25 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön

Gazi Sansoy ile ‘Yüzsüzler’ ve sanata dair bir söyleşi

Galeri İlayda’da Aralık ayı boyunca ziyarete açık olan sergi, zengin bir seyir fırsatı sunuyor...
Gazi Sansoy
Gazi Sansoy’un Avrupa Rönesans resmine duyduğu büyük hayranlık ve içlerinde varolma isteği, onların tuval üzerindeki dijital baskı kopyalarına yaptığı yalın ve özgün müdahalede vücut buluyor. Bu çıkış noktasından doğan Yüzsüzler Serisi, içine sızdığı konular, alanlar ve kullandığı teknik itibari ile çok yönlü okumalara olanak veren zengin bir seyir fırsatı sunuyor.

Gazi Sansoy kimdir? Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
1968 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümü mezunuyum. Aynı bölumde Prof. Dr. Mustafa Aslıer danışmanlığında yüksek lisans tezimi de verdim.( Tahta Baskı Tarihi ve Günümüzdeki Uygulamaları  1997 ) 2007  yılında Ütopya Platform Sanat Galerisi’ni kurdum. Aynı binada çesşitli yaş gruplarına resim dersleri verdiğimiz atölyelerin yanısıra kendi atölyem de mevcut.

Gazi Sansoy-Yüzsüzler Sergisi
Sanatınızı nasıl tanımlıyorsunuz? Etkisi altında olduğunuz bir ekol var mı?
Sanatımı açıklamak yerine neleri düşünerek resımleri oluşturduğumu söyleyebilirim. Başlangıcından bu yana konularım din, cinsellik, mitoloji, tabular ve insani güdüleri irdelemek oldu. Günahlar ve sevaplar , tanrılar ve insanlar, doğanın ve doğaüstünün mücadeleleri.  Ayrıca yeryüzündeki hayatın devamını sağlayan yegane güdü: cinselliği sorgulamak. Kim ne derse desin, bana göre en küçük bireyinden büyük topluluklara dünyanın değişmesine veya “ değişmemesine “ sebep olan konular. Bu konuların da resimde en üst seviyeye ulaştığı dönem rönesans. Belki bu yüzden olsa gerek, kendimi hep rönesans resimlerine bakarken bulmuşumdur.

Gazi Sansoy-Yüzsüzler Sergisi
Bize biraz ‘Yüzsüzler’ serginizden bahsedebilir misiniz?
Yüzsüzler serisi de işte bu resimlerin arasında dolaşırken ve bir yandan da diğer çok sevdiğim minyatür serisini oluştururken kendi kendini yarattı diyebilirim. İsa, Meryem, çocuk İsa veya havariler veya mitolojik tanrılar ve insanlarla mücadeleleri, devamında soylular, prensler, krallar, kraliçelerin süslü püslü abartılı giysiler, zırhlar içerisindeki ama aynı zamanda da bu kişilerin yüz ifadelerinde sanatçısı tarafından özellikle yansıtılan boş, anlamsız veya bön bakışlar…Yüzsüzler kelimesı aslında iki anlamda bu resimlerde, bazısında gerçekten ‘ yüzsüz ‘  olabilir belki de! Birkaç resimde dönemın krallarını çok etkileyen ve onların siyasetlerine bile yön veren kibar tabirle metreslerinin resimleri de var!... Ama öte yandan benim için bu resimlerdeki asıl çıkış noktası dini ve mitolojik tasvirlerın tamamen o dönem sanatçılarının veya daha çok siparişi verenlerin isteği doğrultusunda yapılması… Burdan çıkışla sanatçının belki de siparişi verenden çıkışla  oluşturduğu bu suretlerin   ‘ etlerini ‘  yok edıp “ boşluk “ haline getirmek benım için oldukça eğlenceli ve zevkli oldu diyebilirim… Belki de kendimce bize dayatılan veya dayattırılandan da çocukca bir intikamdır.

