Osmanlı mirasından ilham alan tasarımcı Sedef Çalarkan - womenist.net 

Osmanlı mirasından ilham alan tasarımcı Sedef Çalarkan

Geleneksel ile moderni birleştirerek yarattığı tasarımlarla adından söz ettiren Sedef Çalarkan’la içten bir söyleşi yaptık.

None Sedef Çalarkan ismi, moda sektöründe oldukça tanınan bir isim…
Özellikle yaptığı farklı t-shirt tasarımları ve apple için hazırladığı çantalarla isminden çok söz ettirdi. Çok eskiden beri tanıdığım Sedef oldukça çalışkan, enerjisi yüksek ve çok eğlenceli biridir. Şimdi yolumuz bir kez daha çakıştı. Bu sene hazırladığı taşlı t-shirtleri ile yurt içinde bazı concept shoplarda yeralacağı gibi Paris’te modaya öncülik eden Colette adlı dükkanda da satılacak.Bravo Sedef Türkiye’yi ve Türk kültürünü yabancılara farklı ve eğlenceli tanıttığın için…

None Sedef Çalarkan kimdir? Tasarımcılığa nasıl başladı?
İstanbul'da doğdum İngiltere-Bournemouth Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun oldum. İngiliz Havayolları’nda 8 ay çalıştım. Sonrasında aile şirketimiz olan Türkiye Fred Perry'de çalışmaya başladım. Louis Vuitton, Arzu Kaprol, Derin, Telsim gibi uluslararası firmalarda yöneticilik ve marka danışmanlığı görevi yaptım.2005 senesinde kendi markam olan “Osm@n”ı kurmaya karar verdim ve 1 ay gibi kısa bir sürede Paris Prêt-à-Porter fuarına kişisel koleksiyonumla katıldım. Marka en çok İngiliz basınının ilgisini çekti. 3 ay gibi kısa bir sürede Fransız Elle Dergisine ve Ağustos 2006’da BBC Word’e konuk oldum. Birikimlerimi tasarım alanında değerlendirmeye karar verdim. Bütün çalışmalarım konsept tasarımı alanındadır.

None Bir dönem Louis Vuitton’la çalıştığını hatırlıyorum. Böyle bir uluslararası markada çalışmak sanırım sana çok şey öğretti. Biraz bahseder misin?
Mesleki hayatımı ikiye ayırıyorum. Louis Vuitton öncesi ve sonrası. Dünyanın en önemli markası olan Louis Vuitton da 3.5 sene müdür ve müdür yardımcılığı görevi yaptım. Bu dönemde aldığım lüks tüketime yönelik marka eğitimi, katıldığım bütün seminerlerden ve bitirdiğim bütün okullardan daha önemliydi. Markamı yaratıp, çok kısa bir sürede duyulmasını sağlamamın en önemli nedeni Louis Vuitton’da aldığım eğitimdir. Marka oluştururken, kurumsal kimliğinin ne kadar önemli olduğunu, tasarımcı-sanayici birlikteliğinin ne kadar başarılı olabileceğini, 10 sene önce Louis Vuitton sayesinde deneyimledim ve bugün hala ülkemizde bir tasarımcının bir marka için tasarım yapmasının ne demek olduğunu anlayan kişi sayısının çok az olduğunu düşünüyorum.

None İlk i-pod ve apple için yapılan çantaları hatırlıyorum sanırım Osman markasıydı. Sonra genç Osman markası ardından da Tuğbana markasını yarattınız? Sanırım Harem ve Teoman ile de ilgili bir çalışmaların var. Sıralaması doğru olmayabilir. Bu markaları nasıl konumluyorsunuz? Bu markalar nasıl oluştu?
Osm@n markasının ana fikri, kültürümüzü büyük markalarla yan yana getirmekti. Dünyaya çabuk yayılmak ve gençlerin ilgisini çekmek istedim. Bilinçli olarak teknolojiyi kullandım. Teknoloji işin içine girerse, Apple, Samsung, Sony vs. dünya devleriyle Osmanlı’yı bir araya daha çabuk getiririm fikrinden yola çıktım. Herkese ulaşmak istedim. Her eve girmek istedim…

