Edinburg: Mistik bir kış masalı - womenist.net 

Edinburg: Mistik bir kış masalı

Kış tatillerinden hoşlanır mısınız? Kayak pistleri ve jet-set tropik destinasyonlar dışında bir kış tatili yapacak olsanız nereyi tercih ederdiniz?

None

İskoçya bir tatil destinasyonu olarak daha önce hiç aklınıza gelmemiş olabilir, hafızanızı yokladığınızda Kiltlerden, Highlander ve Brave Heart filmlerinden ya da gaydadan öteye gitmeyebilir.

Ben yine de İskoçya’ya 2010’da bir şans verin ve ülkenin UNESCO dünya mirasları listesine girmiş başkenti Edinburgh’u ziyaret edin derim.

None Dünya jet-set’inin ve Hollywood ünlülerin başını çektiği kış mevsimi tropik tatilcileri kervanına katılmak istemeyenler ve üşümeyi göze alanlara sesleniyorum, bikini ve parmak arası terliklerinizi çekmecelerinde bırakın, eldiven, atkı, bere, termal neyiniz varsa yanınıza alın ve kayalıklar üzerine kurulu, eski yüzlü Edinburgh’a uçun!

Tarihi mirası, mimarisi, coğrafi dokusu, ürkütücü hayalet öyküleri ve canavar efsaneleriyle mistik bir kış masalı yaşamaya davet eden Edinburgh, Avrupa’nın şık kış tatil destinasyonları arasında benzersiz bir deneyimi garanti ediyor.

Eski yüzlü koyu renk binalar, gotik çağrışımlar arasında kuzeyin soğuğunu iliklerinize dek hissederken eski ile yeni arasında, caddeler arasındaki daracık geçitlerden birinde zaman tünelinde kaybolmuş hissine kapılabilirsiniz.

None Otel seçerken;

Birleşik Krallık ülkelerinin hepsinde sıkça rastladığımız lüks, konfor kavramlarıyla ilgili kargaşa, tasarruf kültürü ve kolay kolay ısınmayan yüksek tavanlı eski yapılar otel seçerken her zamankinden daha dikkatli davranmanızı gerektirebilir.

Dışarıda geçirdiğiniz dondurucu saatlerin ardından odanızda gerçekten ısınmak ve rahatlamak istiyorsanız beş yıldız konforu ile misafirlerini ağırlamak üzere bekleyen, şehrin tam göbeğinde yer alan Caledonian Hilton ya da George Hotel’i tercih edebilirsiniz.

None Tarihi doku

Sert hava koşullarına bağlı olarak zamanınızın çoğunu iç mekanlarda geçirmek zorunda kalsanız da havası, dokusu ve zenginlikleri ile sarıp sarmalayan belki de sadece kışın ziyaret edildiğinde keyif veren bir şehir Edinburgh.

Ben yaz mevsimini yaz gibi yaşayamayan, trençkotsuz gezemediğiniz,  15 derecelik yaz ortalamasıyla ünlü ıslak şehirlerden pek hoşlanmadığım için de böyle düşünüyor olabilirim. Edinburgh’un tarihi, geçmişi ve mimarisi ile ilgili çok sayıda bilgiye internet üzerinden ulaşmak mümkün.

Yine de kaçırılmaması gereken birkaç turistik noktaya değinmeden geçemeyeceğim.

None Bin yılı aşkın süredir volkanik kayanın üzerinde tüm ihtişamı ile yükselen Edinburgh Kalesi, Tintoretto, Titian, Poussin, Claude Lorraine, Rembrandt, Reynolds, Gainsborough, Chardin, Antonio Canova ve Turner gibi sanatçıların eserlerini bulabileceğiniz, Birleşik Krallık’ın en önemli müzelerinden biri olarak kabul edilen National Gallery of Scotland, Protestan Reformu’nun önemli isimlerinden John Knox’un evi, St. Giles’ Katedrali,  Kraliçe’nin İskoçya’daki evi olarak kabul edilen Holyroodhouse Sarayı, 17. yy İskoçyası’nda yaşamı birebir gözleyebileceğiniz döneme ait mobilyaları ile muhafaza edilen Gladstone’s Land ve Viktoryen dönem oyuncakları ile başınızı döndürecek Museum of Childhood (Oyuncak Müzesi) ilk akla gelenlerden…

None Alışveriş yapmadan olmaz!

Princes Street eski şehirle yeni şehri birbirinden ayıran ana cadde olarak kabul ediliyor. İngiltere genelinde rastladığımız “high street” markalarının tümünü burada bulmak mümkün. House of Fraser, John Lewis ve Debenhams gibi department storelara ek olarak Edinburgh’ta bir de Jenners var.

Princes Street’e paralel George Street çıtayı yükseltmek isteyenlere hitap ediyor. Burada Cruise gibi dünyaca ünlü markaların ürünlerine yer veren çok markalı / multi-brand mağazalara rastlamak mümkün. George Street St. Andrew meydanına açılıyor ve alışveriş meraklılarını bu kez Harvey Nichols karşılıyor.

None Harvey Nichols Edinburgh’un gösterişsiz haliyle biraz hayal kırıklığı yarattığını kabul etmek zorundayım. Özetle Edinburgh İngiltere genelinde bulunan mağazalardan daha farklı ve fazla bir şey sunamıyor ziyaretçilerine. Tabii, çeşitleri karşısında şaşkına döndüğünüz kaşmir ürünleri saymazsak.

Kale ile Holyroodhouse’u birleştiren eski şehrin en canlı caddesi Royal Mile üzerinde bulunan mağazalar, pelerinden, atkıya, şala, kazaklara ve battaniyelere kadar tartan ile bezenmiş kaşmir ürünleriyle göz dolduruyor. Battaniyelerden bir tane seçerek taşımaya üşenmemenizi tavsiye ederim. Tahmin edebileceğiniz gibi burada turistlere yönelik aklınıza gelen diğer her türlü ıvır zıvır hediyelik bulmak da mümkün.

None Yeme-içme

İşkoç mutfağı, Türk damak tadı için büyük sürprizler sunmuyor.  Rose Street, Royal Mile üzerindeki publar geleneksel bir deneyim arayanlara sıcak bir atmosfer sunarken, George Street üzerindeki cafe ve bistrolar salaş mekanlardan hoşlanmayanlara şehrin şık yüzünü gösteriyor.

Somon balığı, fish and chips, sakatatlarla hazırlanan ünlü haggis,  fish cake (ki biz bunlara İstanbul balıkçılarında balık köftesi diyoruz), tadına doyulmayan malt viskileri, Musselburgh bölgesinin leziz S.Luca dondurması ile ünlü Edinburgh’da sokakta sıcak şarap ya da marshmellowlu sıcak çikolata içmek de mümkün.

Bir dönem cadıların halkın önünde idam edildiği Grassmarket meydanında yer alan salaş publardan Last Drop’ta ballı viskiyi denemenizi öneririm. İskoç mutfağını cazip bulmayanlar için Hint restoranları baştan çıkarıcı bir alternatif oluşturabilir. Turistik olmayan bir tane ararsanız Mother of India’yı deneyebilirsiniz.

None Her yıl yılbaşında dünyanın en büyük sokak partilerinden Hogmanay’a ev sahipliği yapan Edinburgh cebinizde küçük viski şişeniz, üzerinizde en kalın kıyafetleriniz, yanınızda çok sevdikleriniz, kulaklarınızda gaydanın sesine karışan geçmiş yüzyılların esrarengiz uğultuları ile sokaklarını keşfetmeniz için bekliyor.

Kış bitmeden elinizi çabuk tutun!

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!