Yaratıcı bir dahi ve eşsiz bir müzik adamı; Leonard Cohen - womenist.net 

Yaratıcı bir dahi ve eşsiz bir müzik adamı; Leonard Cohen

Şiir okur gibi şarkı söyleyen, romantik, iyi giyinen, kadınların ruhuna hitap eden bir adam var karşımızda; Leonard Cohen...

None Pek çok nesli sözleri ve müziğiyle etkileyen, dahi biri var karşımızda. İstanbul’a konser vermeye ilk kez 65 yaşında gelmiş biri. Din, depresyon, olgunlaşma, politika ve en çok aşk; eserlerinde rastlayacağımız temalar. O bir şarkı yazarı, şair, karşıt kültür ikonu ve biraz da ‘kadınların erkeği’. Eşsiz bir kişiliğe, yüzyıllar boyu unutulmayacak müzik dehasına sahip olan birisinden, evet  Leonard Cohen’den bahsediyoruz.1934 yılının 21 Eylül günü Montreal Kanada’da dünyaya bir bebek geldi. Orta sınıf bir Yahudi ailesinin çocuğuydu. Bu çocuğun babası, Montreal’in önemli giysi mağazalarından birinin sahibi Nathan Cohen idi ve ne yazık ki bebek büyüyüp, çocuk olup 9 yaşına gelince hayata gözlerini yumacaktı.

None Hep yaşından beklenmeyecek derecede ‘ebedi hırsları’ olan, ergenlik dönemini gitarıyla geçiren bir çocuktu, Leonard Cohen. Hatta kendisine Buckskin Boys isimli bir müzik grubu da kurmuştu. Şiirler yazıyor, besteler yapıyordu. 17 yaşında girdiği üniversitede müzakere grubu başkanlığı yapmış, okumuş, kendini sürekli geliştirmişti. Henüz 22 yaşındayken ilk kitabını çıkardı; ‘ Let us Compare Mythologies’. Bu kitap ilgi çekti çekmesine fakat 27 yaşındayken yayınlanan ‘The Spice-Box of Earth’ kitabı kendisini önce Kanada’da, daha sonra da dünyada tanınan bir şair haline getirdi, üstelik genç sayılabilecek yaşına rağmen. Takip eden senelerde yani 1960’lı yıllarda bir Yunan Adası olan Hydra’ya çekilde adeta ve sayısız şiir ve ‘Flowers of Hitler’, ‘Görkemli Kaybedenler’ gibi etkileyici romanlar yazdı. Hydra’da kaldığı dönemde tanıştığı İskandinavyalı Marianne, ‘so long, Marienne’ şarkısının da ilham kaynağı. Marienne ile ilişkisi bir süre sonra bitti.

None Bir şarkı yazarı ve şarkıcı olarak 1967’de ABD’nin yolunu tutan Leonard Cohen, özellikle İngiltere albüm listelerinde 1 yıl kadar kalan ilk albümü Songs of Leonard Cohen’den sonra sırasıyla Songs from a Room, Songs of Love and Hate, Live Songs ve New Skin for the Old Ceremony albümlerini çıkardı. Cohen, o yıllarda tutkuyla sevdiği Suzanne Elrod ile evlendi  ve 1972’de Adam adında bir erkek, 1974 yılında da Lorca isimli bir kız çocuğu sahibi oldu. Adam Cohen de babası gibi şarkıcı ve şarkı yazarı. Önümüzdeki ay (Aralık 2011) İstanbul Live’da ‘Like a Man’ adlı ilk solo albümünün tanııtım turnesi kapsamında İstanbul’da bir konser veriyor olacak. Cohen’in Live Songs albümünün kapak fotoğrafını çeken eşi Suzanne Elrod’u sanatçının 1977 yılında çıkardığı ‘’Death of a Ladies’ Man’’ isimli beşinci albümünün kapağında bizzat görebilirsiniz. Leonard ve Suzanne’in evlilkleri ne yazık ki 1979’da sona erdi. Meşhur Suzanne şarkısı sanıldığının aksine Suzanne Elrod için değil, yakın arkadaşının eski eşi Suzanne Verdal için yazdı. Bu yıl içerisinde prodüktörlüğünü kendisinin yaptığı Recent Songs adlı albümünü yayınlayan sanatçı, artık dünya müzik listelerinde adı yer alan, iyice tanınmış bir isim haline gelmişti.

None 80’li yıllara gelindiğinde Cohen’i 1984 yılında çıkardığı ruhani bir albümle görüyoruz; Various Positions. Bu albüm her ne kadar plak şirketinin duyduğu ticari kaygılar nedeniyle ABD’de satışa çıkarılmamış olsa da çoğumuz için en popüler parça olan ‘’Dance Me to the end of Love’ ile tanıştırdı bizleri. Ve tabii daha sonraları birçok sanatçının seslendireceği Hallelujah’ı. 80’li yılların sonunda ‘sert bir değişim’ sürecinden geçen sanatçının çıkardığı ‘I’m Your Man’ albümü, özellikle toplumsal konularda yaptığı yorumlarla daha fazla ses getirdi. 1992’de yayımladığı Future albümünden 3 parçanın Oliver Stone’un Natural Born Killers filminde soundtrack olarak yer alması, genç kuşağın Leonard Cohen’i daha iyi tanımalarına katkıda bulundu diyebiliriz. Aslında Cohen’in müziklerini 1971 yılındaki Robert Altman’in McCabe & Mrs. Miller filminde de görüyoruz fakat gerek Natural Born Killers gerekse Nanni Moretti’nin 1993 yapımı ‘Caro Diario’ filminde Vespa’sıyla Roma sokaklarında dolaşırken söylediği ‘I’m Your Man’, sanatçıyı film müzikleri için önemli bir seçim haline getirmişti. ‘I’m your Man’ dışında, Jeff Buckley’nin Hallelujah yorumu da pekçok filmde geçti. Tekrardan eski popülaritesini kazanıp önemli projelerle ilgili teklifler aldığı bir dönemde, 1995 yılından 2000 yılına dek, Leonard Cohen’i Los Angeles yakınlarındaki Baldy Dağı Zen Merkezi’nde 5 yıl boyunca inzivaya çekilmiş olarak buluyoruz. Neyse ki 2001 yılında ‘Ten New Songs’ adlı albümle müziğe geri döndü. Dönüşü; artık iyimser bir havayla değil, romantik ve kişisel kayıpları barındıran, için de biraz da ölüme yaklaşıyor olmanın verdiği olgun bir tavır olan şarkılarla olmuştu. Şarkıcı sevgilisi Anjani Thomas ile 2004’te Dear Heather ve 2006’da Blue Alert albümleri yayımlandı. Son yıllarda dünya turnelerine yer veren sanatçı, 2009 yılının unutulmayacak bir Ağustos gecesinde Harbiye Cemil Topuzlu’da ilk defa İstanbul’lu hayranlarıyla buluşmuş, enerjisi ve performansıyla adeta büyülemişti!

None 2006 yılında gösterime giren ‘Leonard Cohen: I’m Your Man’,  Cohen’e saygı konserinde çekilen görüntüler, sanatçıyla hayatının önemli anlarına dair gerçekleştirilen bir dizi röportaj var. Bu çalışmada Nick Cave, Beth Orton, Antony and the Johnsons'un Antony'si, Rufus ve Martha Wainwright ve U2 da yer alıyor. Cohen’i derinlemesine araştırmak isteyenlere önerilir...



--video--2141-- --/video--

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!