None Ve bu hayalim 1,5 sene sonra gerçekleşti. Padişaha i-pod taktım ve dünya devi Apple’a tasarım yapma imkanım oldu. Dikkatlerini çekmeyi başardım. 3. Selim’in müziğe ne kadar ilgisi olduğunu bilmeyen bir sürü genç bunu öğrenmiş oldu. Bunu daha sonra, Teoman, Sushico, Tuğbana, Kotex, Huggies, Çapamarka, Vodafone, yeni Antalya vs. gibi kurumsal markalara yaptığım hediye ve promosyon tasarımları izledi.Moda tasarlamak dışında, kurumsal hediye, promosyon tasarımı yapıyorum. bu organik çanta, paket, kutu, kahve fincanı, tabak, iç çamaşırı, aksesuar, üniforma ya da mekan tasarımı olarak farklılık gösteriyor. Kişiye veya kuruma özel tasarım yapıyorum.

None Kaşıkçı Elması, i-pod dinleyen Sultan Süleyman t-shirtlerini süsledi. Osmanlı Hanedanlığı’ndan çok etkilendiğin ortada. Bundan biraz bahseder misin?
Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamı, zenginliğine duyulan özlem, ulaşılmasının imkansızlığı “Kaşıkçı Elması’nın” bu kadar sevilmesini sağladı diye düşünüyorum. Kaşıkçı Elması’nın iç çamaşırlarını, yastıklarını, kaftanlarını, t-shirtlerini ürettim ve bu dünyada ve Türkiye’de büyük ilgi gördü. Bütün gelişmiş ülkelerde, müzelerinin, saraylarının kapılarında içerdeki eserlerle ilgili ürünler satılır. Ve alıp ülkemize getiririz. Neden bizim tarihimizden, bu kadar büyük bir imparatorluktan bir t-shirt ya da bir mum evlerinde olmasın diye yola çıktım. Bazı ürünler tezgahlarda satılsa da, ürünlerin kalitesi, özelllikle paketleri çok özensiz. Ben bu sistemi ürün kalitesine tasarım anlayışını katarak yaymak ve geliştirmek için çalışıyorum. Hedefim 100 tane Kaşıkçı Elması’nın ön planda olacağı dükkanlar açmak. Bunu 2010 yılından önce başarmak isterdim ama maalesef daha hedefime ulaşamadım. Osmanlı İmparatorluğu bizim en büyük hazinemiz ve neden dönüp bakmak ve özümüzden bir şeyler çıkarmak yerine, hep Batılı olmaya ve taklit etmeye çalışıyoruz? Bu benim anlamakta güçlük çektiğim bir kavram.

None PVC`den üretilen kaftanları hem giyilebilecek hem de mekanlarda dekorasyon olarak kullanılabilecek bir formda hazırladın.Feslerle kombine ettiği ”teknolojik kaftanların”  uzay çağını anımsatıyor.Tüm bu tasarımlarınla bir sergi açmayı ya da kitap yapmayı düşünüyor musun?
Bu alanda 2 senedir çalışmalarım var. 2011 senesinde buna hazır olacağımı düşünüyorum. Ben bu işi çok ciddiye alıyorum. Kitap sonraki nesillere kalacağı için, üzerinde titizlikle 2 senedir çalışıyorum.

None Teksil sektörü son senelerde çok darbe yedi sizin de Nişantaşı’ndaki dükkânınız kapandı sanırım? Şu anda nereden satışın var ya da koleksiyonunla ilgilenenler sana nasıl ulaşabilir?
Evet, kriz bizi çok sarstı. Ama ben tekstil dışında ürün tasarımı yaptığım için, biraz daha şanslıyım diyebilirim. Konsept tasarımı her şeyi kapsıyor.Bu Çapamarka, Sushico, Vodafone ,  Apple,  Kotex’e yaptığım “merchindising” ürün tasarımlarında olduğu gibi, gıda, teknoloji, lojistik sektörü de olabilir.

None Geçirdiğim mağazacılık deneyiminden sonra aldığım karar, her zaman iyi yönetilen tasarım dükkanlarının içinde bulunmak.Biz tasarımcılardan, yönetici olması ve finansla uğraşması beklendiğinde çok yanlış sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanayici ve tasarımcı bir araya gelmeli ve tasarımcı asla satış, finans, planlamaya karışmamalı diye düşünüyorum. Ben iyi bir tasarımcı olabilirim ama iyi bir iş kadını olamayabilirim.Kişileri bir şirkette doğru konumlandırırsanız başarı yakalarsınız. Hepimizin bir haritası ve ayrı becerileri var. Nasıl benden bankacı yaratamazsak, finans sektöründen birisinden de tasarımcı yaratma ihtimalimiz azdır.

