Hiçbir yere benzemeyen Dubai - womenist.net 

Hiçbir yere benzemeyen Dubai

Pekçok kişi için Dubai ideal tatil yeri, çünkü sıcak iklimi sayesinde yılın 12 ayı yararlanılabilecek nefis plajları, katma değer vergisi olmadığı için de bol alışveriş imkanı var. Kış ortasında yazı özlüyorsanız, ayrıca benim gibiyseniz ve alışveriş yapma fırsatlarını reddettiğiniz asla görülmemişse Dubai size çok uyacaktır.

None Dubai’ye gitmeden önce orayı bilen eşten dosttan özellikle alışveriş konusunda bir sürü tüyo almıştım ve internetten de araştırmıştım o yüzden neyle karşılaşacağımı az buçuk tahmin edebiliyordum. Ama Dubai’nin kendisine asla hazırlıklı değildim. Bazıları Manhattan’a benzetiyor, kimisi de Miami veya Los Angeles diyor, hatta Las Vegasvari diyeni de var ama bana sorarsanız Dubai hiçbir yere benzemiyor. Belki hiç gidip görmediğim bazı Uzakdoğu şehirleri ultra modern ve çok yüksek binaları açısından Dubai’yi andırıyordur, fakat beyaz kum, palmiye ve gökdelenlerden oluşan tamamen insan elinden çıkma bu sahte cennetin bence eşi benzeri yok. Zaman zaman fütüristik bir filmin setindeymişim gibi bir hisse kapıldım, ve estetik açıdan şehri çok beğendim, özellikle mimarisini (ama ben modern severim, belki de ondan).

None Biz Jumeira’da kaldık, burası upuzun bembeyaz bir sahil şeridi ve üzerinde 5 yıldızlı oteller bulunuyor. Tüm oteller çok lüks ve size her türlü lüksü sunuyorlar. Servis elemanlarının hemen hepsi ya Uzakdoğu’lu ya da Güney Asya’lı, ve servis o kadar mükemmel ki adeta her misafire bir vale düşüyormuş gibi geliyor insana. Hem plaj, hem deniz, hem de hava biz kaldığımız sürece çok güzeldi. Ocağın ortasında her gün öğleden sonra 4’e kadar deniz keyfi yapabilmek pek zevkli doğrusu. Eğer plajda tembellik etmekten sıkılırsanız hemen oracıkta “The Walk” denen gezinti yolundaki kafe, restoran ve dükkanları gezebilirsiniz, Cumaları pazar da kuruluyor.

None Peki plaj sonrasında nasıl vakit geçirdik? Alışveriş yaparak tabii ki de! Hayatımda bu kadar güzel ve büyük alışveriş merkezini birarada görmedim ben. Tüm o iflas dedikodularına inat Dubai’deki dükkanlar bol miktarda lüks malla dolu. Bütün AVM’leri gezemedik çünkü “ÇOK” var, ama en methedilenleri görmeye çalıştık: İşe Dubai’nin ilk yapılan süper alışveriş merkezi Deira City Centre ile başladık, benim için biraz fazla hantal ve kalabalık ama ilk kez gelenler için görmeye değer. Özellikle en alt kattaki elektronik malzeme satan dükkanları çok ünlü. Küçükler ve büyükler için her türlü oyuncağı %30 daha ucuza burada bulabiliyorsunuz.

None Sonra koskocaman Mall of the Emirates var, hani şu içinde Ski Dubai dedikleri kayak pisti olan. Soğukla aram asla iyi olmadığından piste camın arkasından şöyle bir baktım, neredeyse gerçeküstü boyutta tuhaf olduğuna karar verdim ve alışverişe devam ettim. Meraklısı içeriyi keşfedebilir tabii. AVM’nin kendisi hem büyüklüğü hem de mağazaların çeşitliliği açısından etkileyici bir yer. Başı İngilizlerin incisi Harvey Nichols çekiyor. Nerdeyse tüm lüks markaları burada bulabilirsiniz.

Jumeira üzerinde Mercato adında Dubai standartlarına göre ufak ama şirin bir AVM var. İtalyan mimarisi örnek alınarak yapılmış tematik bir yer burası. Bizim hoşumuza gitti çünkü küçük ve değişik mağazalar vardı ve içinde gezinmesi keyifliydi.

None Bur Juman, hem ortalama hem de süper lüks markaları bulabileceğiniz orta büyüklükte, şık, elegan ve daha elit bir AVM. En büyük mağaza New York’lu ünlü Saks 5th Avenue. Orijinalinden çok daha küçük olsa da güzel. Bur Juman’da öğlen yemeği için çok hoş kafeler de var.

