büyüdüklerinde, birer yetişkin haline geldiklerinde onların sözleri ve niyetleri insanlık için önemli olacaktır ve şu soruları soracaklardır: "Dünya'nın sorunlarına nasıl çözüm bulabiliriz ve hep birlikte nasıl hoşgörülü bir aile olabiliriz?  Bu çocuklar binlerce yıldır insanoğlunun aklına gelmemiş bu değişiklikleri kolaylaştıran liderler olabilirler. İndigolar bir savaşçı ruhuna sahiptirler, çünkü onların ortak amacı insanlığa artık hizmet etmeyen eski yaklaşımları ortadan kaldırmaktır. Onlar burada dürüstlükten yoksun yönetim ve eğitim sistemlerini ve yasal sistemleri ortadan kaldırmak üzere bulunmaktalar. Bunu başarabilmek için, onların kızgın bir mizaca ve ateşli bir kararlılığa ihtiyaçları var.

Kendilerini farklı ve çoğunlukla dışlanmış hissederler. Okudukları sınıflarda çevrelerine bakıp yalnız olduklarını düşünürler ve birçok bakımdan da öyledirler. Adeta, beyinleri daha hızlı çalışmaktadır ve diğer çocuklarla birlikte aynı sınıfta olmak sonsuz bir sabır gerektirir. Çoğunlukla, öğretmenlerinin o kadar ilerisindedirler ki söylenenleri kavrayabilmek için kendi titreşimlerini yavaşlatmak zorunda kalırlar. Bu onlar için zordur ve bu yüzden birçoğu öğretmen konuşurken gözlerini boşluğa dikip bakar. Bir indigoyu, yüzünden ve gözlerinden hemen tanıyabilirsiniz. Çok yaşlı, derin ve bilge bir ifadeye sahiptir.

None İndigo çocukların ortak özellikleri
Onlar dünyaya bir asalet duygusuyla gelir ve çoğunlukla da öyle davranırlar.
"Burada olmayı hak ettiklerini" hisseder ve başkalarının bu hissi paylaşmadıklarını görünce çok şaşırırlar.
Kendi değerlerini iyi bilirler.
Mutlak otorite karşısında zorluk yaşarlar.
Ritüel yönelimli ve yaratıcı düşünce gerektirmeyen sistemlerde düş kırıklığı yaşarlar.
Çoğunlukla, evde ve okulda işleri yapmanın daha iyi yollarını görürler, bu da onların " sistem yıkıcılar" (herhangi bir sisteme uyum sağlayamayanlar) gibi görünmelerine neden olur.
Sırada beklemeyi sevmezler
Suçluluk duygusu verilerek disipline sokulmaya karşılık vermeyeceklerdir.
İhtiyaçlarını bildirmekten çekinmezler.

İndigo Tipleri
Nancy Ann Tappe, dört farklı indigo tipinden bahseder ve her birinin bir amacı vardır:

İNSANCIL
Kitlelerle birlikte çalışacak olan insancıl indigolar yarının doktorları, avukatları, öğretmenleri, tüccarları, işadamları ve siyasetçileridir. Bu tip indigolara çoğunlukla hiperaktif tanısı konulur. Sosyaldirler ve her zaman herkesle dostça konuşurlar. Sakardırlar ve bazen frene basmayı unutup hızla duvara çarparlar. Onlar tek bir oyuncakla oynamayı bilmezler. Her şeyi ortaya döker ve sonra oyuncakların çoğunu hiç ellemeyebilirler. Onların gidip odalarını toplamalarını istiyorsanız, bunu kendilerine defalarca hatırlatmanız gerekebilir, çünkü dikkatleri kolayca başka şeylere kayabilir. Onlar odalarına gidip ortalığı toplamaya başlarlar, ama bu bir kitap dikkatlerini çekinceye kadar sürer. Sonra o kitabı alıp okumaya başlarlar, çünkü onlar birer kitap kurdudur.

KAVRAMCI
Kavramcı İndigo, insanlardan çok projelerle ilgilenir. Onlar yarının mühendisleri, mimarları, tasarımcıları, astronotları, pilotları ve subayları olacaklar. Onlar sakar değildir ve çocukken, çoğunlukla, çok atletik olurlar. Onların yönetme sorunları vardır ve en çok yönetmeye çalıştıkları kişi, eğer oğlansalar, anneleridir. Kızlar babalarını yönetmeye çalışırlar. Eğer bunda başarılı olurlarsa, bu büyük bir sorun olabilir. Bu indigo tipi ergenlik çağında bağımlılıklara, özellikle de uyuşturucu haplara eğilim gösterir. Ana-babasının onun davranışlarını yakından izlemesi gerekir: ve o saklanmaya ya da “Odama girmeyin” gibi laflar etmeye başladığında, annesinin onun odasını araştırması gerekir.

