Himalaya Tuzu ile gelen sağlık.. - womenist.net 

Himalaya Tuzu ile gelen sağlık..

Himalaya Kristal tuzu yapısında bulundurduğu mineraller sayesinde sofralarımızdan eksik etmememiz gereken muazzam bir besin kaynağı!

None Vücudumuzun yüzde 75’i sudur. Hücreler arası geçişleri sağlayan bu su aynı zamanda  hücreler arasındaki boşlukları doldurur. Bu su sanılanın aksine tuzlu bir sudur ve denizlerimizdeki tuzla eş değerdedir. Vücuttaki tüm yaşamsal değerleri tuz ve su dengeler. Vücudumuzda bu denli önem teşkil eden bu iki maddeyi yeterli oranlarda almak hayatımız açısından çok önemli bir yer taşır.
Tuzun hayatımızdaki yeri nefes almak kadar önemli. Kış boyunca yenilenen böbreklerimiz tuz sayesinde fonksiyonlarını dengeleyip bizleri sıcak havalara hazırlıyor. Yemek yapımı sırasında damak zevkimiz için kullandığımızı düşündüğümüz tuz aslında yerine hiçbir şeyi koyamayacağımız, sağlığımız için çok önemli bir mineral.

None Vücudu oluşturan hücrelerin arası ve içi tuzlu su ile kaplıdır. Anne bebeğini tuzlu sulu bir ortamda karnında taşır. Hayat, denizlerimizdeki tuzlu su ile başlamıştır ve eksikliğinde de yok olacaktır.
İki tip tuz vardır. Bunlar doğal tuzlar ve sofra tuzları olarak ikiye ayrılır. Bu iki tip tuz arasındaki fark içeriğindeki mineral dengeleridir. Himalaya Kristal tuz 250 milyon sene önce yerkabuğu hareketleriyle oluşmuş en saf minerallerden biridir. Dolayısıyla içinde ihtiyacımız olan bir çok değerli mineral bulundurur. Rafine sofra tuzu ise ihtiyacımız olan minerallerden ve doğallığından arınmış bir sanayi tuzudur. Vücut için faydadan çok zararı olan sofra tuzları, kurumanın başlıca sebeplerindendir.
Rafine tuz vücut için son derece agresif bir maddedir. Vücuda girdiğinde vücut, bu maddeden korunmak için onu atmaya çalışır. Atamadığı kadarı da kemikler üzerinde kristalleşip, rahatsızlıklara sebep olur. Yüksek tansiyon ve kansere en çok davetiye çıkaran minerallerin başında sofra tuzu gelir.

None Rafineri tuz ve sanayisinin aksine, dünya kristal tuz yataklarından en önemlisi Pakistan’da bulunmaktadır. Bu tuz doğal Himalaya tuzu olarak adlandırılır. Küçük moleküler yapısı sayesinde vücuda giriş ve çıkısı diğer sofra tuzlarına göre çok daha hızlıdır. Bu da böbreklerin fazla yorulmayıp, dengede kalmaları için çok önemlidir.
Vücuttaki asit baz dengesini, dolaşım sistemi ve organları, kan basıncını olumlu etkileyen himalaya tuzunun faydaları düzenli kullanıldığında bir çok hastalığın tedavisinde yardımcı oluyor. Özellikle kemik erimesi(Osteoporoz), migren, kanserli hücrelerin yenilenmesi, diyabet, yüksek tansiyon, astım ve Alzheimer tedavisinde kullanılan Himalaya tuzu sağlık açısından gözerdi edilemeyecek kadar olumlu etkilere sahip.
Banyoda kullanabileceğiniz bir miktar Himalaya tuzu ise sinirleri sakinleştiriyor, kasları gevşetiyor ve ayrıca birçok kadın hastalığının tedavisinde de kullanılıyor.

None Hem beden hem  ruh sağlığı için bir mineral deposu olan Himalaya tuzu, uyku düzeni, kilo problemleri hatta stres ve depresyona bile yardımcı oluyor. Seratonin salgısını sağlamaya yardımcı olan bu tuzun sofralardan hiç eksik edilmemesi gerekiyor.