None Dubai’ye gitmeden önce orayı bilen eşten dosttan özellikle alışveriş konusunda bir sürü tüyo almıştım ve internetten de araştırmıştım o yüzden neyle karşılaşacağımı az buçuk tahmin edebiliyordum. Ama Dubai’nin kendisine asla hazırlıklı değildim. Bazıları Manhattan’a benzetiyor, kimisi de Miami veya Los Angeles diyor, hatta Las Vegasvari diyeni de var ama bana sorarsanız Dubai hiçbir yere benzemiyor. Belki hiç gidip görmediğim bazı Uzakdoğu şehirleri ultra modern ve çok yüksek binaları açısından Dubai’yi andırıyordur, fakat beyaz kum, palmiye ve gökdelenlerden oluşan tamamen insan elinden çıkma bu sahte cennetin bence eşi benzeri yok. Zaman zaman fütüristik bir filmin setindeymişim gibi bir hisse kapıldım, ve estetik açıdan şehri çok beğendim, özellikle mimarisini (ama ben modern severim, belki de ondan).

None Biz Jumeira’da kaldık, burası upuzun bembeyaz bir sahil şeridi ve üzerinde 5 yıldızlı oteller bulunuyor. Tüm oteller çok lüks ve size her türlü lüksü sunuyorlar. Servis elemanlarının hemen hepsi ya Uzakdoğu’lu ya da Güney Asya’lı, ve servis o kadar mükemmel ki adeta her misafire bir vale düşüyormuş gibi geliyor insana. Hem plaj, hem deniz, hem de hava biz kaldığımız sürece çok güzeldi. Ocağın ortasında her gün öğleden sonra 4’e kadar deniz keyfi yapabilmek pek zevkli doğrusu. Eğer plajda tembellik etmekten sıkılırsanız hemen oracıkta “The Walk” denen gezinti yolundaki kafe, restoran ve dükkanları gezebilirsiniz, Cumaları pazar da kuruluyor.

None Peki plaj sonrasında nasıl vakit geçirdik? Alışveriş yaparak tabii ki de! Hayatımda bu kadar güzel ve büyük alışveriş merkezini birarada görmedim ben. Tüm o iflas dedikodularına inat Dubai’deki dükkanlar bol miktarda lüks malla dolu. Bütün AVM’leri gezemedik çünkü “ÇOK” var, ama en methedilenleri görmeye çalıştık: İşe Dubai’nin ilk yapılan süper alışveriş merkezi Deira City Centre ile başladık, benim için biraz fazla hantal ve kalabalık ama ilk kez gelenler için görmeye değer. Özellikle en alt kattaki elektronik malzeme satan dükkanları çok ünlü. Küçükler ve büyükler için her türlü oyuncağı %30 daha ucuza burada bulabiliyorsunuz.

None Bur Juman, hem ortalama hem de süper lüks markaları bulabileceğiniz orta büyüklükte, şık, elegan ve daha elit bir AVM. En büyük mağaza New York’lu ünlü Saks 5th Avenue. Orijinalinden çok daha küçük olsa da güzel. Bur Juman’da öğlen yemeği için çok hoş kafeler de var.

None Sonra koskocaman Mall of the Emirates var, hani şu içinde Ski Dubai dedikleri kayak pisti olan. Soğukla aram asla iyi olmadığından piste camın arkasından şöyle bir baktım, neredeyse gerçeküstü boyutta tuhaf olduğuna karar verdim ve alışverişe devam ettim. Meraklısı içeriyi keşfedebilir tabii. AVM’nin kendisi hem büyüklüğü hem de mağazaların çeşitliliği açısından etkileyici bir yer. Başı İngilizlerin incisi Harvey Nichols çekiyor. Nerdeyse tüm lüks markaları burada bulabilirsiniz.

Jumeira üzerinde Mercato adında Dubai standartlarına göre ufak ama şirin bir AVM var. İtalyan mimarisi örnek alınarak yapılmış tematik bir yer burası. Bizim hoşumuza gitti çünkü küçük ve değişik mağazalar vardı ve içinde gezinmesi keyifliydi.

None En özelini yani yeni yapılan Dubai Mall’u sona sakladım. Kendisi dünyanın en büyük alışveriş merkezi olma özelliğine sahip. Gerçekten de öyle olmalı ki 2 kez gitmemize rağmen her tarafını gezebildiğimizi söyleyemem. Bana öyle geldi ki dünya üzerindeki bütün moda tasarımcılarının en özel kreasyonlarını insan burada bulabilir. Yorulunca da şık Armani Cafe’de mola verilebilir.