None SANATÇI
Bu indigo, diğerlerinden çok daha duyarlıdır ve genelde daha ufak tefektir. Onlar daha çok sanatla ilgilenirler, yaratıcıdırlar. Onlar yarının öğretmenleri ve sanatçıları olacaklar. Her neyle ilgilenirlerse ilgilensinler, onun yaratıcı yanında olacaklar. Eğer tıp alanına girerlerse, cerrah ya da araştırmacı olabilirler. Güzel sanatlar alanına girdiklerinde, yaratıcının yaratıcısı olurlar. Dört ila on yaşları arasında, on-beş farklı yaratıcı sanatı ele alabilir, biriyle beş dakika ilgilenip bırakabilirler. Sanatçı Indigo beş-altı farklı müzik aleti de çalışabilir, sonra ergenlik çağına geldiğinde, onlardan birini ya da bir başka sanat dalını seçip onun sanatçısı olabilir.

BOYUTLARARASI
Onlar diğer indigolardan daha iri yarıdır ve bir-iki yaşındayken onlara hiçbir şey anlatamazsınız. Onlar size, “Bunu biliyorum. Bunu yapabilirim. Beni rahat bırakın,” diyeceklerdir. Onlar dünyaya yeni felsefeleri getirecek olanlardır. Çok daha iri yarı olduklarından ve diğer üç tip gibi uyumlu olmadıklarından, zorbalık da yapabilirler.

İndigo yetiştirirken yapmanız gerekenler
Onlar ilk başta sorun çocuklar ya da baş belaları olarak görülebilirler. Onlar sizin sahip olduğunuz şeyleri değiştirmeye başlamak için burdalar. Bu bakımdan anne-babalara büyük sorumluluklar düşüyor:

None Önyargılarınızı, eğilimlerinizi bu çocuklara geçirmeye çalışmayın, çünkü onlar bunlara inanmayacak ve onları kabul etmeyecektir.
Sınırlar koyarken yaratıcı olun.
Bu çocuklara, sorumluluk vermeden onlar yetişkinlermiş ya da yaşıtlarınızmış gibi davranın. Onları büyüklük taslamadan ve küçümsemeden dinleyin, saygı gösterin.
Eğer onları sevdiğinizi söyler, ama saygısızca davranırsanız , onlar size güvenmeyeceklerdir..
İndigo çocuk ile uyumlu ilişki
Çocuğu her zaman bilgilendirin ve işin içine katın.
Basit açıklamalarla potansiyel yanlış anlamayı önleyin.
Çocuğunuza tepkisel davranmayın.
Emirler vermekten kaçının.
Bir durumu ortaya çıktığı anda çözüme kavuşturun.
Çocuğunuza vurmayın ve kaba sözler söylemeyin.
Sevginizi açıkça gösterin.

Benim elbisem
Annemin hippi gelinliği olan beyaz el dokumalı uzun elbiseyi panama şapkamla takmaya bayılıyorum .

Benim kemerim
Uzun aramalar sonucunda ele geçirdiğim Azzedine Alaia korse kemerim.

Annem

Benim dostum
Hayattaki tek dostum canım Şebnem’im…

Amcam annem babam

Anneannem

Benim ailem
AİLEM BENİM HERSEYİM… Ayakta olanlar dayımla dedem. Teknedeki güzeller güzeli anneannem aşkım. Amcam, annem ve babam Club Med’de, Barda oturan annem (çok benziyormuşum anneme)

Benim bolerom
İlk kazandığım parayla aldığım işlemeli viktoryen antika bolerom.

Benim Afrikam
Bilezik olan Afrika’da kabilelerden takas sonucu aldığım orijinal mesai takılarım

Benim botlarım
Marakeş’den aldığım sertifikalı savaş zamanından kalma çizmelerim.

Benim kolyem
Küçükken büyüyünce annemin bana vermesini istediğim tek şey bu kırık turkuaz kolyeydi.

Benim gözlüklerim
Seneler geçse de kullanmaktan bıkmadığım 3 el yapımı yuvarlak gözlüğüm.

Benim aksesuarım
Bu krokodil bilezik hayatımda aldığım ilk pahalı takı.

Benim yüzüklerim
Dedem heykel traş Engin Yontunç’un bana özel olarak tasarladığı mad max yüzüklerim kesinlikle en vazgeçilmezlerim.

Benim heyecanım
En yakın dostum Şebnem ile Paris’de antikacıda beğenmiştim. Ama pahalı gelmişti. Ertesi gün hediye paketiyle odamda buldum onu…

Benim anım
Kemer’de annemin gençliğinden babam almış hediye.