Kaslardaki güç kaybı için bile kullanılan bu tuz kozmetikçilerin de gözdesi. Yaşlanmayı geciktirici özelliğiyle, her türlü nemlendirici kremin yerine geçebilecek kadar güçlü etkilere sahip Himalaya tuzu, hem yenerek hem de vücuda sürülerek kullanılabiliyor.

Himalaya tuzunun sağlık için bize katkıları burada da bitmiyor. Enerjimizin yüzde 56’ sını havadan alıyoruz. Bu yüzden soluduğumuz havanın kalitelisi de bizler için çok büyük bir önem taşıyor.

Odanıza veya evinizin herhangi bir köşesine koyabileceğiniz Himalaya tuzu lambaları, taşıdığı eksi iyonlar (havanın vitaminleri) sayesinde bizleri duman, toz zerreleri, kronik yorgunluk, astım, hayvan tüyü ve küflü ortamlardan da koruyabiliyor. Yaşadığınız alanı temizleyip, size daha sağlıklı bir ortam hazırlıyor. Bu lambalar sayesinde, evinizdeki bakterilerden de korunmanız mümkün. Özellikle bir hayvan severseniz, hayvanlarınızın istenmeyen kokularından da bu şekilde kurtulmanız çok büyük rahatlık.

Kendinizi deniz kenarına ya da ormanlık alanlara attığımızda, daha ferah ve daha dinç hissederiz. Bunun sebebi havadaki eksi iyonların fazlalığından kaynaklanmaktadır. Şehirlerimizdeki toz, duman ve kirli hava bu eksi iyonların kaybına sebep olur fakat bunu tersine çevirmek çok kolay. Himalaya tuzu lambaları sayesinde sizler de evinizin havasını dengede tutabilirsiniz.

Doğadan gelen hiçbir besin kaynağını veya minerali hayatlarınızdan ve özellikle sofralarınızdan eksik etmeyin. Öyle görünüyor ki sağlığımız için ihtiyacımız olan her şey zaten dünyada bizler için mevcut.



Zeynep Çavuşoğlu

None Vücudumuzun yüzde 75’i sudur. Hücreler arası geçişleri sağlayan bu su aynı zamanda  hücreler arasındaki boşlukları doldurur. Bu su sanılanın aksine tuzlu bir sudur ve denizlerimizdeki tuzla eş değerdedir. Vücuttaki tüm yaşamsal değerleri tuz ve su dengeler. Vücudumuzda bu denli önem teşkil eden bu iki maddeyi yeterli oranlarda almak hayatımız açısından çok önemli bir yer taşır.
Tuzun hayatımızdaki yeri nefes almak kadar önemli. Kış boyunca yenilenen böbreklerimiz tuz sayesinde fonksiyonlarını dengeleyip bizleri sıcak havalara hazırlıyor. Yemek yapımı sırasında damak zevkimiz için kullandığımızı düşündüğümüz tuz aslında yerine hiçbir şeyi koyamayacağımız, sağlığımız için çok önemli bir mineral.

None Vücudu oluşturan hücrelerin arası ve içi tuzlu su ile kaplıdır. Anne bebeğini tuzlu sulu bir ortamda karnında taşır. Hayat, denizlerimizdeki tuzlu su ile başlamıştır ve eksikliğinde de yok olacaktır.
İki tip tuz vardır. Bunlar doğal tuzlar ve sofra tuzları olarak ikiye ayrılır. Bu iki tip tuz arasındaki fark içeriğindeki mineral dengeleridir. Himalaya Kristal tuz 250 milyon sene önce yerkabuğu hareketleriyle oluşmuş en saf minerallerden biridir. Dolayısıyla içinde ihtiyacımız olan bir çok değerli mineral bulundurur. Rafine sofra tuzu ise ihtiyacımız olan minerallerden ve doğallığından arınmış bir sanayi tuzudur. Vücut için faydadan çok zararı olan sofra tuzları, kurumanın başlıca sebeplerindendir.
Rafine tuz vücut için son derece agresif bir maddedir. Vücuda girdiğinde vücut, bu maddeden korunmak için onu atmaya çalışır. Atamadığı kadarı da kemikler üzerinde kristalleşip, rahatsızlıklara sebep olur. Yüksek tansiyon ve kansere en çok davetiye çıkaran minerallerin başında sofra tuzu gelir.

