Nedir bu Slow City hareketi? - womenist.net 

Nedir bu Slow City hareketi?

İzmir Seferihisar’ın ardından ülkemizden 4 yeni kent daha Slow City ünvanı aldı. Peki, Slow City ya da diğer adıyla Cittaslow nedir?

Hızlı gidiyor, hızlı yiyor, hızlı içiyor, hızlı yaşıyoruz! Sonra da farklı ağızlardan yükselen ‘’ Bu hafta/ bu ay/ bu yıl nasıl da bu kadar hızlı geçti? ‘’ sorularını duyuyoruz çoğu zaman. Kendi kendimize de sürekli sorduğumuz oluyor tabii. Birilerinin bize dur demesi gerekmiyor mu sizce de? İtalyanlar her ne kadar hızlı konuşuyor olsalar da ‘siesta’ felsefesi ve yaşamın belli bir yerden sonra yavaşlatılması gereğini iyi kavramışlar belli ki, çünkü Slow City hareketi, 1999 yılının Ekim ayında İtalya’da Cittaslow adıyla başlayan bir hareket, bir akım. Yavaş şehir anlamına gelen Slow City hareketinin ilham kaynağı aslında Slow Food, yani yavaş yemek organizasyonu. Slow Food organizasyonu 1989 yılında kurulmuş, kâr amacı gütmeyen, fast food kültürüne ve hızlı yemek yeme alışkanlığına karşı olan, dünya üzerinde 150 farklı ülkeden destekçisi bulunan, yerel ve geleneksel yemek kültürlerini önemseyen bir hareket. Slow City hareketinin amacı da benzer bir şekilde hızlı ve sindirilmeden yaşanılan bir hayattan ziyade yavaş ve hissederek yaşamak ve buna bağlı olarak yaşam kalitesini artırmak.

None Başlangıçta İtalya’da gittikçe yayılan Slow City akımı, 2000’li yıllara girilince ülke dışına taştı ve 2006 yılında Almanya, Norveç ve Birleşik Krallık’ta da hatrısayılır sayıda destekçi buldu ve 2009 yılının ortalarında tam 14 ülkenin en az bir resmi Slow City hareketi organizasyonu bulunuyordu. 2009 Temmuz ayında Kanada’daki Cowichan Bay sahil kasabası, Kuzey Amerika kıtasındaki ilk Slow City olmuş oldu. Günümüzde ABD’nin Kaliforniya eyaletinden bile kentler var. Tüm dünya genelinde baktığınızda Slow City olarak seçilen öyle pek popüler kentler yok doğal olarak. Fakat 21 farklı ülkeden 150’ye yakın kent var. Tabii bunların 70’ye yakını İtalya’dan.

None Slow City’de iki tip üyelik bulunuyor; Slow City, Slow City destekçisi/arkadaşı. Bir kentin Slow City’e tam üye olabilmesi için nüfusunun 50.000’in altında olması gerekiyor. Üyeliğe kabul edilebilir bir niteliğe erişmek için, aday kentler için bir öz-değerlendirme süreci var. Burada Slow City organizasyonunun belirlediği kriterlerin en az % 50’sini gerçekleştirmiş olmak gerekiyor. Bu aşamadan sonra uluslararası Slow City Ağ’ına resmi başvuru yapılabiliyor. Yıllık üyelik ücretleri kentler tarafından ödeniyor. ‘Slow City destekçisi/arkadaşı’ üyeliği ise 2005 yılından beri veriliyor. Slow City amaç ve hedeflerini destekleyen kamu kuruluşları, özel işletmeler veya kendi başına bir Slow City üyesi olamayan kentler üye olup ‘Slow City destekçisi’ ünvanını alabiliyor.

