 |
Beril Stock |
bstock@womenist.net
|
|
Sherlock Holmes’un seksi gardırobu |
| 19. yüzyıl Londra’sına, son günlerin en dikkat çekici turistik noktalarından Baker Street’e bir stil yolculuğu yapmaya ne dersiniz? Yeni yılın en dikkat çekici yapımlarından Sherlock Holmes’un gardırobu iddialı, cüretkar ve çok seksi! |
Viktoryen dönemin kadın modası için söylenecek çok söz var. Günde altı kez kıyafet değiştirilen, sabah kumaşlarının akşam kumaşlarından, sokağa çıkarken giyilenlerin çay partisi modasından farklı olduğu bir dönemde, endüstriyel devrimin etkilerinin toplumsal yaşamın her anında hissedildiği günlerde, Sherlock Holmes ile adı birlikte anılan tek kadın Irene Adler (Rachel McAdams)’ı gösterişli taftalar ve ipekler içinde izliyoruz.
Korsajlar, büstiyerler, fırfırlar, döşemelik kumaşları, perdeleri andıran yoğunlukta doku ve renkler özellikle bordolar, yumuşak dokunuşlu kadifeler, şapkalar, eldivenler kadın siluetinin ardı ardına altını çiziyor. Irene Adler, gri puslu Londra sahnesinde, erkeklerin koyu renk kıyafetlerinin oluşturduğu kasvetli fonda bir mücevher gibi parlıyor. Öte yandan dönemin erkek modası, ceketleri, yelekleri, köstekli saatleri, şapkaları ve pantolon askılarıyla ilk bakışta son derece tanıdık ancak Robert Downey Jr, karakterin stiline cesur ve iddialı bir yorum getirmeyi başarıyor.
Tüm zamanların en zeki, en huysuz dedektiflerinden biri olarak kabul edilen, detaycılığı ve olağanüstü gözlem yeteneği ile tanınan Holmes, Robert Downey Jr’ın çekici vücudunda kimi zaman olay örgüsünün ve esrar perdesinin bile önüne geçiyor. Yeni Sherlock, yüksek yakalı beyaz gömlekleri ile birlikte kullandığı fularları, çuval formundaki pantolonları umarsızca taşıyan askıları, yelekleri, aksiyon halindeyken ne kadar dağılırsa dağılsın, şapkalı ya da şapkasız her haliyle muhteşem görünmeyi başaran saçları ve tabii piposuyla göz dolduruyor.
Elinde çözmesi gereken bir dava bulunmadığı zaman depresyona giren ve günlerce evinden çıkmamış halde görüntülenen Holmes’un robe de chambre’ı Tom Ford’un Milano Via Verri’deki muhteşem mağazasında satılanları anımsatıyor.
Viktoryen Londra, Guy Ritchie’nin katkılarıyla kiri, çamuru ile burnumuzun dibine kadar geliyor. Islak ve soğuk şehir, kapalı mekanlarındaki ihtişam ile büyülerken, ağır kadife perdelerin gölgelediği zayıf gün ışığı tozu ve kiri daima saklıyor.
Kimi zaman Watson tarafından hijyen konusundaki umursamazlığı yüzünden Holmes’un da eleştirildiğine tanık oluyoruz, ama o kadifelerin, tüvitlerin, antrasitlerin içinde her daim seksi, kendinden emin ve çok şık görünmeyi başarıyor.
Kadın izleyiciler için, filmin afişlerinde görüldüğü ilk andan itibaren heyecan uyandıran Robert Downey Jr ve Jude Law birlikteliği, Holmes’un açık ara zaferi ile sonlanıyor.
Downey Jr, tek başına dudak ısırtmayı başarırken, ışıltısına alışık olduğumuz Jude Law, kahverengi tüvitleri, sıkıcı yelek ve ceketleri içinde sönük bir doktor, kimi zaman da can sıkıcı bir başöğretmen olmaktan öteye gidemiyor.
Filmde Sherlock Holmes karakteri ile özdeşleşen pelerin ve büyüteç gibi detaylara rastlamıyoruz. Diğer aksesuarlara gelince; New York Times’a göre pipo yeniden gündemde, yeni başlayanlar İrlanda markası Peterson’u deneyebilir.
Sherlock’un genel görüntüsü için Alexander McQueen’in 2009 Sonbahar - Kış erkek koleksiyonuna bir göz atın. Irene’in tarzına gelince, bence onu müzelerde bırakmakta fayda var, fikir edinmek için Victoria & Albert Müzesi’ni veya vintage butikleri ziyaret edebilirsiniz. |
|
Giriş Tarihi: 14 Ocak 2010, Perşembe
Etiketler:
Viktoryen
kadın modası
Sherlock Holmes
Londra
|
|

|
Bu makale için henüz yorum yapılmamış |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|