None Rafineri tuz ve sanayisinin aksine, dünya kristal tuz yataklarından en önemlisi Pakistan’da bulunmaktadır. Bu tuz doğal Himalaya tuzu olarak adlandırılır. Küçük moleküler yapısı sayesinde vücuda giriş ve çıkısı diğer sofra tuzlarına göre çok daha hızlıdır. Bu da böbreklerin fazla yorulmayıp, dengede kalmaları için çok önemlidir.
Vücuttaki asit baz dengesini, dolaşım sistemi ve organları, kan basıncını olumlu etkileyen himalaya tuzunun faydaları düzenli kullanıldığında bir çok hastalığın tedavisinde yardımcı oluyor. Özellikle kemik erimesi(Osteoporoz), migren, kanserli hücrelerin yenilenmesi, diyabet, yüksek tansiyon, astım ve Alzheimer tedavisinde kullanılan Himalaya tuzu sağlık açısından gözerdi edilemeyecek kadar olumlu etkilere sahip.
Banyoda kullanabileceğiniz bir miktar Himalaya tuzu ise sinirleri sakinleştiriyor, kasları gevşetiyor ve ayrıca birçok kadın hastalığının tedavisinde de kullanılıyor.

None Hem beden hem  ruh sağlığı için bir mineral deposu olan Himalaya tuzu, uyku düzeni, kilo problemleri hatta stres ve depresyona bile yardımcı oluyor. Seratonin salgısını sağlamaya yardımcı olan bu tuzun sofralardan hiç eksik edilmemesi gerekiyor.

Kaslardaki güç kaybı için bile kullanılan bu tuz kozmetikçilerin de gözdesi. Yaşlanmayı geciktirici özelliğiyle, her türlü nemlendirici kremin yerine geçebilecek kadar güçlü etkilere sahip Himalaya tuzu, hem yenerek hem de vücuda sürülerek kullanılabiliyor.

Himalaya tuzunun sağlık için bize katkıları burada da bitmiyor. Enerjimizin yüzde 56’ sını havadan alıyoruz. Bu yüzden soluduğumuz havanın kalitelisi de bizler için çok büyük bir önem taşıyor.

Odanıza veya evinizin herhangi bir köşesine koyabileceğiniz Himalaya tuzu lambaları, taşıdığı eksi iyonlar (havanın vitaminleri) sayesinde bizleri duman, toz zerreleri, kronik yorgunluk, astım, hayvan tüyü ve küflü ortamlardan da koruyabiliyor. Yaşadığınız alanı temizleyip, size daha sağlıklı bir ortam hazırlıyor. Bu lambalar sayesinde, evinizdeki bakterilerden de korunmanız mümkün. Özellikle bir hayvan severseniz, hayvanlarınızın istenmeyen kokularından da bu şekilde kurtulmanız çok büyük rahatlık.

Kendinizi deniz kenarına ya da ormanlık alanlara attığımızda, daha ferah ve daha dinç hissederiz. Bunun sebebi havadaki eksi iyonların fazlalığından kaynaklanmaktadır. Şehirlerimizdeki toz, duman ve kirli hava bu eksi iyonların kaybına sebep olur fakat bunu tersine çevirmek çok kolay. Himalaya tuzu lambaları sayesinde sizler de evinizin havasını dengede tutabilirsiniz.

Doğadan gelen hiçbir besin kaynağını veya minerali hayatlarınızdan ve özellikle sofralarınızdan eksik etmeyin. Öyle görünüyor ki sağlığımız için ihtiyacımız olan her şey zaten dünyada bizler için mevcut.



Zeynep Çavuşoğlu

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Yoga ve meditasyon ile bedeni gevşetmeye, zihni rahatlatmaya hazır mısınız?

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Balasana ( Çocuk Pozu)

Kalçaları topuklara, alnı yere doğru bırakarak Balasana’ya yerleşin. Kolları omuz mesafesi olacak şekilde ileriye doğru uzatın, ...

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!