Hem çocuk hem kariyer yapmış genç bir kadın Zeynep Özçoban - womenist.net 

Hem çocuk hem kariyer yapmış genç bir kadın Zeynep Özçoban

Bünyesinde barındırdığı Park Bravo, Nine West, La Senza, Enzo Angiolini, Kenneth Cole, Anne Klein, Inglot ile Park Bravo Grup her geçen gün daha da güçlenerek büyüyor. 1996 yılından beri geniş bir yetki ile çalışan Zeynep Özçoban ile Ayazağa’daki çok şık ve modern Park Bravo fabrikasında keyifli bir söyleşi yaptık.

None Kısa kısa Zeynep Özçoban

En sevdiğin yemek - Patlıcanlı her yemek
En sevdiğin şarkı - L’histoire d’un amour
Vazgeçemediğin teknoloji - Önceden Blackberry idi ancak iPhone ile tanıştığımdan beri iPhone
Sana vicdan azabı veren keyfin - Çikolata
Ankara sana ne cağrıştırıyor? - Çocukluğum
Hayatta örnek aldığın kimse kim? - Babam
En çok kullandığın kelime - Aynen

Toplum Gönüllüleri Vakfı için tasarladığı birbirinden renkli ve keyifli Yusufçuk tasarımlı tshirtleri ile sosyal sorumluluk konusunda da duyarlılığını sergileyen Zeynep Özçoban, henüz 40 yaşında olmasına rağmen çok ciddi başarılara imza atmış bir genç kadın. Kendi deyimi ile Kamil Özçoban Üniversitesi’nden mezun olan Zeynep, biri 12 yaşında kız ve diğeri 8 yaşında bir erkek çocuk annesi.

None 1960’lı senelerin sonunda kayınbiraderi ile birlikte bir Volkswagen minibüste Ankara’yı çevreleyen küçük kasaba ve şehirleri gezen ve minibüsünden kuaför ve tuhafiye ürünleri satan Kamil Özçoban’ın hikâyesi aslında tam bir başarı öyküsü. Daha sonra 1970 yılında ilk dükkânını yaşadığı şehir olan Ankara’da açan Kamil Bey, burada okudu ve eşiyle de Üniversitede tanıştı. Arkeoloji bölümündeki bilgisinden da etkilenerek dükkânına ‘Dolfin’ adını veren Özçoban 1972 yılında Bravo adını verdikleri 2. dükkânı açarak büyümenin ilk adımlarını atar. 1973 yılında iki dükkânını birleştirir. 1976 da ise Bravo& Dolfin adlı Ankara’nın ilk departmentstore’unu açtı.

Sanırım çocukluğunuzdan itibaren hep iş dünyasının içindeymişsiniz?
Babam belli günlerde İstanbul’a mal almaya gidip gelirdi. Ben 5 yaşından itibaren hep mağazada çalıştım. Bravo&Dolfin gerçekten bugünün vizyonunda bir dükkândı. 5 katlı dükkânın giriş katında plaklar, bijuteri ve aksesuar bölümü vardı. En üst kat erkek katıydı, bir altı çocuk, bir altı kadındı. Tüm bir kat ise Jean’e ayrılmıştı. Yani bugünün en şık mağazası Paris’teki Colette’in bir nevi o zamanki versiyonuydu bizim mağaza. Babam o dönem İstanbul’daki en popüler ürünleri toplar, bizim mağazada satardı. Öğle tatili sonrası kapının önünde kuyruk oluştuğunu çok net anımsıyorum.

None Daha sonra İstanbul’a göç ederek Park Bravo ile yola devam etmişsiniz? Bugün bünyenizde birçok yabancı marka da mevcut.
1984 yılında İstanbul’a taşınma sebebimiz üretime başlayıp kendi markamızla ürünler satmaktı. O sırada Bravo & Dolfin’deki ortaklık sona erdi, biz de yolumuza Park Bravo ile devam etme kararı aldık. İthal markalar zaman içerisinde gruba katıldı;  İlk Nine West ile başlayan, şu anda bünyemizde olmayan Zara ile devam eden yolculuğumuzda her geçen gün yeni markalarla birleşerek devam ediyoruz. İş birliğimiz kısa da sürse, Zara da bizim iş hayatımıza çok farklı şeyler kattı, aynı diğer markalarımızda olduğu gibi. Bunun dışında kriz döneminde şimdilik üretimini geçici olarak durdurduğumuz Fizz (Park Bravo’nun genç segmenti) ile Parks (daha genele hitap eden bir alt marka) da bulunuyor. Park Bravo Group adını verdiğimiz mağazalarda da; o sezonun ürünleri, geçmiş sezonlara ait tüm markalarımızın ürünleri ile birlikte PB home adını verdiğimiz çok özgün ürünler içeren ev dekorasyonu ürünleri satıyoruz. Ayrıca dükkânlarımızda kafe, çiçekçi gibi farklı konseptleri de barındırıyoruz. İki senedir de Park Bravo’da İtalyan bir tasarımcı ile çalışıyoruz ve farklı, özel bir koleksiyona imza atıyoruz.

