‘Parayla saadet olmaz’. Aile büyüklerimizden hep duymuşuzdur bu cümleyi. Geçen yıllara ve hatta yeni bir yüzyıla girmiş olmamıza rağmen bu gerçek kabuk değiştiriyor fakat özü asla değişmiyor! Maddiyata ve iş yerlerindeki pozisyonlarına haddinden fazla önem veren çiftler evlilik hayatlarında türlü sıkıntılarla karşı karşıya. Üstelik bu, gelir seviyesinin az ya da çok olmasına bağlı da değil.
İronik olan; materyalist çiftlerin ekonomik güçlerinin materyalist olmayan çiftlere göre ortalama olarak biraz daha fazla olmasına ve teoride daha rahat etmeleri gerektiği düşüncesine rağmen, maddi kaygılar yüzünden sürekli mutsuz olmaları.Evliliklerinin geleceğini ve mutlulukları adeta bir kenara bırakıp ‘finansal bir ortaklık’ ve ‘ekonomik büyüme’ amacıyla didinen ve birbiriyle sürekli tartışma halinde olan çiftler var.
En kötüsü de çiftlerin her ikisinin de şuursuzca tüketmeye, tasarruf yapmamaya ve sürekli kredi ya da kredi kartı borçlarıyla yaşamaya alışık olması. 1.734 çiftin dahil olduğu araştırmada her 5 çiftten birinin evliliği adeta bir maddi ortaklık olarak gördüğü belirlenmiş. Bu oran sizce de biraz fazla değil mi?
Sonuç olarak materyalizm; çiftler arasında iletişim eksikliğine, türlü kıyaslamalara, gereksiz tartışmalara neden oluyor. Maddiyatın mutluluğun önüne geçmediği evlilik ilişkileri, daha zorlu fakat kesinlikle daha mutlu ve uzun sürüyor, zaman ve değer yargıları değişse bile... Saadet ile para olabilir belki ancak; ‘parayla saadet olmaz’.