Nuray Sayarı'nın Aşk Kuantumu ile hayatınızı değiştirin! - womenist.net 

Nuray Sayarı'nın Aşk Kuantumu ile hayatınızı değiştirin!

Aşk Kuantumu ile siz ve aşka bakışınız tepeden tırnağa değişecek…

None “İçindeki Gücün Sırrını Keşfet” kitabıyla yakaladığı başarıdan sonra “Aşk Kuantumu” adlı kitabıyla da en çok satılanlar listelerinin baş sıralarında yer almayı başaran Nuray Sayarı ile Aşk Kuantumu, aşk ve aşka bakış üzerine ufak bir sohbet gerçekleştirdik.
 
“Aşk Kuantumu” nu yazmaya nasıl karar verdiniz?
Bence, en büyük kuantum aşk kuantumudur, aşk tutkudur. Benim bu kitabı kaleme almamın nedeni gözlemlerime dayanıyor. Ofisime sayısız ziyarete gelen insanların birçoğu ilişkilerini sınırlandırıp, kendilerini çaresizliğe sürüklüyorlar. Ben de diyorum ki; sevgi sınırsızdır. Sınır sadece düşüncenin bir biçimidir. Biz düşüncelerimizle sınır koyarız ilişkiye. Biz düşüncelerimizle olacak olayların bile önünü keseriz. Ben insanların sahip olma şekline değişim katmak istediğim için aşk kuantumunu kaleme aldım.

Özellikle bu kitabımda da kendi hayatımdan örnekler verdim. Kendi evliliğimi de konu ettim. 24 senelik evliyim. Ben şu anda pozitif olmayı, olumlu düşünmeyi öğrenmiş bir kadınım ama benim de enerjiyi bilmiyorken eşimin hayatına ve evliliğime kattığım yanlışlar oldu. Bunların en başında kıskançlık geliyor.  Kıskançlığın en büyük sorunu kıskandığımız bir şeyin asla sahibi olamayız. Diğeri, birileri hakkında konuşuyorsak hep onların arkasında kalırız. Onların arkasından konuşurken onlar bizim öznümüzden geçer. Ve son olarak da, sahip olma istediği ya da bir insana ego ile sahip olmaya çalışma. Yalnızsan niye yalnızsın? Bunu bulmalarını istedim bu kitabı yazarken. “Olumlu düşünüyorum ama sürekli talihsiz ilişkiler yaşıyorum ama hepsi birbirine benziyor, sadece isimler değişiyor. Sanki hep aynı senaryoyu yaşıyorum.” diyenleri gözlemledim. Ve dedim ki bir önce ki ilişkinizde nasıl ayrıldınız. Bilinç altınızın içinde hala nefret ve öfke mi var? Bu nefret ve öfkeyle yüzleşmeyi anlattım.

Ayrıca, kitapta çok güzel yöntemler ve testler var, birçok şeyi maddelendirdim. Böylece insanlar yanlışlarıyla yüzleşti. Bence, sınır koymadan, onu yolunda özgür bırakarak seversen o senin zaten.  Ama sen onun hayatına kısıtlamalar getirirsen, kaçırırsın. Aynı zamanda yasak ilişkilerin nasıl karmalar getirdiğini anlattım. Artı atalarımızın bize bıraktığı miras karmaları anlattım. Diyorum ki kitapta;

“Sen bugün evliğinde ya da ilişkinde birbirine benzeyen problemleri yaşıyorsun. Affetmen gerekenleri affettin. Peki, anneannen nasıl bir ilişki yaşamış. Nasıl bir miras bıraktı sana?”

None Biz karmalara inanmasak bile, karmalar bizi etkilemeye devam eder mi?
Eder tabii ki. Çünkü sen bir karma boyutundasın. Hepimiz bir karma ile geldik bu dünyaya. Ataları, anne, babayı ilişkileriyle kabullenmek gerekiyor. Herkes yaşadığı hayattan bir deneyim kazandı ve kazanmaya devam ediyor. Kabullenmeyi kitabımda anlattım. Kordonları koparmayı temizlenmeyi de kitabımda öğrettim. O enerjiyi bırakmayı anlattım. İlla insanların bana gelmesine gerek kalmadan kendi enerjilerini kendileri temizleyebilirler. Hatta temizleyen birçok kişiden sayısız mailler alıyorum.

Gerçekten benimsenmese bile, bu yola girmek insanlara yardımcı olabilir mi?
Tabii ki, ben hep şunu anlatıyorum, siz aşk kuantumu ile siparişinizi doğru veriyorsunuz.  Ama eğer yasak bir aşk yaşıyorsanız, milyonlarca kitap okuyun yanlış olan aşkı yaşama şekliniz. Başkasının sahip olduğu biri ile birlikteyseniz o aşk size hayır getirmez. Ya da bir sürü olumlama yapıyorsunuz, enerjinizi değiştirdiniz ama birilerine haksızlık ediyorsunuz. Merkezinizde kötülük var. O zaman yine hayır gelmez. Önce kendini düzelteceksin. Ben bu kitapta şunu anlattım; Kendini ne kadar seviyorsun? Ne kadar doğru bir insansın? Ne kadar doğru bir enerjinin içindesin? Sen kimsin? Neyi öğreniyorsun?  İlk önce kendini tanı, kendini çöz, kendini sev. Hayatına giren ya da çıkmış insanın sana neler öğrettiğine, nasıl tecrübeler kazandırdığına, nasıl deneyimler geçirdiğine dön bak. Zaten farkındalığa eriştiğinizde, mutlusundur. Ama tabii ki toplumda inanda var inanmayan da.  Onları da kabul etmemiz lazım. Kabul etmediğimiz hiç bir şeyi değiştiremeyiz.

