Teşekkürler Steve Jobs - womenist.net 

Teşekkürler Steve Jobs

Sadece bize verdiğin teknoloji ve hayatımıza kattığın kolaylıklar için değil, bize anlattığın üç hikâye için de...

None 2004 yılından beri nadir rastlanan bir pankreas kanseri ile mücadele halinde olan, bilgisayar sanayisinin önderlerinden 56 yaşındaki Steve Jobs hayata gözlerini yumdu. Apple Computer Co.’nun kurucusu, Walt Disney şirketinin en büyük gerçek hissedarı, bilgisayar ve eğlence endüstrisinin en önemli ismi Steve Jobs, sadece bu özellikleriyle değil, hastalığıyla sonuna kadar cesurca mücadele etmesi ve Stanford Üniversitesi’ndeki meşhur mezuniyet konuşması ile de hafızalardan kolay kolay silinmeyecek. Ayrıca belli ki 21. yüzyılın belki de en önemli buluşlarından Apple’ın iPad ve iPhone’ları yeni modelleriyle sürekli hayatımıza girdikçe onu kolay kolay unutamayacağız.

Kendisinin evlat edinildiğini biliyor muydunuz? Amerikalı Joanne Carole Schieble ve Suriye asıllı Abdulfattah John Jandali’nin oğlu olarak dünyaya gelmiş, Kaliforniya’lı Paul Jobs ve Clara Jobs-Hakobian çifti tarafından evlat edinilmişti. 3 hikâyesi olan bir adamdı Steve Jobs. İlk hikâyesinin adı ‘noktaları birleştirmek’ idi. Biyolojik annesinin küçük Steve’i ileride ancak üniversiteye gönderilmesi şartıyla Jobs ailesine verdiğini, üniversitenin eğer sevdiğiniz ve kendinizi geliştirebilecek dersler yoksa pek de önemli olmadığını ve okulu burakmış olmasının hayatta verdiği en önemli kararlardan biri olduğunu söylüyordu. Kola şişelerinin 5 sentlik depozitolarıyla yemek alıyor, arkadaşlarının yuttaki odalarında yerde uyumak zorunda kalıyordu. Kilisede yiyeceği sıcak yemek için her Pazar günü 12 kilometre yürüdüğünü anlatıyordu. Reed Üniversitesi’nde kendi inisiyatifi ile aldığı, ilgisini çeken kaligrafi derslerinin 10 yıl sonra Macintosh’u tasarlarken işine fazlasıyla yarayacağını bilmiyordu. O, sadece istediği şeyi yapmıştı! Noktaları ileriye bakarak birleştirmek tabiiki de imkânsızdı fakat on yıl sonra geriye dönüp baktığında her şey apaçık ortadaydı, noktalar birleşmişti. Ama sadece geriye baktığında... Noktaları birleşmiş olarak görmek istiyorsanız, birşeye güvenmelisiniz. Cesaretinize, kaderinize, hayata, karmaya, herhangi birşeye.

None İkinci hikâyesi ise sevgiyle ve kaybetmekle ilgiliydi. 30 yaşında garajda iki kişi olarak kurduğu şirketinden yönetim kurulu kararı ile kovulmuş, büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşamıştı. Başarısızlığı karşısında herkese karşı mahçup olduğunu ve birkaç ay ne yapacağını bilemediğini söylüyordu. O an, yaptığı işi halâ sevdiğini farketti. Dışlanmıştı ama yine de işine aşıktı. Kendisine bembeyaz bir sayfa açtı. Next ve Pixar şirketlerini kurdu, aşık olduğu kadınla evlendi. Apple Next’i satın aldı ve kovulduğu şirkete tekrar geri dönmüş oldu. Daha sonradan başına geçeceğini biliyor muydu acaba? Siz ne dersiniz? Hayat bazen kafanıza adeta bir tuğlayla vurur, sarsar sizi. Ama sevdiğiniz işin ne olduğunu bulur ve o işi yaparsanız gerçek anlamda tatmin yaşarsınız uzun dönemde. Ve hayat o kadar da  zor olmaz sizin için. Henüz bulamadıysanız aramaya devam edin, yılmayın! Tüm gönül meselelerinde olduğu gibi, onu bulduğunuzda anlayacaksınız.

None Üçüncü ve son hikâyesi ise ‘ölüm’ ile ilgiliydi. Gençken okuduğu bir sözü hatırlatıyordu; ‘Her gününü hayatının son günüymüş gibi yaşarsan günün birinde haklı çıkarsın’. 33 yıl boyunca her sabah aynaya bakıp ‘bugün hayatımın son günü olsaydı bugün yapacağım şeyleri yapıyor olur muydum acaba’ diye sorar, ‘hayır’ cevabını üst üste aldığı zamanlarda hayatına yeni bir yön vermesi gerektiğini düşünürmüş. Tüm gerçeğin ölüm olduğunu, başarısızlıkların, insanların önünde küçük düşme korkusunun aslında hiçbir şey ifade etmediğini anlattı bu hikayede. Öleceğiniz hatırlamak kaybedecek birşeyler olduğu düşüncesini yok etmenin bildiği en iyi yolu olduğunu belirtiyor.
Şu sözleri ise gerçekten etkileyici; ‘’ Hiç kimse ölmek istemez. Cennete gitmek isteyenler dahi oraya gitmek uğruna ölümü göze almak istemez. Oysa ölüm hepimizin ortak sonu. Şimdiye kadar kimse ölümden kaçamamıştır. Ölüm, hayatın en güzel icatlarından biridir. Şu anda yeni olan sizsiniz ama günün birinde üstelik pek yakında siz de eskiyecek ve aradan çıkartılacaksınız.

None Bu kadar acımasız olduğum için üzgünüm, ama gerçek bu! Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Diğer insanların fikirlerinin görüntüsünün kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi; kalbinizin ve sezgilerinizin yolundan gidebilecek cesarete sahip olun. Kalbiniz ve sezgileriniz ne yapmak istediğiniz bilirler. Bunun dışında her şey ikinci planda!
Steve Jobs kendi için hep dilediği bir şeyi özetle şöyle sunuyordu yeni mezun öğrencilere; ‘Stay hungry, stay foolish’ , ‘Aç kal, budala kal’ ...
Her şey için teşekkürler Steve Jobs! Bize o kadar çok şey kattın ki... Huzur içinde uyu!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!