Benim değerlim
Mızıka Bora’nın bana ilk hediyesi henüz çalmayı pek başaramadım.

Benim hediyem
Haluk Akakçe’nin hediyesi heybe çanta dediğine göre bir Bjork’ de birde bende varmış.

Benim elbisem
Annemin hippi gelinliği olan beyaz el dokumalı uzun elbiseyi panama şapkamla takmaya bayılıyorum .

Benim kemerim
Uzun aramalar sonucunda ele geçirdiğim Azzedine Alaia korse kemerim.

Annem

Benim dostum
Hayattaki tek dostum canım Şebnem’im…

Amcam annem babam

Anneannem

Benim ailem
AİLEM BENİM HERSEYİM… Ayakta olanlar dayımla dedem. Teknedeki güzeller güzeli anneannem aşkım. Amcam, annem ve babam Club Med’de, Barda oturan annem (çok benziyormuşum anneme)

Benim bolerom
İlk kazandığım parayla aldığım işlemeli viktoryen antika bolerom.

Benim Afrikam
Bilezik olan Afrika’da kabilelerden takas sonucu aldığım orijinal mesai takılarım

Benim botlarım
Marakeş’den aldığım sertifikalı savaş zamanından kalma çizmelerim.

Benim kolyem
Küçükken büyüyünce annemin bana vermesini istediğim tek şey bu kırık turkuaz kolyeydi.

Benim gözlüklerim
Seneler geçse de kullanmaktan bıkmadığım 3 el yapımı yuvarlak gözlüğüm.

Benim aksesuarım
Bu krokodil bilezik hayatımda aldığım ilk pahalı takı.

Benim yüzüklerim
Dedem heykel traş Engin Yontunç’un bana özel olarak tasarladığı mad max yüzüklerim kesinlikle en vazgeçilmezlerim.

Benim heyecanım
En yakın dostum Şebnem ile Paris’de antikacıda beğenmiştim. Ama pahalı gelmişti. Ertesi gün hediye paketiyle odamda buldum onu…

Benim anım
Kemer’de annemin gençliğinden babam almış hediye.

Benim değerlim
Mızıka Bora’nın bana ilk hediyesi henüz çalmayı pek başaramadım.

Benim hediyem
Haluk Akakçe’nin hediyesi heybe çanta dediğine göre bir Bjork’ de birde bende varmış.

Benim elbisem
Annemin hippi gelinliği olan beyaz el dokumalı uzun elbiseyi panama şapkamla takmaya bayılıyorum .

Benim kemerim
Uzun aramalar sonucunda ele geçirdiğim Azzedine Alaia korse kemerim.

Annem

Benim dostum
Hayattaki tek dostum canım Şebnem’im…

Amcam annem babam

Anneannem

Benim ailem
AİLEM BENİM HERSEYİM… Ayakta olanlar dayımla dedem. Teknedeki güzeller güzeli anneannem aşkım. Amcam, annem ve babam Club Med’de, Barda oturan annem (çok benziyormuşum anneme)

Benim bolerom
İlk kazandığım parayla aldığım işlemeli viktoryen antika bolerom.

Benim Afrikam
Bilezik olan Afrika’da kabilelerden takas sonucu aldığım orijinal mesai takılarım

Benim botlarım
Marakeş’den aldığım sertifikalı savaş zamanından kalma çizmelerim.

Benim kolyem
Küçükken büyüyünce annemin bana vermesini istediğim tek şey bu kırık turkuaz kolyeydi.

Benim gözlüklerim
Seneler geçse de kullanmaktan bıkmadığım 3 el yapımı yuvarlak gözlüğüm.

Benim aksesuarım
Bu krokodil bilezik hayatımda aldığım ilk pahalı takı.

Benim yüzüklerim
Dedem heykel traş Engin Yontunç’un bana özel olarak tasarladığı mad max yüzüklerim kesinlikle en vazgeçilmezlerim.

Benim heyecanım
En yakın dostum Şebnem ile Paris’de antikacıda beğenmiştim. Ama pahalı gelmişti. Ertesi gün hediye paketiyle odamda buldum onu…

Benim anım
Kemer’de annemin gençliğinden babam almış hediye.

Benim değerlim
Mızıka Bora’nın bana ilk hediyesi henüz çalmayı pek başaramadım.

Benim hediyem
Haluk Akakçe’nin hediyesi heybe çanta dediğine göre bir Bjork’ de birde bende varmış.

Bu İkizlere Bayılacaksınız!

Dünyanın dört bir yanından en şirin ikizlerin fotoğraflarını sizin için derledik!

Bu İkizlere Bayılacaksınız!
Bu İkizlere Bayılacaksınız! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!