Gözlerini göremediğim için, güzelliğini de göremiyorum... Fakat hala seni düşünüyorum ve senin “Güzelliğini” kalbimde görebiliyorum... - womenist.net 

Gözlerini göremediğim için, güzelliğini de göremiyorum... Fakat hala seni düşünüyorum ve senin “Güzelliğini” kalbimde görebiliyorum...

Kara Pırlanta’nın Sırrı’nın yolculuğu yazın başlamıştı ancak buharlaşıp uçması sonbahar süresince oldu... Kapanan bir sayfa bir başka sayfanın açılması demektir. Kara Pırlanta’ya duyduğum “Aşk ve Hayranlığın” hayatımın içinde bana bir çok sayfa açtırdığını biliyorum. Bence hepsinden ve herşeyden önce, herkes bu hoş ve gülümseten hikayenin, bir televizyon dizisi gibi, devam etmesini ve kendilerine “Romantizm ve Tutkunun” umutlarını vermesini istedi.

İkinci yazımdan sonra Kara Pırlanta’nın sırrına hissettiğim gerçek hislerle ilgili açık bir aşk mektubu yazmaya kendimi mecbur hissettim. Fakat nasıl bir süprizdir ki 3 saat 44 dakika sonra kendisinden aldığım bir e-mail bana onun hislerinin benimkilerle aynı olmadığını gösterdi... Kendime sorduğum soru, neden değerli zamanımı tartışarak geçireyim?

Hayatın tadını çıkaramak yerine... Kara Pırlanta, bende yarattığı değişimin ne olduğunu henüz farkedebilmiş değil. Kendine çok normal gelmeyen şeyleri ne kadar çok deneyimlersen sana bir o kadar az korkutucu gelir. Tabii ki iyi yargıların karşıtı kötü yargılardır.  Birbirini takip eden sorular kafamı birkaç gün meşgul etti. Yanlış sebeple mi ilgileniyorsun? Şiddetli bir cinsel kimya yüzünden körlük derecesinde şehvet mi bu? Keşfettim ki aşık olma arzusu cinsel bir davranışın dışa vurumudur?

Aşk, boşluk doldurmaya “Dikkat Kesilir”...  Tam olarak bir ilişki değildir... Doğru insan değildir... Bir yanılsamadır ve bir alevlenme gibi hemen yanıp biter. Zaman, aşk ilişkisinin arkasına saklanmayı bırakıp, “Gerçek Aşk’ın” şu anda, bugün başladığını sezmek zamanıdır!

Hava durumunun benim üzerimde çok ciddi bir etkisi vardır.  Tıpkı “Aşk” gibi...Bir gün sıcak ve buharlı, bir başka gün soğuk ve sisli...  Bu yüzdendir ki “ Bulutların arkasında her zaman güneş vardır !” diyerek kendimi soğuk ve sisli günleri atlatmak için şartlandırdım.

Bana hayal kurduran ve gülümseten insanlara karşı olan “Hislerime” hep güvenmişimdir, ancak bu deneyim bana, tamamen kendileri ile kendilerini doldurmuş olan insanlara güvenmemem gerektiğini gösterdi. Onlar kendilerinin çok önemli olduklarını göstermeye çalışırlar ve sizlerin de onlarsız asla yaşayamayacağınızı sanırlar... Gerçek olan şudur; kendilerine odaklanarak o kadar zaman harcarlar ki aslında son derece değersizdirler. Hayal ettiğiniz ve kendinize fısıldadığınız ümitleriniz size bir sanatçı olarak gelir.... İçinizdeki sanatçılık da sizin hayallerinizi ve rüyalarınızı gerçeğe dönüştürür.  Hayalleriniz gerçeğe döndüğünde de size acı veren tüm yaralarınızı anında unutursunuz. Gerçekten hayalleri gerçeğe dönüştürmek için hayal kurmaya devam edin.

Ben hala hayal kurup hissetmeye devam ediyorum çünkü hala “Masum Aşk’ın” bizim dünyamızda varolduğuna inanıyorum.

Ne yazık ki bizim yüzyılımızda kadınlar erkek kılığına bürünüp, erkek gibi hareket edip, erkek gibi çalışıyorlar...Oysa biz erkekler her zaman masum ve saf aşkı ararız, metro seksüelleri değil. Bazı feministler, bu düşüncelerimden dolayı “cinsler arasında eşitlik vardır diyerek” beni öldürebilirler... Çok üzgünüm ancak “neden erkekler doğurgan değildir?” diye sorarak böyle düşünmediğimi söylemek zorundayım. Biz erkeklerin “Hala ve Hep bir Kadına” ihtiyaçları vardır, bir metro seksüele değil.

Geçmişteki bir iyiliğimi geri ödemek zorunda mıyım diye kendimi sorguladım. Hiç de öyle düşünmüyorum çünkü gayret sarfettim ve bunda da ısrarlıyım. Seçimlerimi yaptım; ilerleme ve daha üst düzeyde kendi farkındalığım konusunda, ki bu duygusal değerlerimi, kararsızlıklarımı, yanlış seçim yapma konusundaki tereddütlerimi yansıtmakta...