None Türkiye’de bu kavramın oturması uzun seneler alacak. Kriz tek neden olamaz. Kötü yönetim, her şeyi tasarımcıya yüklemek, sorumlu tutmak ve hiç bir şey yatırmadan tasarımcıdan mucize yaratmasını beklemektir asıl neden. Doğru yatırım yapılması gerekir.Güler Sabancı - Sevan Bıçakcı örneği Türkiye’deki en doğru örnektir ve ortaya, markanın adı hiç düşürülmeden, dünyaya damgasını vuran tasarımlar çıkmaktadır. Tasarımcıya saygı duyulmaktadır.Bizim ülkemizde kendini tasarımcıyla podyuma atan ünlüler var. Kimse marka adına destek vermek istemiyor. Herkes tasarımcıyı yeni oyuncağı sanıyor.

None Bazen biraz daha ileri giderek, ben tasarladım demeye başlıyor. Bugün sırf ego tatmin etmek için aldıkları 20 arabadan sadece 1 tanesi, ya da 20 tane Hermes, Chanel çanta, bir Türk markasının dünyada yer edinmesini sağlar, ama maalesef insanımız, görgüsüz bir toplum olduğu için, biz destek olalım dünya bizim çantamızı taksın, Türk markaları dünyaya yayılsın, sanayi alt yapımız gelişsin, Türk tasarımı dünyaya damgasını vursun demez, taklit eder… Devletten her şeyi bekleyemeyiz. Toplum bilinci daha önemlidir.Tasarımlarımı Old Bazaar Atatürk Havalimanı, Maybe Design Shop, Maya Sport Center Sofi, Mart ayında bütün Billstore’larda, Bursa Ziynet’de ve Nisan ayında Paris Colette de bulabilirisiniz. Özel custom made t-shirtler içinde evlere randevu ile servis hizmeti kurduk.
info@sedefcalarkan.com


Tuana Zeynep Bilgin

None Sedef Çalarkan ismi, moda sektöründe oldukça tanınan bir isim…
Özellikle yaptığı farklı t-shirt tasarımları ve apple için hazırladığı çantalarla isminden çok söz ettirdi. Çok eskiden beri tanıdığım Sedef oldukça çalışkan, enerjisi yüksek ve çok eğlenceli biridir. Şimdi yolumuz bir kez daha çakıştı. Bu sene hazırladığı taşlı t-shirtleri ile yurt içinde bazı concept shoplarda yeralacağı gibi Paris’te modaya öncülik eden Colette adlı dükkanda da satılacak.Bravo Sedef Türkiye’yi ve Türk kültürünü yabancılara farklı ve eğlenceli tanıttığın için…

None Sedef Çalarkan kimdir? Tasarımcılığa nasıl başladı?
İstanbul'da doğdum İngiltere-Bournemouth Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun oldum. İngiliz Havayolları’nda 8 ay çalıştım. Sonrasında aile şirketimiz olan Türkiye Fred Perry'de çalışmaya başladım. Louis Vuitton, Arzu Kaprol, Derin, Telsim gibi uluslararası firmalarda yöneticilik ve marka danışmanlığı görevi yaptım.2005 senesinde kendi markam olan “Osm@n”ı kurmaya karar verdim ve 1 ay gibi kısa bir sürede Paris Prêt-à-Porter fuarına kişisel koleksiyonumla katıldım. Marka en çok İngiliz basınının ilgisini çekti. 3 ay gibi kısa bir sürede Fransız Elle Dergisine ve Ağustos 2006’da BBC Word’e konuk oldum. Birikimlerimi tasarım alanında değerlendirmeye karar verdim. Bütün çalışmalarım konsept tasarımı alanındadır.

