Panik atak ve bilinmeyenleri - womenist.net 

Panik atak ve bilinmeyenleri

Paniğe kapılmayın, bilinçaltınıza kulak verin. Size birşeyler anlatmaya çalışıyor olabilir...

None Bir anda uykudan panik halinde kalkıyorsanız, yolda yürürken, yemek yerken, durup dururken çarpıntı ve el ya da dudak çevresinde uyuşma yaşıyorsanız dikkat! Çağın hastalığı olarak görülen panik atak, yanı başınızda olabilir.  Özel bir neden olmadan bir anda kalbiniz hızla çarpıyorsa, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissediyorsanız, “Bana ne oluyor?” diye korkmaya başlıyorsanız panik ataktan şüphelenebilirsiniz. Yaygın anksiyete bozukluklarının bir çeşidi olan panik atak, spesifik bir korkudan dolayı yaşanmıyor. Bu durum bilinmedik bir sebepten, bilinçaltındaki bir olayla birleşerek ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Ece Orhon, panik atağın bilinmeyenleri hakkında bilgi verdi.  

Nefes alışa dikkat!
Panik atak başladığında hastaların büyük çoğunluğunda aynı belirtiler görülüyor. Bu belirtiler arasında çarpıntı, korku, heyecan, terleme, kasılma ve uyuşma ilk sıralarda yer alıyor. Panik atak krizi geçiren kişiler endişeyle “Bana ne oluyor, ölüyor muyum?” gibi korkular yaşıyor. Panik atak hafif başlıyor, fakat hızlandığında hasta derin nefes alma ihtiyacı duyuyor. Ancak derin nefes almak atağın daha da şiddetlenmesine yol açıyor. Çünkü vücutta bir savunma mekanizması olarak adrenalin salgılanmaya başlıyor. Aynı anda hem solunum hızı ile oksijen yükseliyor hem de kalp çarpıntısı artıyor. Adrenalinin vücutta yarattıkları, kişinin daha fazla panik olmasına neden oluyor. Çarpıntı artıyor, solunum da bu durumla baş etmek için hızlanıyor. Bu durumda yavaş yavaş dudakların etrafında uyuşma, hissizleşme başlıyor.

None Hissizleşme sonrasında kişi “Bana bir şey oluyor” duygusunu daha çok hissetmeye başlıyor. Vücutta kasılmalar ve uyuşmalar başlıyor. Panik atak krizi sırasında hasta rahatlamak için aşırı soluk alıp vermeye başlıyor, fakat bilmeden durumun daha da kötüleşmesine neden oluyor. Çünkü fizyolojik olarak solunumu düzenleyen merkezde karbondioksit ile oksijenin belirli oranda ve belirli dozda olması gerekiyor. Ancak bu şekilde rahat solunum yapılabiliyor. Karbondioksitin rahatlatma ve yumuşatma etkisi var, bundan yararlanmak gerekiyor. Hiperventilasyon, yani aşırı soluk alıp verme olduğunda işleyiş bozuluyor.

Panik atak sırasında kişinin, nefes aldıktan sonra nefesini dışarı vermeden biraz tutması ve yavaş yavaş vermesi gerekiyor. Bu sayede karbondioksit vücutta biraz daha tutularak, oksijenin yükselip karbondioksidin düşmesiyle yaşanan damar büzüşmesi engelleniyor. Aksi halde, damarlar büzüşünce kanlanma bozuluyor ve uyuşma hissediliyor. İyonize kalsiyum da azaldığı için kramp, uyuşma, kol ve bacakta kramplar görülebiliyor.  

Bir anda ortaya çıkıyor
Korku objesine tepki vermek, normal bir davranış. Örneğin, havlayarak koşan bir köpek korkuya neden olabiliyor. Kişi böyle bir durumda irkilerek reaksiyon verebiliyor. Fobilerde de korku objesine yönelik abartılı panik duygusu söz konusu. Ayrıca bilinmeyen ve bilinçaltında olan bir çağrışımla hiç beklenmedik bir zamanda, örneğin yemek yaparken ya da gece uyurken, bu tür korkular yaşanabiliyor. Bu durum bilinmedik bir sebepten, içsel bir çağrışımla bilinçaltındaki olayla birleşerek ortaya çıkıyor. İşte bu durumda da panik ataktan şüphelenilmesi gerekiyor.  

Başka hastalıkların belirtisi olabilir
Bazen panik atak başka hastalıklarla da karışabiliyor. Doç. Dr. Ece Orhon, “Hastada teşhisi konmamış hipertiroidi bulunabiliyor. Aşırı çarpıntı, terleme, yüksek tansiyon şikayetleri bunun belirtisi olabiliyor. Kalple ilgili bazı rahatsızlıklarda da aynı tepkiler görülebiliyor. Hipoglisemiye giren biri de bu şekilde hissedebiliyor. Bazen de ailede paniğe yatkın kişiler varsa, kişi çocukluktan itibaren paniğe alışmışsa aynı belirtiler yaşanabiliyor” diyor.

None Tedavi edilebilen bir hastalık
Panik atak hastaları, ilk krizinde çoğunlukla acil servise başvuruyor. Orada kişiyi rahatlatmak için ilaç veriliyor. Fakat böyle bir durum yaşayan kişinin atak geçince hastalığını ihmal etmemesi, mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurması gerekiyor. Paniğe neden olan sebeplerin araştırılması tedavide büyük önem taşıyor. Hastaya ilk olarak heyecanının giderilmesi için diazepam grubu ilaçlar veriliyor. Ayrıca psikiyatrik muayene yapılıyor ve modern antidepresanlardan yardım alınıyor. Terapiler de bu kişilerin tedavisinde oldukça etkili oluyor. Çünkü semptomlar aynı olmakla beraber her bireyin dinamiğinin farklılığı nedeniyle terapi gerekiyor. Panik atak tedavi edilmediğinde ise bu kişilerde sosyal izolasyon görülebiliyor. Toplu taşıtlara binemiyor, köprüden geçemiyor; yaşamlarını her an bir şey olabilir korkusuyla yaşıyorlar.  Doç. Dr. Ece Orhon, “Panik atak hastaları genelde titiz, gergin, çabuk kaygılanan, çabuk heyecanlanan kişiler oluyor. Hastaların hemen hepsinde, birkaç ay öncesinden heyecan belirtileri başlamış oluyor. Bazı ilaçlar, gençlerin ilk sigara ya da ilk içki içmede yaptıkları acemice hatalar da panik  atağa neden  olabiliyor” diyor.  

Kadınlarda daha sık görülüyor
Yapılan araştırmalar, panik atağın 20-45 yaş arasındakiler ile kadınlarda daha çok görüldüğünü ortaya koyuyor. Bazı biyolojik olaylarda da panik atağa yatkınlık olabiliyor. Örneğin, obsesif kompulsif bozukluklarda, fobik hastalıklarda ya da aniden bir yakınını kaybetme durumunda kişinin ‘yedek enerji’ denilen güçlü yanları harekete geçemiyorsa, panik atak görülebiliyor. Bazen gençlerde okul değiştirme, yurt dışına gitme gibi durumlarda da panik atak yaşanabiliyor. İşten ayrılma, yeni duruma adaptasyon dönemleri de bu hastalığın nedenleri  arasında yer alıyor.

Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi
Psikiyatri Uzmanı
Doç. Dr. Ece Orhon

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!