Ekim 2011 kitapları! - womenist.net 

Ekim 2011 kitapları!

Hayatımıza anlam kazandıran kitaplarda sıra Ekim ayı önerilerinde...

None Adalar'da İz Bırakanlar

Kitapta Prens Adaları'ndaki insan izleri ve o izlerin ardındaki ada öyküleri anlatılıyor. Kitapta yer alan toplam 46 kısa öyküde yazar Korhan Atay'ın deyişiyle, "Adalar'a kimisi sevip isteyerek, kimisi ekmek parası için, kimisi göç ederek, kimisi sürülerek gelen”, "orada yaşayıp ölen" ya da "rüzgar gibi geçip giden" ve "bir bölümü hâlâ aramızda veya uzaklarda yaşamaya devam eden" insanların izi sürülüyor. Kitapta sadece bu kişilerin arkalarında bıraktıkları büyük ya da küçük izlerden esinlenen hikâyelere değil, çok kültürlü ada yaşamının ve adalılığın öykülerine de yer veriliyor.

None Tutku

Luce geçmiş yaşamlarında bir şeyin - ya da birinin - ona yardımcı olabileceğinden emindir. Bu nedenle bu hayatının en önemli yolculuğuna çıkar… Daniel ile olan aşkına bizzat tanık olmak ve aşklarını sonsuz kılacak yolu bulmak için kendi geçmişine gider. Cam, melekler ordusu ve Sürgünler, çaresiz bir halde Luce’u yakalamaya çalışmaktadır, fakat hiçbiri Daniel kadar çılgına dönmemiştir. Luce’la paylaştıkları geçmiş boyunca onu takip eden Daniel, Luce’un tarihi değiştirmesi halinde olabileceklerden korkmaktadır. Çünkü asırlar boyunca süren sevgileri sonsuza dek alevlerin arasına hapsolabilir. Lauren Kate’in kaleminden...

None İnkar

Evrenin varoluşundan bu yana insanoğlu için en büyük bilinmeyen ölüm ve sonrası olmuştur. Nereden geliyoruz? Burada ne yapıyoruz? Ve nereye gidiyoruz? Bu 3 soruya pek çok insan yanıt aramış, kimisi bulmuş ve paylaşmış, kimisi ise bulduğunu dahi fark etmemiş. İnancı olanların soruları azalmış, inkâr edenlerinse soruları artmıştır. Hayatı yaşarken ya her şey kendi kontrolünüzde ya da hiçbir şey kendi kontrolünüzde değil gibi bir tercihe sahipsiniz; kimileri de ikisinin arasında dolaşacak sonra da kaybolup gidecekler…Eddi Anter, İnkâr adlı romanında bugüne kadar kendi meslek dallarında gelmiş geçmiş en önemli yere sahip dünya liderleri, filozof, sanatçı, tıp ve bilim adamlarının görüşlerine yer verip bu sorulara verdikleri cevapları paylaşıyor… Bu roman hayatının anlam ve amacını başka insanların yaşamlarında arayan, biyografi kitap sayfalarını karıştıran, kurumuş tarih yapraklarını araştıran kişiler ve onların yaptıkları boş ve anlamsız serüven içindir...

None Anne  Frank’ın Hatıra Defteri

Anne Frank 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasında günlük tutmuştur. Mektupları, radyoda sürgün olan Kültür ve Bilim Bakanı Bolkestein'in konuşmasını dinleyene kadar sadece kendine yazdı .Bolkestein, savaştan sonra Hollanda halkının Almanlardan gördüğü zulme şahitlik eden tüm belgelerin toplanıp yayınlanması gerektiğini söylüyordu. Örnek olarak da günlükleri veriyordu. Bu sözler Anne Frank'ı çok etkiledi ve savaştan sonra bir kitap çıkarmaya karar verdi. Günlükleri bu kitap için temel olacaktı. Anne Frank Bergen Belsen kampında 1945 yılının Mart ayında 15 yaşında öldü. Aileden hayatta kalan tek kişi olan Otto Frank onun günlüğünü yayınladı. Anne Frank'ın Hatıra Defteri o zamandan beri dünyada en çok okunan kitaplardan biri oldu. Otuzun üzerinde dile çevrildi ve 16 milyon adet satıldı.