None Bir dönem Louis Vuitton’la çalıştığını hatırlıyorum. Böyle bir uluslararası markada çalışmak sanırım sana çok şey öğretti. Biraz bahseder misin?
Mesleki hayatımı ikiye ayırıyorum. Louis Vuitton öncesi ve sonrası. Dünyanın en önemli markası olan Louis Vuitton da 3.5 sene müdür ve müdür yardımcılığı görevi yaptım. Bu dönemde aldığım lüks tüketime yönelik marka eğitimi, katıldığım bütün seminerlerden ve bitirdiğim bütün okullardan daha önemliydi. Markamı yaratıp, çok kısa bir sürede duyulmasını sağlamamın en önemli nedeni Louis Vuitton’da aldığım eğitimdir. Marka oluştururken, kurumsal kimliğinin ne kadar önemli olduğunu, tasarımcı-sanayici birlikteliğinin ne kadar başarılı olabileceğini, 10 sene önce Louis Vuitton sayesinde deneyimledim ve bugün hala ülkemizde bir tasarımcının bir marka için tasarım yapmasının ne demek olduğunu anlayan kişi sayısının çok az olduğunu düşünüyorum.

None İlk i-pod ve apple için yapılan çantaları hatırlıyorum sanırım Osman markasıydı. Sonra genç Osman markası ardından da Tuğbana markasını yarattınız? Sanırım Harem ve Teoman ile de ilgili bir çalışmaların var. Sıralaması doğru olmayabilir. Bu markaları nasıl konumluyorsunuz? Bu markalar nasıl oluştu?
Osm@n markasının ana fikri, kültürümüzü büyük markalarla yan yana getirmekti. Dünyaya çabuk yayılmak ve gençlerin ilgisini çekmek istedim. Bilinçli olarak teknolojiyi kullandım. Teknoloji işin içine girerse, Apple, Samsung, Sony vs. dünya devleriyle Osmanlı’yı bir araya daha çabuk getiririm fikrinden yola çıktım. Herkese ulaşmak istedim. Her eve girmek istedim…

None Ve bu hayalim 1,5 sene sonra gerçekleşti. Padişaha i-pod taktım ve dünya devi Apple’a tasarım yapma imkanım oldu. Dikkatlerini çekmeyi başardım. 3. Selim’in müziğe ne kadar ilgisi olduğunu bilmeyen bir sürü genç bunu öğrenmiş oldu. Bunu daha sonra, Teoman, Sushico, Tuğbana, Kotex, Huggies, Çapamarka, Vodafone, yeni Antalya vs. gibi kurumsal markalara yaptığım hediye ve promosyon tasarımları izledi.Moda tasarlamak dışında, kurumsal hediye, promosyon tasarımı yapıyorum. bu organik çanta, paket, kutu, kahve fincanı, tabak, iç çamaşırı, aksesuar, üniforma ya da mekan tasarımı olarak farklılık gösteriyor. Kişiye veya kuruma özel tasarım yapıyorum.

None Kaşıkçı Elması, i-pod dinleyen Sultan Süleyman t-shirtlerini süsledi. Osmanlı Hanedanlığı’ndan çok etkilendiğin ortada. Bundan biraz bahseder misin?
Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamı, zenginliğine duyulan özlem, ulaşılmasının imkansızlığı “Kaşıkçı Elması’nın” bu kadar sevilmesini sağladı diye düşünüyorum. Kaşıkçı Elması’nın iç çamaşırlarını, yastıklarını, kaftanlarını, t-shirtlerini ürettim ve bu dünyada ve Türkiye’de büyük ilgi gördü. Bütün gelişmiş ülkelerde, müzelerinin, saraylarının kapılarında içerdeki eserlerle ilgili ürünler satılır. Ve alıp ülkemize getiririz. Neden bizim tarihimizden, bu kadar büyük bir imparatorluktan bir t-shirt ya da bir mum evlerinde olmasın diye yola çıktım. Bazı ürünler tezgahlarda satılsa da, ürünlerin kalitesi, özelllikle paketleri çok özensiz. Ben bu sistemi ürün kalitesine tasarım anlayışını katarak yaymak ve geliştirmek için çalışıyorum. Hedefim 100 tane Kaşıkçı Elması’nın ön planda olacağı dükkanlar açmak. Bunu 2010 yılından önce başarmak isterdim ama maalesef daha hedefime ulaşamadım. Osmanlı İmparatorluğu bizim en büyük hazinemiz ve neden dönüp bakmak ve özümüzden bir şeyler çıkarmak yerine, hep Batılı olmaya ve taklit etmeye çalışıyoruz? Bu benim anlamakta güçlük çektiğim bir kavram.