Öyküm, “Masum Aşk” ve günlük hayatta ona nasıl ulaşabileceğimiz ile ilgilidir.
Hep hayal gücümü kullanmaktan nefret ediyorum... Çünkü ben sadece kendi düşündüğüm anları yaratıyorum. Bu tatlı anları ve duyguları bana hissetirebilen insanların gülümseyişlerine ve titreşimlerine ihtiyacım var.

İkinci yazımdan sonra Kara Pırlanta’nın sırrına hissettiğim gerçek hislerle ilgili açık bir aşk mektubu yazmaya kendimi mecbur hissettim. Fakat nasıl bir süprizdir ki 3 saat 44 dakika sonra kendisinden aldığım bir e-mail bana onun hislerinin benimkilerle aynı olmadığını gösterdi... Kendime sorduğum soru, neden değerli zamanımı tartışarak geçireyim?

Hayatın tadını çıkaramak yerine... Kara Pırlanta, bende yarattığı değişimin ne olduğunu henüz farkedebilmiş değil. Kendine çok normal gelmeyen şeyleri ne kadar çok deneyimlersen sana bir o kadar az korkutucu gelir. Tabii ki iyi yargıların karşıtı kötü yargılardır.  Birbirini takip eden sorular kafamı birkaç gün meşgul etti. Yanlış sebeple mi ilgileniyorsun? Şiddetli bir cinsel kimya yüzünden körlük derecesinde şehvet mi bu? Keşfettim ki aşık olma arzusu cinsel bir davranışın dışa vurumudur?

Aşk, boşluk doldurmaya “Dikkat Kesilir”...  Tam olarak bir ilişki değildir... Doğru insan değildir... Bir yanılsamadır ve bir alevlenme gibi hemen yanıp biter. Zaman, aşk ilişkisinin arkasına saklanmayı bırakıp, “Gerçek Aşk’ın” şu anda, bugün başladığını sezmek zamanıdır!

Hava durumunun benim üzerimde çok ciddi bir etkisi vardır.  Tıpkı “Aşk” gibi...Bir gün sıcak ve buharlı, bir başka gün soğuk ve sisli...  Bu yüzdendir ki “ Bulutların arkasında her zaman güneş vardır !” diyerek kendimi soğuk ve sisli günleri atlatmak için şartlandırdım.

Bana hayal kurduran ve gülümseten insanlara karşı olan “Hislerime” hep güvenmişimdir, ancak bu deneyim bana, tamamen kendileri ile kendilerini doldurmuş olan insanlara güvenmemem gerektiğini gösterdi. Onlar kendilerinin çok önemli olduklarını göstermeye çalışırlar ve sizlerin de onlarsız asla yaşayamayacağınızı sanırlar... Gerçek olan şudur; kendilerine odaklanarak o kadar zaman harcarlar ki aslında son derece değersizdirler. Hayal ettiğiniz ve kendinize fısıldadığınız ümitleriniz size bir sanatçı olarak gelir.... İçinizdeki sanatçılık da sizin hayallerinizi ve rüyalarınızı gerçeğe dönüştürür.  Hayalleriniz gerçeğe döndüğünde de size acı veren tüm yaralarınızı anında unutursunuz. Gerçekten hayalleri gerçeğe dönüştürmek için hayal kurmaya devam edin.

Ben hala hayal kurup hissetmeye devam ediyorum çünkü hala “Masum Aşk’ın” bizim dünyamızda varolduğuna inanıyorum.

Ne yazık ki bizim yüzyılımızda kadınlar erkek kılığına bürünüp, erkek gibi hareket edip, erkek gibi çalışıyorlar...Oysa biz erkekler her zaman masum ve saf aşkı ararız, metro seksüelleri değil. Bazı feministler, bu düşüncelerimden dolayı “cinsler arasında eşitlik vardır diyerek” beni öldürebilirler... Çok üzgünüm ancak “neden erkekler doğurgan değildir?” diye sorarak böyle düşünmediğimi söylemek zorundayım. Biz erkeklerin “Hala ve Hep bir Kadına” ihtiyaçları vardır, bir metro seksüele değil.

Geçmişteki bir iyiliğimi geri ödemek zorunda mıyım diye kendimi sorguladım. Hiç de öyle düşünmüyorum çünkü gayret sarfettim ve bunda da ısrarlıyım. Seçimlerimi yaptım; ilerleme ve daha üst düzeyde kendi farkındalığım konusunda, ki bu duygusal değerlerimi, kararsızlıklarımı, yanlış seçim yapma konusundaki tereddütlerimi yansıtmakta...

Öyküm, “Masum Aşk” ve günlük hayatta ona nasıl ulaşabileceğimiz ile ilgilidir.
Hep hayal gücümü kullanmaktan nefret ediyorum... Çünkü ben sadece kendi düşündüğüm anları yaratıyorum. Bu tatlı anları ve duyguları bana hissetirebilen insanların gülümseyişlerine ve titreşimlerine ihtiyacım var.

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Erkeklerin sizden istedikleri bazı şeyler var ama asla ne olduklarını söylemeyecekler!

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey!

Hayranlık!

Evet, bizler iltifat duymaya bayılıyoruz çünkü onları sonuna kadar hak ediyoruz. Ama her ne kadar dile getiremeseler de erkekler ...

Erkeklerin Görmek İstediği Ama Söyleyemediği 7 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!