Sizin çocukluğunuz nerede geçti? - womenist.net 

Sizin çocukluğunuz nerede geçti?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki şehirde doğan bebekler ve apartmanlarda büyüyen çocuklar, fiziksel ve mental sağlık problemleri ile daha çok karşı karşıya...

None Bundan 111 yıl kadar önce, 1900 yılında dünya nüfusunun yalnız % 14’ü şehirlerde yaşıyordu. Üç yıl önce yani 2008 yılında yapılan kapsamlı bir araştırmada bu oranın % 50’ye kadar ulaştığı belirlendi.Birleşmiş Milletler’in raporunda ise 2050 yılında şehir insanlarının dünya nüfusunun  %70’ini oluşturacağı düşünülüyor.

Şehirde yaşayanlar diğerlerine kıyasla çok daha fazla para kazanıyor ve kazanma potansiyeline de sahip. Türlü gıdalardan tüketebiliyor, daha iyi eğitim alıyor, daha iyi işlerde çalışıyor, daha çok geziyor, görüyor, kültür ve sanat aktivitelerine katılıyor ve sosyal hayatın içine karışıyorlar. Fakat artrit, bağışıklık sorunları, kalp krizi, mental rahatsızlıklar ve türlü kronik sağlık bozukluklarıyla daha fazla boğuşuyorlar. Şehirlerdeki popülasyon arttıkça bu problemlerle karşılaşma olasılığı ve sıklığı da artıyor.

None Şehir hayatının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri henüz daha anne karnındayken başlıyor. Bilim adamlarına göre şehirde doğan bebekler daha ağır ve daha uzun. Evet, ilk bakışta bu iyi bir işaret fakat yoğun ve stresli şehir yaşamına sahip olan plasenta ve anneden alınan kan örneklerinde sessiz ve sakin köy hayatı yaşayankilere göre orijinal adı Xenoestrogen olan, çok daha fazla kimyasal kirletici maddelere rastlanıyor. Xenoestrogenler, östrojen hormonu da dahil olmak üzere vücudumuzu olumsuz anlamda etkileyebilen sanayi kimyasalları aslında ve endüstrinin bol olduğu şehirlerde çok daha fazla bulunuyorlar. Geçtiğimiz yıl Ohio Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda şehir insanını belirgin biçimde etkileyen bu kimyasal kirleticiler, çocuklar üzerinde de birtakım metabolik değişikliklere yol açıyor; yüksek kan şekeri seviyesi ve artan insülin direnci gibi. Kimyasal kirleticiler, Tip 2 diyabetin gelişmesinde de etkin rol alıyor maalesef.  

Bahçe, çayır, dağ, orman yerine ev, okul, dershane, alışveriş merkezi gibi kapalı ortamlarda büyüyen çocukların göz sağlığı bile olumsuz anlamda etkileniyor. Günümüzde orta yaşlara gelindiğinde yüksek oranda miyop vakasına rastlanmasının en büyük sebeplerinden biri de bu. Ayrıca Avustralya’da gerçekleştirilmiş bir başka araştırmada da güneş ışınlarına daha çok maruz kalan retina, daha fazla dopamin hormonunun serbest kalmasını sağlıyor ki bu hormon, miyopa sebep olan aşırı gözbebeği büyümesini engelliyor.

None Çocukluğunu şehirde geçirenlerin astım ve diğer alerjik reaksiyonlara sahip olma ihtimali de çok daha fazla. Antibakteriyel temizlik ürünleriyle büyüyen, çamurda oynamayan, çimlerin üzerinde yuvarlanmayan şehir çocuklarının da mikroplara karşı direnç gösterme bakımından dezavantajları oluşuyor. Şehirdeki anne ve babalar çok daha depresif, panik atak geçirmeye müsait ve fobi sahibi. Bu da çocuk gelişimini olumsuz anlamda etkiliyor.  

Çocukların sağlığı açısından belki de en önemli olan şey; sağlıklı beslenmeleri. Çocukluk yıllarında kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, ileriki yaşlarda gelişebilecek kemik erimesi, şeker, kalp hastalıkları, damar sertliği, yüksek tansiyon, kireçlenme ve kanserden korunmalarını sağlıyor. Şehir hayatının küçük yaştan itibaren birer parçası olmuş olan çocukların hormonlu sebze ve meyveler, türlü takviyeleri olan, fast-food ve benzeri gıdalardan tüketmeleri de bu açıdan uzun vadede son derece ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Bu İkizlere Bayılacaksınız!

Dünyanın dört bir yanından en şirin ikizlerin fotoğraflarını sizin için derledik!

Bu İkizlere Bayılacaksınız!
Bu İkizlere Bayılacaksınız! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!