None PVC`den üretilen kaftanları hem giyilebilecek hem de mekanlarda dekorasyon olarak kullanılabilecek bir formda hazırladın.Feslerle kombine ettiği ”teknolojik kaftanların”  uzay çağını anımsatıyor.Tüm bu tasarımlarınla bir sergi açmayı ya da kitap yapmayı düşünüyor musun?
Bu alanda 2 senedir çalışmalarım var. 2011 senesinde buna hazır olacağımı düşünüyorum. Ben bu işi çok ciddiye alıyorum. Kitap sonraki nesillere kalacağı için, üzerinde titizlikle 2 senedir çalışıyorum.

None Teksil sektörü son senelerde çok darbe yedi sizin de Nişantaşı’ndaki dükkânınız kapandı sanırım? Şu anda nereden satışın var ya da koleksiyonunla ilgilenenler sana nasıl ulaşabilir?
Evet, kriz bizi çok sarstı. Ama ben tekstil dışında ürün tasarımı yaptığım için, biraz daha şanslıyım diyebilirim. Konsept tasarımı her şeyi kapsıyor.Bu Çapamarka, Sushico, Vodafone ,  Apple,  Kotex’e yaptığım “merchindising” ürün tasarımlarında olduğu gibi, gıda, teknoloji, lojistik sektörü de olabilir.

None Geçirdiğim mağazacılık deneyiminden sonra aldığım karar, her zaman iyi yönetilen tasarım dükkanlarının içinde bulunmak.Biz tasarımcılardan, yönetici olması ve finansla uğraşması beklendiğinde çok yanlış sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanayici ve tasarımcı bir araya gelmeli ve tasarımcı asla satış, finans, planlamaya karışmamalı diye düşünüyorum. Ben iyi bir tasarımcı olabilirim ama iyi bir iş kadını olamayabilirim.Kişileri bir şirkette doğru konumlandırırsanız başarı yakalarsınız. Hepimizin bir haritası ve ayrı becerileri var. Nasıl benden bankacı yaratamazsak, finans sektöründen birisinden de tasarımcı yaratma ihtimalimiz azdır.

None Türkiye’de bu kavramın oturması uzun seneler alacak. Kriz tek neden olamaz. Kötü yönetim, her şeyi tasarımcıya yüklemek, sorumlu tutmak ve hiç bir şey yatırmadan tasarımcıdan mucize yaratmasını beklemektir asıl neden. Doğru yatırım yapılması gerekir.Güler Sabancı - Sevan Bıçakcı örneği Türkiye’deki en doğru örnektir ve ortaya, markanın adı hiç düşürülmeden, dünyaya damgasını vuran tasarımlar çıkmaktadır. Tasarımcıya saygı duyulmaktadır.Bizim ülkemizde kendini tasarımcıyla podyuma atan ünlüler var. Kimse marka adına destek vermek istemiyor. Herkes tasarımcıyı yeni oyuncağı sanıyor.

None Bazen biraz daha ileri giderek, ben tasarladım demeye başlıyor. Bugün sırf ego tatmin etmek için aldıkları 20 arabadan sadece 1 tanesi, ya da 20 tane Hermes, Chanel çanta, bir Türk markasının dünyada yer edinmesini sağlar, ama maalesef insanımız, görgüsüz bir toplum olduğu için, biz destek olalım dünya bizim çantamızı taksın, Türk markaları dünyaya yayılsın, sanayi alt yapımız gelişsin, Türk tasarımı dünyaya damgasını vursun demez, taklit eder… Devletten her şeyi bekleyemeyiz. Toplum bilinci daha önemlidir.Tasarımlarımı Old Bazaar Atatürk Havalimanı, Maybe Design Shop, Maya Sport Center Sofi, Mart ayında bütün Billstore’larda, Bursa Ziynet’de ve Nisan ayında Paris Colette de bulabilirisiniz. Özel custom made t-shirtler içinde evlere randevu ile servis hizmeti kurduk.
info@sedefcalarkan.com


Tuana Zeynep Bilgin

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

Erkekler nasıl giyinmeli ve artık neleri giymekten vazgeçmeliler?

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey!

10 - Hasta edici darlıkta takım elbiseler!
Dapdar pantolonlara sahip, kısa paçalı takım elbiseler, takım elbise değildir arkadaşlar. Kadınların takım ...

Erkeklerin Giymeyi Derhal Bırakması Gereken 10 Şey! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!