None Bir Slow City kentinin taahhüt ettiği 50 farklı amaç ve ilke bulunuyor. Zaman içinde kentin istenen yaşam kalitesini tutturması için amaç ve ilkeler revize edilebiliyor. Hareketin ana hedefleri; kentlerdeki yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, çevrenin korunması, sağlıklı bir yaşam standartının tutturulması, kültürel mirasın korunması gibi genel hedefler. Slow City, başta da söylediğimiz gibi bir düşünce biçimi, bu yüzden kent insanlarından bu ana hedefler dışında yaşadıkları kenti önemsemeleri, kente gelen ziyaretçilere önem vermeleri ve kendilerine has müzik, edebiyat, kültür, gelenek ve değerleri değiştirmeden ve yavaşça (hızla tüketmeden) yaşamayı sürdürmeleri bekleniyor. Kent sakinlerinden ayrıca kendi sağlıkları ön planda tutmaları; hava, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin sürekli kontrol edip olması gereken seviyelerde tutuyor olmaları, çöp toplama saatlerinden ilaçlamaya kadar birçok konuda önlem almaları da beklenmekte.

Kentlerin hangi alanlarda özel olduğunu belirlemeleri ve bu özelliklerini korumaya yönelik stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. Yerel üreticilerin desteklenmesi, çevreye ve insana zararlı olmayan yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi önemli şartlardan. Kısacası, küreselleşmenin kentin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek amaçlanıyor. Böylelikle, kentin dünyadaki birbirinin aynı olan binlerce kentten kendini faklılaştırması bekleniyor. Slow City için kriterler; Çevre, Altyapı, Teknoloji ve Tesisler, Yerel Üretimi Korumak, Misafirperverlik, Farkındalık, Slow Food Faaliyet ve Projelerine Destek ara başlıkları altında toplanıyor.

None Şu anda Slow City hareketi; Avustralya’dan ABD’ye, Güney Kore’den İsveç’e kadar pek çok ülkede sürdürülüyor. Oldukça da iddialı bir logoları var. Üzerinde şehir slüeti olan renkli bir salyangoz son derece sempatik. Ülkemizde de başta İzmir-Seferihisar olmak üzere, Muğla-Akyaka, Çanakkale-Gökçeada, Sakarya-Taraklı, Aydın-Yenipazar kentleri Slow City’e üye olan yerler. Seferihisar’ın dışındaki 4 kent, Polonya’da düzenlenen 2011 Slow City Genel Kurulu’nda birer Slow City olarak seçildiler yani daha çok yeniler. Muğla-Akyaka; biyoçeşitliliği ve Özel Çevre Koruma Bölgesi olması nedeniyle, Sakarya-Taraklı; karakteristik mimari yapısı ve çok sayıda binayı restore etmeye verdiği önemle, Aydın-Yenipazar; başta meşhur pidesi olmak üzere yöresel yemekleriyle, Gökçeada ise mevcut organik üretimi ve Slow Food hareketine verdiği desteklerle Slow City olmaya hak kazandılar. Ayrıca 2013 yılındaki Uluslararası Slow City Genel Kurulu da Seferihisar’da gerçekleştirilecek. Seferihisar halkı bu Slow City hareketini o kadar iyi benimsemiş ki, Belediye Başkanı Tunç Soyer’i el üstünde tutuyor, destek oluyorlar.

None Ülkemizde değişik coğrafi bölgelerden Slow City üyeliği için başvurular sürüyor. İstanbul hiçbir zaman bir ‘Slow City’ olamayacak belki ama otomobil yerine bisiklet kullanarak, fast food yerine yerel ve sağlıklı yemeklerden tüketerek, şehre ait gelenek ve görenekleri koruyarak ve çevre düzenini önemseyerek kendi ‘slow city’ mizi yaşayabiliriz. Bu hızlı yaşam koşuşturmacasında burada yazılanları ve bu yeni yaşam felsefesini bu hıphızlı şehirde 1-2 gün içerisinde unuttururlar nasıl olsa diyenlerdenseniz, kim bilir belki ülkemizin bu 5 Slow City kentinden birine taşınmayı düşünebilirsiniz. Ama, dikkat edin! Çünkü ya orada yaşayanlar size, ya da siz onlara ilk etapta garip gelebilir...

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!