None İnsan ve İletişim

Her insan, içinde bir ışıkla doğar. Bu ışıltı ve masumiyet bebeklerin her tarafından dışa yansır. Bebeklerin kokusu bile masumiyet kokar. İnsanların içinde doğuştan var olan ışık ne kadar kararsa da asla sönmez. Bu ışık zaman zaman farklı duygularla gölgelense de için için yanar ve hep iyiyi, güzeli arzu eder. İçimizdeki bu ışık hep bir "umut"tur. Eğer isterse, eğer imkân ve fırsat sunulursa içimizdeki gölgelenmiş ışığı çıkartabilir, zamanla sevgi ve güzelli saçabiliriz etrafa? Zaman zaman içimizdeki çocuğun bize tepki göstermesine izin verelim. Bu çocuk, bize yaşama sevinci verir, bizi hayata bağlar; o sebeple onu koruyup kollayalım. Yüreğimizde kibir, kin, nefret, kızgınlık, ön yargı öfke ve hasetlik gibi duygular taşıyarak bu çocuğa -aslında kendimize- ne kadar zarar verdiğimizin farkında mıyız? Bunların yerine yüreğimizi alabildiği kadar sevgi, saygı, güven, hoşgörü, kanaat, yardımseverlik... duygularıyla doldursak ve hayata güzel baksak ne kaybederiz? Ertuğrul Yaman’dan öğretici bir kitap...

None Delireceğim de Vakit Bulamıyorum

Mine Sota’nın satırlarıyla, dünya telaşındaki yorgunluktan, unutulmaya yüz tutmuş yaşama sevincinizin bam telini titretecek bu kitapta, her zaman söyleyecek bir çift lafı olanların, attığı çığlıkları kimseye duyuramayanların, en sevdiği yemek ucundan koparılmış taze ekmek olanların, üzgün insanların attığı kahırlı bakışları yerden alıp öperek alnına koyanların, havalar ısınınca leğene su doldurup çimmeye kalkanların, çiğnediği sakızı kaybolmasın diye kafasının tepesine yapıştıranların komik momik hikâyeleri var.

"Yalnızlıktan şikâyetçiyim kosmer bey!" diyorsanız bu kitabın doğal telaşına kendinizi bırakın.

None Milena’ya Mektuplar

Sanırım sizinle Milena, ortak bir özelliğimiz var: Çok ürkek ve kaygılıyız. Neredeyse her mektup birbirinden farklı, hemen hepsi bir öncekinden ve bundan da fazla gelecek cevap mektubundan korkuyor. [...] Mektupları okumaya hiç cesaret edemiyorum, aralıklarla okuyabiliyorum ancak, onları okurken duyduğum acıya dayanamıyorum." Yeryüzünün en büyülü, en karanlık ve elbette en umutsuz aşklarından biriydi onlarınki: Franz Kafka ve Milena Jajenska... Milena'nın, Kafka'nın öykülerini Çekçeye çevirmesiyle başladı ilişkileri; Kafka'nın ölümünden kısa süre öncesine kadar devam eden mektuplarla büyüyen bir aşka dönüştü. Nuriye Gülmen'in Almanca aslından çevirisiyle Franz Kafka’nın kaleminden Milena'ya Mektuplar, bu ölümsüz ve keder yüklü aşkı günümüze taşıyor.

