Karatay diyeti - womenist.net 

Karatay diyeti

Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay’ın kendi adını verdiği diyet, bugüne kadar duyduğumuz “bir kibrit kutusu peynir” ile başlayan Pazartesi diyetlerine hiç benzemiyor.

None Çoğu diyette yasaklanan kırmızı et, tereyağı, yumurta, pastırma, kuru fasulye, turşu ve kuruyemişleri bilimsel gerçeklerle yemenizi ve bu şekilde beslenerek kilo vermenizi sağlıyor. Ekmek yerine ceviz, tatlı yerine kuru kayısı, rafine edilmemiş yiyecekler ve bol protein, yumurta yiyerek kilo veriyor, sağlığınıza kavuşuyorsunuz.
 
Beslenme ile hücresel fonksiyon bozuklukları arasındaki yakın ilişkiye odaklanan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, “Eğer kilo vermek ve verdiğiniz kiloda kalmak istiyorsanız; kilo verirken halsizlik, bitkinlik, isteksizlik ve yorgunluk hissetmeden, mutlu ve enerjik bir şekilde yaşamayı arzuluyorsanız; unutkanlık şikâyetlerinden kurtulmayı, düşüncelerinizin berraklaşmasını ve yaptığınız işe kolaylıkla konsantre olmayı hedefliyorsanız bu diyeti uygulayabilirsiniz” diyor.

Yurt dışından kopyalanıp Türk hastalara önerilen diyetlerin kalıcı olarak kilo vermede etkili olmadığını ve sık sık yemenin uzun vadede insülin direnci oluşturduğunu söylüyor. Karatay Diyeti kitabında da yumurtanın kolestrol yapmadığını anlatan Profesör, günde 2 yumurta ile kahvaltı yapılmasını, ekmek yerine ceviz yenilmesini öneriyor.

Karatay diyetinin diğer diyetlerden daha rahat uygulanabilir ve farklı olmasının temelinde, düşük glisemik indeksli besinlerin tüketilmesi yatıyor. Glisemik indeks, herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat miktarına göre hesaplanıyor. Karbonhidrat içeren bir yiyecek kana geçtiğinde, kan şekerini yükseltme hızını gösteriyor. Rafine edilmiş ve işlenmiş hazır yiyeceklerin glisemik indeksleri oldukça yüksek.

None Leptin hormonu ve önemi
Prof. Dr. Karatay, 4 saat aralıklarla yemek yemeyi tavsiye ediyor ve Leptin hormonunun öneminden bahsediyor. Leptin hormonu  iştahı kapatan, yağları yakan bir hormon. İnsülin hormonu da acıktıran ve yağları depo eden bir başka hormon. Leptin, vücutta bulunan tüm hormonların işlemesini idare eden hormon, adeta bir orkestra şefidir; tiroide, pankreasa, strese, seks hormonlarına her şeye emreder.

Nasıl çalışır?
Ağzımıza bir yiyecek koyar koymaz kan şekerimiz, kan şekeriyle beraber insülin hormonu da yükselir. 2 saat sonra insülin düşmeye başlar ve vücuttaki şeker enerjiye dönüşür, 2 saatten sonra da glukagon depo edilmiş şekeri enerjiye dönüştürür. İşte bunlardan sonra leptin hormonu devreye girer ve o zaman yağlar yakılmaya başlanır ve depo edilmiş olan yağlar, enerji sağlamak için kullanılır. 4 saat aralıkla yemek yendiğinde metabolik olarak yağların yanma süresi başlar ve devam eder. Onun için biz sık sık yedikçe insülin salgılanır, insülin salgılandıkça da uzun vadede insülin direnci oluşur ve bu şekilde kilo vermeye imkân ve ihtimal yoktur. Leptin hormonunun kilo vermede çok önemli bir rolü var. Bunun yanı sıra; tokluk hissi verme, açlığı bastırma, yediklerimizin yeterli olup olmadığını beyne iletme gibi çok önemli görevleri var. Leptin, insülin hormonuyla birlikte vücudumuzun yakıt ve enerji düzeyini idare edip düzenliyor.

None Karatay diyetinde çok fazla meyve tüketimi de yok
Meyve ve meyve suyu insülin direncini artırıyor, ekmek yüksek glisemik indeksli gıda olduğu için sık sık da yense, az da yense insülin direncini artırıyor. Düşük glisemik indeksli karbonhidrat alınabilir. Sağlıklı yağ, sağlıklı karbonhidrat, sağlıklı protein tüketilmeli. En sağlıklı protein ise, yumurta ve kırmızı ette.

Karatay diyetinde sağlıklı yağ tüketimi var
Zeytinyağı, Trabzon yağı, tereyağı en sağlıklı yağlardır. Fındık, fıstık, cevizdeki yağlarda da doğal olarak Omega 3 bulunur. Bunları tüketmenizde fayda var. Sağlıklı yağlar hücreyi kuvvetlendirerek virüslerin, mikropların ve toksik maddelerin hücre içine girmesini engelliyor

None Karatay diyetinin temel taşları
Fiziksel aktivite (yürüyüş, dans ve kolay yapabileceğiniz her türlü hareketli aktivite)
Düşük glisemik indeksli gıdalar tüketmek (işlenmemiş doğal gıdalar)
Sağlıklı yağları kullanmak (tereyağı, hayvansal katı yağlar, balık yağı yani Omega 3, işlem görmemiş mısırözü ve ayçiçeği yağları yani Omega 6, zeytin ve fındık yağları yani Omega 9)
İşlenmiş gıdalardan uzak durmak (ilaç, yemek boyası, kimyasal katkı maddesi ve trans yağ içermeyen gıdalar)



Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!