Mimar aynı zamanda seramik sanatına gönül veren ancak henüz kendi deyimi ile seramik sanatçısı olmayan ama o yolda yürüyen İrem Ertunga Bonfil… - womenist.net 

Mimar aynı zamanda seramik sanatına gönül veren ancak henüz kendi deyimi ile seramik sanatçısı olmayan ama o yolda yürüyen İrem Ertunga Bonfil…

Çok zevkle çalışan ve yaptığı parçaların henüz hediye edilebilecek objeler olduğunu dile getiren Bonfil, bu keyifli parçaların www.irembonfil.com adresinden kolaylıkla sipariş edilebileceğini dile getiriyor.

None Tüm çocukluk yılları Almanya’da geçen İrem Bonfil Viyana güzel sanatlar akademisinde sahne dekoru ve kostüm tasarımı okumasına rağmen mimar babasının izinden giderek çok başarılı bir iç mimar olmuş.

Ancak içindeki seramik sanatı aşkına da bir yerde yenik düşerek seramik yapmaya başlamış. Oldukça hoş, modern seramik tasarımlar yaparak bunları sanatseverlerin zevkine sunuyor.

None Sanatçı bir aileden geliyorsun. Baban mimar ancak resim de yapıyor. Sanatçı bir ailede büyümek sana neler kattı?

Evet, ailecek sanatla iç içeyiz çocukluğumda annem ve babamla gittiğimiz tüm seyahatlerde çekilen fotoğraflarda bina kesitleri, eski kapıların resimleri yanında annem ve ben karınca boyutunda gözüküyoruz. Babam hep “bak bu binanın köşesini gördün mü, bu detayı gördün mü” diye gezerdi. Tabii sen de zamanla o gözle bakmaya alışıyorsun, özellikle babamın olduğu tüm seyahatlerde sanat galerileri, müzeler görerek geçiyordu. Babamın öğretmenliğinde ben de yavaş yavaş detay görmeyi öğrendim. Herşeyin en ince ayrıntısına bakıyorsun. Çocuklarım da öyle yetişti onlar da herşeyin en ince ayrıntısını fark ediyorlar. Tabii bu da beraberinde perfeksiyonizmi getiriyor. Estetiği aramayı öğreniyorsun. Bu da ne kadar iyi bilemiyorum çünkü hep daha iyi hep daha iyi estetik arayışı başlıyor.

None Peki, seramik yapmaya nasıl başladın?

İç Mimari ne kadar yaratıcı da olsa ve zevkle yapsam da kendi ellerinle yarattığın bir şey değil yani koltuğa kumaş seçmek ya da bir masa tasarlamak tabii yaratıcılık ancak seramik yapmak ellerinle çamura şekil vermek benim için çok başka türlü bir yatıcılık ben bununla daha çok tatmin oluyorum. 3 boyutlu, elimle yaratabileceğim çalışmalardan hoşlanıyorum. Bu tür çalışmalardan uzaklaştığımda mutsuz olduğumu hissedip bu yöne kaydım. Hala içmimarlık yapıyorum, hobi olarak başlayan bu iş şimdi daha ciddi bir boyuta geldi.

None Sen de Viyana’da sahne dekoru ve kostüm tasarımı okumuşun. Hiç okuduğun konu olan sahne dekoru ve sahne kostümü tasarımı konusunda çalışabildin mi?

Maalesef çalışamadım okuldan sonra döndüğüm 1986 yılında henüz özel televizyonlar yoktu Devlet tiyatrosuna girmeyi denedim, devlet tiyatrosunda da kadro olayından dolayı maalesef olmadı. Çünkü ne yazık ki birisi ölmeden kadrodan kimse ayrılamazdı. Ben de bunun üzerine babamın yanında çalışmaya başladım. İlk başlarda proje kazıyarak, yavaş yavaş ilerledim. Çekirdekten yetiştim diyebilirim.

None Web sitene de ismini veren “DOT” ne anlama geliyor?

Biz daha önce çok kreatif bir arkadaşım olan Esra Aksu ile DOT DESIGN WEAR adlı bir koleksiyon hazırladık. DOT’ ta ikimizin ortak bulduğu nokta anlamına gelen bir isim. Bir nokta koyalım diyerek yola çıktığımız bir durumdu. 2 yıl boyunca yazlık ve  farklı kıyafetler tasarladık, farklı kumaşlardan farklı aksesuarlarla kaftan yapan ilk biziz diyebilirim.
Maalesef Esra kendi işinde çok yoğundu ben de öyle…Ve o işi devam ettiremedik. Ben DOT ismini çok sevdiğimden Dot Design Studio olarak devam etmek istedim. Esra bir aksesuar işine girdi ben de ona bazı farklı şeyler ürettim: şallar, şapkalar gibi. Hepsini kendim üretiyorum, seri üretim değil özgün tasarımlar.

None Seramik yolculuğu nasıl başladı?

Jale Yılmabaşar annemin ve babamın arkadaşıydı. Ne zaman onlara gitsek ben kendimi onun atölyesine atar ve çamur dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkardım.
Hala orada yaptığım parçalar duruyor. Çocukluğum Almanya’da geçti. Orada da seramik kurslarına devam ettim. Yani çocukluğumdan beri elim hep çamurun içindeydi bir şekilde. İki sene kadar bir arkadaşımın seramik kursuna devam ettim. Bir müddet sonra kendi atölyemi kurdum.
Ama bu işin sonu yok devamlı kendini geliştirmen lazım.

None Seramik oldukça zor bir sanat dalı. Sana göre doğru bir parçayı çıkarabilmek için çok fazla parça çöpe atabiliyorsun. Ufak bir peçetelik bile olsa bu parça…
Ona şekil veriyorsun 3 gün kuruyor; sonra fırınlıyorsun, fırını 2 gün sonra açıp içindekini alıp boyuyor tekrar fırınlıyorsun… Tabii bu arada bir problem olmazsa. Bazen fırına 1 tepside 3 tabak koyuyorum içerde biri patlıyor diğerlerine yapışıyor, hadi hepsi baştan yapılıyor. Yani oldukça zor bir iş. Ben 2 farklı çamur kullanıyorum; biri daha porselen hamuru gibi beyaz, diğeri seramik hamuru.
Seramik bana göre rustik bir obje o yüzden de pleksi gibi daha modern malzemelerle karıştırarak daha modern tasarımlar yapmayı seviyorum.

None Web sitesinden satış da var galiba?

Evet, aynı zamanda bazı dükkânlar ve galerilere köşeler hazırlıyorum, mal veriyorum. Pera müzesinde ürünlerim vardı ancak tükendi şimdi yeni bir parti hazırlıyorum oraya. Galatasaray’da Didem Çapa’nın sanat ağırlıklı mağazası “1 noktada” da çalışmalarım var. Bir arkadaşım, Retro Plus özgün hediye paketleri hazırlıyor ona da bazı objelerimden üreteceğim mallar vermeye başlıyorum. Onunla kutudaki sanat adlı özgün bir çalışma yapacağız.

Senin için en önemli seramik sanatçıları  kimler?

Jale Yılmabaşar ve Alev Ebuziyya, çok büyük bir hayranlık duyuyorum onların çalışmalarına.


Tuana Zeynep Bilgin
zbilgin@womenist.net


Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!