None Lanetli Tutkular

Archer ve Ellen... Ve ikisi arasında sıkışıp kalmış zavallı bir kadın, May... Archer Ellenin kuzeni May'le nişanlı, Ellen ise Beafortla evli. İkisinin de eli kolu bağlı, ikisi de çaresiz... Ama ikisi de birbirine âşık, ikisinin kalbi de yalnız birbiri için çarpmakta... İkisi de olmayacağının bilincinde bu yasak aşkın; bazense ikisi de umutlu. Hayat hayalle gerçek arasında sıkışıp kalmış bu insanları ve bunların aşkını nereye sürükleyecek kim bilir... Bunun farkında olmadan hayallerin ve gerçeklerin peşinde koşacaklar durmadan. Peki, sonları ne olacak? Bu yasak aşk nasıl bir sona kavuşacak bu şartlar altında? Bu kitabıyla dünya çapında ün yapan ve Plutzer Ödülünü kazanan Edith Wharton bu yasak aşkı akıcı bir dille okurlarına sunuyor ve kapalı bir sonla bitiriyor kitabını. Muhteşem aşk ve ihtiras çözümlemeleriyle dolu bu yasak aşk hikâyesi okurunu bekliyor.

None İhaneti Hatırla

Cilly; sevdiğine kavuşmak için söylediği yalan onu nasıl bir hayata sürükleyecekti. Willi Heinrich’ten aşkta yalanın bazen insanı hiç istemediği bir yere sürükleyeceğini fakat istenmeyenin aslında onun hayali olduğunu anlatan müthiş bir eser... Neden ihanetler hiç hatıra gelmez...? Mutsuzluklardan yıkılmayın, terkedilmişlikler üzmesin sizi, bütün kırgınlıklara dayanabilmelisiniz. Kelebekler ağlamaz; çünkü mutluluk her an uçup gidebilecek bir olgudur...

None Paulo Coelho Bir Savaşçının Yaşamı

Paulo Coelho, kitapları 100 milyondan fazla satmış, sayısız ödül kazanmış bir yazar, edebiyat dünyasının süperstarı. Dünyanın hemen hemen her köşesindeki 135 milyondan fazla okura ilham kaynağı olmuş evrensel bir figür. Üç yıl boyunca Paulo Coelho’nun izini süren Fernando Morais, kendi deyimiyle “onun yaşamını didik didik etti, özel ilişkilerini derinlemesine inceledi, vasiyetini okudu, ilaçlarını öğrendi, ceplerini yokladı ve aşk maceralarının meyvesi olabileceklerini düşündüğü çocukları aradı”. Hepsinden önemlisi, Coelho’nun kırk yıldır tuttuğu günceleri inceleme şansını yakaladı. Yazarın altmış yıllık yaşamına sığdırdıklarını bir yapbozun parçaları gibi birleştirdi, böylece onun sıradışı varlığını büyük bir açık yüreklilikle yansıtan bu kitap ortaya çıktı. Simyacı, Veronika Ölmek İstiyor, Brida, Elif gibi romanlarıyla ülkemizde de çok sevilen Paulo Coelho’nun yaşam öyküsü, tıpkı kitapları gibi, bir solukta okunan sürükleyici bir serüven; “Büyücü”nün gizemli dünyasına açılan bir kapı.

None Masumiyet, Bilgi ve Merak

Masumiyet, Bilgi ve Merak, yaşama, pek çok yetişkine acı veren karamsarlık ve umutsuzluk duygusu yerine merakla ve doğal bir keyifle yaklaşma kapasitesini iyileştirmek için her insanın en son masumiyet haline, çocukluğuna bakıyor. Bütün dinler cennete, bir zamanlar bildiğimiz yalınlığa geri dönme düşüncesini barındırır. Masumiyet, Bilgi ve Merak’ta, Osho, çocukluğun merak ve masumiyetine yeniden kavuşmak için bu “kayıp cenneti” nasıl bulacağımızı anlatıyor. Masumiyet, Bilgi ve Merak, Türkçe altyazılı orijinal bir Osho DVD’si içeriyor. Bu görsel tamamlayıcı okurun Osho’nun dosdoğru kaynaktan gelen dolaysız bilgeliğini ve mizahını deneyimlemesini sağlıyor.

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!