Yıldız Blackstone’la gurur duyuyoruz - womenist.net 

Yıldız Blackstone’la gurur duyuyoruz

2010 yılında 'Golden Turk' ödülünü alan Yıldız Blackstone, uzun yıllar New York’ta yaşadı. O oldukça başarılı bir Türk kadını...

None İzmir doğumlu  Yıldız Yüksek Blackstone, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu. Amerika’da yaşamanın hayali olduğunu New York’a master yapmaya gittiğinde anlayan Yıldız Blackstone, New York Fashion Institute of Technology’de moda üzerine eğitim almış. 1992 yılında yeni kurulan bir marka olan Luca Luca ile çalışmaya başlayana kadar, farklı moda firmalarında çalışmış. Luca Luca ‘ya başladığı günden beri de adeta kendisini bu markaya adamış. 1999 yılında Richard Blackstone ile evlenen Yıldız Yüksek’in bir de oğlu var.

New York Fashion Institute of Technology’den (FIT) mezun olduktan sonra Türkiye’ye dönmek yerine New York’ta kalmayı tercih ettiniz. Neden böyle bir karar aldınız?
New York’u ilk gördüğüm anda aşık olmuştum. Sokakları, gürültüsü, insanları, şiveler, farklı diller ve kültürler, gece hayatı, gündüzleri, müzeler, showlar, arkadaşlar, eğitim… Burada ne istiyor ya da arıyorsanız misliyle fazlasını bulmanız mümkün. 22 yaşında bunlardan vazgeçmeye hazır değildim. Birçok yere iş başvurusunda bulundum ama vizemin yeterli olmaması sebebiyle hepsi beni geri çevirdi. Sonunda, bir gün yola çıkmak üzere eşyalarımı toparladım. Arkadaşlarımla, New York’taki hayatıma veda etmek üzere büyük bir parti verdik. Gece eve döndüğümde pencereden İkiz Kuleler’e doğru baktım ve buraya geri geleceğime söz verdim.

None Sadece 3 saat uyumuştum ki, sabah 7.00’de telefonum çaldı. Saat 9.00’da beni bir iş görüşmesine çağırıyorlardı. Teklifi kabul ettim ve New York’ta kaldım. Ama işim oldukça zordu. Burada bir değiş vardır, her şeyin bir bedeli var, ben tüm bu bedelleri fazlasıyla ödedim. Birlikte çalıştığım insanlarla zor zamanlarım da oldu ancak onlar benim ben olmamı sağladılar. Asıl soruya geri dönersek, ben burada kalmaya karar vermedim. Maalesef her sene yazları eve daha az gider oldum ve bir de baktım ki New York benim yeni evim olmuş.

Luca Luca ile yollarınız nasıl kesişti?
Luca benim bir arkadaşımın arkadaşıydı. Biz onunla, tam yeni bir iş kurmaya karar verdiği sırada tanıştık. Ben o sıralar Versace’de çalışıyordum. 1992 yılıydı, müşterilerimin hepsi dünyanın en ünlü rock ve sinema yıldızlarıydı. Ama ben LUCA LUCA ismini sevmiştim ve “neden bir yıllığına ona yardım etmeyim?” diye düşündüm. Ama elbette o bir yıl, inanılmaz bir yolculuğun başlangıcı oldu.

Luca Luca’ya başladığınızda marka hiç tanınmıyordu. Bize biraz markanın gelişim sürecini anlatabilir misiniz?
Bu son derece yavaş bir ilerlemeydi. Bir müşteri, bir mağaza… Herhangi bir pazarlama bütçemiz yoktu, bu sebeple ağır ağır ilerledik. New York mağazasının başarısıyla diğer mağazaları açtık. Daha sonra koleksiyonlarımızı moda haftalarında sunduk. Böylece yavaş yavaş tanınmaya ve sektörün liderleri tarafından da kabul görmeye başladık.

None Aslında bu yavaş ilerleme hem benim için hem de Luca için oldukça faydalı oldu çünkü ikimizde işi işte öğrenmiş olduk. Hata yapma lüksümüz yoktu. Biz müşterilerimize dürüst olduk, onlarda bize sadık kaldılar. Takipçilerimiz günden güne artıyor. Ama ben hala biri “Luca Luca’ya bayılıyorum” dediğinde şaşırıyorum. “Nereden biliyor?” diye düşünüyorum. Sanırım bir işte 20 yıl çalışınca böyle oluyor.

Sizin Luca Luca dışında, en beğendiğiniz markalar ve tasarımcılar hangileri?
Ben Dolce Gabana’yı, Balenciaga’dan Nicholas Ghesquiere’i,
Lanvin’den Alber Elbaz’ı, Michael Kors’u, Ralph Lauren’i ve Donna Karan’ı beğeniyorum.

İzmir’i özlüyor musunuz?
İzmir’i çok özlüyorum. Ama her yaz Çeşme’ye gidiyoruz. Arkadaşlarımla, kuzenlerimle, ailemle, komşularımla keyifli zamanlar geçiriyor, dönerin, lokmanın, taze balığın ve aklınıza daha ne gelirse, her şeyin tadını çıkarıyorum.

None Golden Turk ödülünü almanız konusunda ne hissediyorsunuz?
Çok gururluyum. Bu benim için çok değerli ve hayatım boyunca bunu unutmadan çalışacağım. Üzerimde, ülkemi en iyi şekilde temsil etmem gerektiğinin sorumluluğunu hissediyorum. Bir çok arkadaşım ve birlikte çalıştığım insan Türkiye’yi ziyaret etti. Bu da beni gururlandırıyor. Golden Turk ödülü benim için çok anlamlı bir ödül ve ben bu ödülü ülkemi, ülkesinden uzakta iyi işler yapanlarımızı temsilen kabul ettim.

New York’ta neler yapıyorsunuz? Bir gününüzü anlatır mısınız?
Sabahları ailemle kahvaltı yapıp, oğlumu okuluna bıraktıktan sonra işe gidiyorum. Bazen günler arkadaşlarımla görüşüyor, bazen de iş arkadaşlarımla öğle yemeği yiyor ya da kahve içiyorum. Akşam saat 19.00 gibi evde olmaya ve ailemle akşam yemeği yemeye çalışıyorum ve her gece oğlumu kendim yatırmaya özen gösteriyorum. Eşimle akşam organizasyonlarından mümkün olduğunca uzak duruyoruz. Çünkü New York’ta her gece bir organizasyon mutlaka oluyor. Benim çevremden olmasa eşimin çevresinden oluyor. Dolayısı ile çok fazla katılmamaya çalışıyoruz. Bu şehri, en çok bana dünyanın dört bir yanından farklı farklı insanları tanıma şansı verdiği için seviyorum.


Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!