Din, soylu sınıf, zengin ve gösterişli hayatların kahramanlarını ait oldukları yerden bu şekilde silerek, kendi deyişinizle onlarla dalga geçiyorsunuz. Günümüzde durum sizce ne? Bu kişilerle ilgili değişen birşeyler var mı?
Dinin bir mucize olmadıkça hiç bir zaman insanların hayatlarından eksik olacağına inanmıyorum... Teknoloji ve bilim ne kadar ilerlese de “bilinmez” bilinmediği ve bu gizem sürdüğü sürece insanların bır şeylere inanma ihtiyacı (dün cok tanrı-tanrılar bugünse tek tanrı) hiç şüphesiz devam edecek... Asıl mesele insanların bu ihtiyaçlarının veya güdülerinin daha çıkarcı ve sömürücü kişi veya kişilerce kullanılmaya devam edip etmeyeceği şüphesiz.... Sosyalist sistemde kimsenin işine gelmediğine göre soylu olarak adlandırmasak bile ayrıcalıklı! Bir insanoğlu zümresi de dünya durdukça var olacak gibi...

Gazi Sansoy
Türkiye’deki sanat eğitimini nasıl buluyorsunuz?
Sanatın ya dauğraştığımız resim dalının en çok sevdiğim yanı yapılmışı yapmamanın yani aynı şeyı tekrar etmemenın geçerli olması … Aksı takdirde o yapılan zanaat olur! Belki her şeyin kuralı vardır ama sanatın yok. Yani aslında böyle olması gerekir. Benim sanat kurumlarındaki ögretim görevlisi arkadaşlara tavsiyem, insanları tek bir doğru varmış gibi yetiştirmeye kalkışmamaları. Dıyecegım budur!

Sanatınızı neyle besliyorsunuz? Sanatın  başka hangi dallarıyla uğraşmak isterdiniz?
Görmek isteyen veya merak eden gözler  ve beyinler için geçmişten ve günümüzden o kadar çok şey varki  bir sanatçıya ilham verebılecek… Zaman zaman heykel calışmalarım oldu ama önümüzdekı süreçte daha fazla heykel çalışmayı düşünüyorum.

Kendinizi Çağdaş Türk Resim Sanatı’nın neresinde hissediyorsunuz?
Tam ortasında...

Gökhan ERCİŞ

Galeri İlayda
Adres: Hüsrev Gerede Cad. No:37 Teşvikiye
Tel    : 212.227 92 92
E-posta: ilaydasanat@ttmail.com
Web: www.galleryilayda.com

Giriş Tarihi: 06 Aralık 2011, Salı

Etiketler:
Gazi Sansoy
resim
Yüzsüzler sergisi
Galeri İlayda
sanat
kültür
Prof. Dr. Mustafa Aslıer
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
rönesans
mitoloji
cinsellik
din
Meryem
İsa
Çağdaş Türk Resim Sanatı
heykel
zanaat
havariler
günahlar
sevaplar




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Temmuz 2011 Albümleri!

Şubat 2011 sergileri

Leyla Gencer Evi İKSV’de sizleri konuk ediyor…

Genç Üretim-Bir sergisi uzatıldı

Geleceğin medya liderleri parmak kaldırsın!

Aralık 2011 Sergileri!
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
Haziran 2012 albümleri!
  Haziran ayıyla birlikte gelecek olan albümler, müzikmarketlerdeki raflara yaz mevsiminin o büyülü havasını da taşıyor adeta
   
Yaşamlarımızdaki ‘düğüm’ler
  ‘Düğüm’ başlıklı bu sergimde yer alan çalışmalarım günümüz sosyal, ekonomik ve sanatsal sistemlerinin, düşünce yapılarının üç boyutlu birer görselleştirmesi aslında.’ - Devran...
   
İstanbul Tasarım Bienali’nden New City Reader gazetesi
  Aralık ayında gerçekleştirilecek olan İstanbul Tasarım Bienali öncesinde ön etkinlikler devam ediyor.
   
Haziran 2012 Sergileri
  Şehirde dolaşan sanat, galerilerin arasından geçiyor, saraylara da uğruyor. Yaz mevsimine girerken rehavete kapılmıyor
   
2012 sonbaharına bu dizilerle giriyoruz!
  Soluk kesecek, heyecan verecek yepyeni yabancı diziler adeta dört bir yanımızı sardı
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin