Umudun şafağına yolculuk - womenist.net 

Umudun şafağına yolculuk

Herkese eşit olarak dağıtılan tek şey umut…

None Hepimizin vazgeçmişlikleri vardır. Küçükken ağacın yüksek dallarındaki elmalardan, vitrindeki o rengarenk bebek evinden, büyüdükçe sınavlardan, aşklardan, uzaktan sevdiğinin gözünün içine bakıpta onun sana bakmıyor oluşundan vazgeçirilmiş olduklarımız vardır. Her vazgeçiş karanlığın giyinilip gecenin geldiğini hissettirir insana. Oysaki ne kadar çabuk vazgeçiyoruz engellere takılıp, çoğumuz korkuyoruz  zorluklardan aç bir sırtlandan korkar gibi. Korkunun sonucunda bu hayatın tek nefeslik olduğunu da unutuyoruz. Unuttukça hayallerden vazgeçiyoruz, hayaller kendilerinden vazgeçildiğini anladıkça rüyalara da şans vermiyorlar, zamanla bunun adına da büyümek diyoruz birkaç bahane daha sığdırarak kesesinin içine. Hatta ayıplıyoruz bile çocukça umutlar besleyen ruhları, oysa bir hatırlasak kocaman dağlara bile çıkabilecek cesaretin içimizde olduğunu ya da metrelerce derinliği olan engin denizlere bile kafa tutup üzerinde bir martı gibi süzülebildiğimizi belki o zaman rüyalarla şans verecek umutların mumlarını yakarız içimizde vazgeçmek yerine…

Pes edilmeden beklenen her günün sonunda, vazgeçilmeden alınan her nefesin, içinizden çıkışında, umuda doğan güneşin şafağında bulursunuz kendinizi. Sessizce beklemişsinizdir, cesurca… Umudun şafağına yolculuk sona ermiştir artık üstelik bir daha siz bırakmadıkça gitmeyecektir, artık yüksek dallarda elmalar da daha yakındır gözlerinin içine baktığınızda gözlerini yakalayabildiğiniz sevgili de. Korkulara, zorluklara yenilip vazgeçmek artık yoktur dokuduğunuz halının ipliğinde.

None Vazgeçmediğim 3840 saat' in sonrasında ben umudumun şafağına yaptığım yolculuğu tamamladım ve artık sımsıkı tutunuyorum bana bağışlanan hediyeme önümdeki binlerce ve milyonlarca saate şükrederek.

Size vazgeçmeden atılan her umut adımında, ilk adımınız olabilecek, çıkacağınız her inanç yolculuğunda başlangıçta, yol arkadaşınız olabilecek hikayenin başlangıcını yapıyorum, sonrasında hikayenin nasıl yazılacağı sizin ellerinizde;

“Camdaki minik ayak seslerini daha yakın duymak için açtığım pencereden girdi ürpermiş kanat sesleri. Islak, korkmuş incecik kendine özel elleriyle koluma dokundu, dışarıda ki kar o kadar sessizdi ki yere düşmek kaderindeki her bir damlanın, rüzgarla sonunu uzattığı her andaki neşeli sesleri duyuluyordu, arkama baktığımda aynadaki mutluluğu gördüm, mutluluktan nefesin gerçekten nasıl kesilebildiğini. Birden uyandım aynı rüyamdaki gibi camdaki minik ayak sesleriyle, kanatları ıslanmıştı bu sefer yağan kardan hatta bu sefer korkudan çok umut vardı gözlerinde içeriye girme endişesi ile koluma dokundu ve minik seslerin aksine kocaman bir sevgi ile ısıttım kendine özel ellerini ve aynı rüyamdaki gibi aynadaki yüzüm bana gülümsüyordu hayatın bana verdiği ve vereceği hediyeleri kucakladığım için…

Superman’e…

Ayşenur Ilgaz

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!