None Aslında kendini değiştirmek zor bir iş…
Hiç de değil! Bakın, sınır koyuyorsunuz düşüncelerinize. Benim için hiç bir şey zor değil. Ben bu sistemi çok iyi biliyorum. Önce bu sisteme alışmaya niyet ettim. Ardından bu enerjiyi yaşamaya niyet ettim ve sonra da bu enerjiyi hayatıma oturttum. İlk çıktığım programlarda şaka gibi geliyordum birçok insana. Ama artık görüyorlar; Nuray Sayarı doğruyu yaşıyor. Doğru bir evliliğe sahibim. Doğru aşkı kim anlatabilir pardon! Önce bakın kendi ilişkime nasıl katkılarda bulunmuşum. Terzi kendi söküğünü dikemez derler, hiç alakası yok, yine sınır koyuyorlar. Ben bütün söküklerimi diktim. Şimdi, söküğü olanların söküklerini dikme zamanı.

Aşksız bir hayat olur mu sizce?
Hayır, kesinlikle olmaz. Ben kocama hala aşığım. Hala onu gördüğümde içim titriyor. Birçok arkadaşım da bana “Sen kendini kandırıyorsun” diyor. Ne mutlu bana, iyi ki kandırmışım. Kandırıyor olsanız bile, siz o aşkı içinizde yaratıyorsunuz.  Zaten siz büyük bir aşkla doğuyorsunuz. Önce aradığınız ilahi aşk ki, Tanrı sizin içinizde siz onun bir parçasısınız. En büyük aşk O. Sonra ilk tanıdığınız adam, erkek kim? Baba. O da çok önemli sizin bilinçaltınızda. Annenize nasıl bir hayat verdi. Yaşadığınız geçmişinizde öfke mi var nefret mi var? Eğer babasına öfke duyan birisi varsa onu çeker hayatına, ona benzeyen bir eşi olur. Bu da bir nevi kınamaktır, o da bir çeşit eleştiridir. Sen babanı baban gibi kabul et, anneni annen gibi kabul et. Onların deneyimi sana sadece örnek olmalı. Senin öfke duymana, nefret etmene neden olmamalı. Düşünce gücü ilişkiler konusunda adeta bir buluttur, mesajdır. Sen burada otururken,  gelecek olan eşine düşüncelerinle diyorsun ki “Bana bunu çektir”. “Beni aldatıyor mudur?” diye düşünüyorsun. Onun bilinçaltına mesaj gidiyor “Hadi beni aldat”. Hadi canım olur mu öyle şey diyenler var. Ama sen sınırlarını koydun bir kere, senaryonu yazdın. Aslında her şey düşüncelerle başlıyor.

Bu kuantum dediğim sistem atalarımızın çok iyi bildiği ama adını koyamadığı bir sistem. “40 gün ne düşünürsen olur” ya da “Aklıma gelen başıma geldi” gibi birçok söz var atalarımızdan yadigâr. Hatta bazen “Düşüncelerimden korkuyorum, aynısını yaşadım” deriz ama aslında sen onu planladın. “Aklıma gelen başıma geldi” tam olarak “Düşündüm, planladım ve uyguladım” demek.

None Siz kitabınızda aşkla ilgili sözlere çok yer vermişsiniz. Sizin sözünün nedir?
Benim kendi sözüm, “Sen yeter ki koşulsuz sev. Sen iste, istediğin her şeyi yapabilirsin. Seviyor ve seviliyorum.” Benim en büyük sözüm bu. Sen arkadaşını da sev, işini de sev. Sev ki ruhun beslensin.

Aşkı nasıl tanımlıyorsunuz?
Koşulsuz, şekilsiz, kontrolsüz akıştır. Benim aşk tarifim ilk önce Allah’ın ışığını sevmektir. Evrenin varlığını koşulsuz sevmektir. Benim aşk tarifim bu.

Eşiniz de sizin gibi mi düşünüyor?
O’da böyle düşünür. Biz birbirinden hiç ayrılmayan bir birini çok özgür bırakan bir çiftiz. Birbirimizi tartmıyoruz, biçmiyoruz.

www.astralyasam.com

Işıl Tulgar
Melis Şahinkaya

Burçlarına Göre Erkekler Nasıl Kadın İster?

Erkeklerin burçlarına göre ne tür kızlardan hoşlandıklarını merak ediyor musunuz?

Burçlarına Göre Erkekler Nasıl Kadın İster?

Koç
Maceracı kadınlar, bir Koç erkeğinin aradığı her şeydir! Onlar kendilerine "suç ortağı" olarak tanımlayacakları birini isterler. Tabiri caizse; patates ...

Burçlarına Göre Erkekler Nasıl Kadın İster? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!