Biraz PB home’dan bahseder misiniz? Bunlar ayrı dükkânlar mı?
Hayır, bunlar Park Bravo Group mağazaları içinde bulunan farklı dekorasyon ürünleri içeren bir bölüm aslında. Bu konsepte girerken, özellikle içinde Türkiye’ye ait bir şeyler olsun istedik. Midyat’dan poşu, Antep’den bakır getirdik, mum köşesi yaptık. Muğla ve Bodrum pazarlarından eski iğne oyası yazmalar topladık, nazar boncuklu dilek ağaçları hazırladık. Herkesin bütçesine ve keyfine hitap etmeyi amaçladık. Bugün bir çay bölümümüz, Edremit zeytinyağları ile hazırlanan doğal sabun ve hamam setlerinin satıldığı bir köşe, Bodrum’dan Le Kabbak’ın sahibi Hüseyin Bey’in hazırladığı su kabağından oyularak hazırlanan lambalar, kaynana kovan ya da koca bağlayan gibi hoş ve espirili nazar boncukları, farklı ürünler sunuyoruz müşterimize. Her an bir yenilik arıyoruz ve  vitrinlerimizde hep yenilik üzerine farklı konular işliyoruz.

None Aile işinde olmak zor mu?
91-96 yılları arasında çok zorlandım. Her gece eve geldiğimde “Yarın işe gitmeyeceğim.” diyordum ancak sabah babamdan evvel arabada oluyordum. Babam bu 5 sene boyunca bana ne bir unvan, ne bir sorumluluk ne de oturacağım bir sandalye verdi! Herkesin masasının kenarına ilişerek depodan kalıba her bölümde çalışarak işi bana öğretti. Tabii o zaman bunun anlamını anlayamıyordum ancak bugün tamamen profesyonellerce yönetilen şirkette bir kriz anında gereken bölümde rahatlıkla çalışabiliyorum. Ben babamın üniversitesinden mezun oldum. Ancak 1995 senesinden sonra babam “Tamam sen artık oldun, nerede etkili olacaksan orayı kendin seç ve çalış.” dedi. O dönem tasarımcımız ayrılıyordu. Bana kendi ekibimi kurmamı söyleyince çok heyecanlandım ve şaşırdım. Nasıl olacak diye sorduğumda ise “Belki para kaybedebilirim ancak seni kazanacağım.” dedi ve işi bana bıraktı. Bu hem bana hem de benimle çalışan arkadaşlarıma çok büyük bir güven oldu.

Bugün 1.500 çalışanı, 160’ın üzerindeki mağazalarınızla büyük bir grupsunuz. Yeni oluşumlarınız, yeni projeleriniz neler?
Tabii yeni oluşumların, yeni projelerin içindeyiz, yeni projeler tüm hızı ile devam ediyor. Tekstil sektöründe rekabet çok güçlü. Yenilik yapmadığınızda biri anında sizin yerinize konumlanıyor. Artık tüketiciler de çok daha bilinçli. İnsanlar kılık kıyafet yerine kendilerine; tatil, hobi ve kişisel anlamda yatırım yapmaktan keyif alıyorlar. O yüzden siz de müşterinize en güzelini, en doğru fiyatla sunmalısınız.

None Çocuklarınızla ne yapmayı seviyorsunuz?
En çok onlarla seyahat etmeyi seviyorum. Oğlum henüz yeni başladı ancak kızım ve ben oldukça sportifiz. Birlikte wakeboard, sörf ve snowboard yapıyoruz.

Hayatınızda en gurur duyduğunuz olay nedir?
İşle ilgili olarak babamın bana “Belki para kaybederim ancak seni kazanırım’’diyerek  güvenmesi çok gurur verici idi. Aile hayatımda da geçen gün kızım Nazlı bana “Anne sen her şeyi halledersin, halledemeyeceğin hiçbir şey yok.” dedi. Bu da bana çok keyif ve gurur verdi.

Dünyada ve Türkiye’de beğendiğin tasarımcılar ya da moda evleri neler?
Türkiye’deki genç tasarımcıları çok başarılı buluyorum. Dünyada Dries Von Notten, Balenciaga, Lanvin gibi moda evlerini çok beğeniyorum. Ancak  ben kendim için daha çok isimsiz tasarımcılardan giyinmekten keyif alıyorum. İş hayatımda her zaman kendi markalarımızın ürünlerini kullanırken, hafta sonları daha rahat davranıyorum. Ancak bir marka bağımlılığım yok.

Sosyal sorumluluk konularındaki duyarlılığınızdan bahsedebilir miyiz?
Ailece ve şirketçe  sosyal sorumluluk projelerine inanıyoruz ve onları destekliyoruz. En son olarak Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın ‘Okulum Geleceğim’ projesine destek amaçlı, benim uğuruna çok inandığım Yusufcuk figürünü kullanarak tasarladığımız ve Park Bravo’larda sattığımız t-shirtlerle vakfa ciddi bir gelir elde ettik. Tüm çalışanlarımız da bu projeye çok destek verdi ve inandı.

Tuana Zeynep Bilgin

---gallery---Foto Galeri için tıklayın!---/gallery---

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

Erkekler nasıl giyinmeli ve artık neleri giymekten vazgeçmeliler?

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

10 - Hasta edici darlıkta takım elbiseler!
Dapdar pantolonlara sahip, kısa paçalı takım elbiseler, takım elbise değildir arkadaşlar. Kadınların takım ...

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!