“Dubai çok ucuz” efsanesine gelince; özellikle fiyat karşılaştırması yaptım, ve gördüm ki eğer indirim falan yoksa çoğu lüks tüketim maddesinin fiyatı her yer ile aynı. Ancak bazı pahalı mücevher ve saatleri nispeten ucuza alabiliyorsunuz çünkü pazarlık edebiliyorsunuz, hem de hiç çekinmeden! Bir de kozmetik ürünleri ile parfümlerin nerdeyse %40 daha ucuz olduğunu gördüm.

None Dubai’de hayat standardı oldukça yüksek ve çok güvenli bir ülke, mesela herhangi bir Starbucks’da çantanızı masada bırakıp kahve almaya giderseniz döndüğünüzde o çantayı olduğu gibi aynı yerde bulursunuz. Ayrıca çok medeni, temiz ve düzenli bir yer Dubai. Ortalıkta çirkinlik veya pislik görmüyorsunuz. Bunun nedeni orada yaşayanların uzaylı soyundan olmaları falan değil tabii! Otoriter rejim en adisinden en berbatına kadar her türlü suçu gayet sert biçimde cezalandırıyor yani yakalanmak çok pahalıya patlıyor. Ayrıca çalmaya çırpmaya pek ihtiyaç yok çünkü halk zengin. Göçmen işçilere bile göreceli olarak iyi para veriyorlar ve onlar da devletin devamlı kontrolü altındalar, çizgidışı herhangi bir davranış sergilerlerse anında sınırdışı edileceklerini biliyorlar, dolayısıyla can korkusu ve ekmek parası uğruna herkes rahat duruyor, böylece ülke huzurlu kalabiliyor.

Dubai’de çok sayıda yabancı yaşıyor ve çalışıyor çünkü buranın yerlilerinin önemli bir kısmının geçinmek için çalışmaya ihtiyacı yok ve ayak işlerinden üst düzey beyaz yakaya pekçok pozisyonu dolgun maaşlı yabancılar dolduruyor. Ancak polise ve orduya katiyyen yabancı uyruklular sokulmuyor. Mavi yaka türü işleri Hintliler, Pakistanlılar ve Uzakdoğulular yapıyor. Üst düzey işlerde ise Avrupalı, Türk, Amerikalı ve Kanadalıları görebilirsiniz. Bu karışım ülkeye Birleşmiş Milletler havası veriyor.

None Dubai’de dışarıda yemek her seferinde bir gurme deneyimi olabiliyor. En azından bize öyle geldi. Otel restoranlarında usta şeflerin ellerinden dünya mutfağının en seçkin örneklerini tadabiliyorsunuz. Zaten çoğu otel 5 yıldızlı ve her birinde birkaç lokanta mevcut.

Ritz’deki Mediterrenean ile Hilton’daki Bice’yi (müdürü Türk!) tek geçerim! Onun dışında Güney Amerika’dan en güzel etleri, en değişik Asya füzyon yemeklerini ve dünyanın dört bir tarafından gelen mükemmel şarapları bulabiliyorsunuz bu lokantalarda. Hiçbirisi ucuz değil ama verdiğiniz paranın karşılığını alıyorsunuz ki bu bana göre İstanbul’da sezonluk moda olup da sıradan bir mutfakla sizi kandıran üstelik hiç de ucuz olmayan “trendy” mekanlara kıyasla çok daha verimli bir durum. Bu arada şunu söylemeliyim, AVM’lerdeki güzel lokantalar dahil olmak üzere otellerin dışında hiçbir yerde alkol servisi yapılmıyor. Dubai gibi bir yerde bir turistin hayatı da otellerin içine ve etrafında geçtiğinden bu büyük bir sorun teşkil etmiyor.

None Dubai bir din devleti olmasına rağmen ibadet konusunda genelde saygılı ve kimseyi rahatsız etmeyen bir tavır hâkim. Erkekler geleneksel bembeyaz kılıklarına bürünüyorlar ve insan o sıcakta bunun iyi bir çözüm olduğunu düşünüyor. Ama kadınlar o tepeden tırnağa simsiyah giysiler içinde sanmıyorum ki pek rahat ediyor olsunlar.

Ayrıca kadınlar hiçbir yasal hakka sahip değiller. Bazıları yüzlerini örtüyor, bazıları da örtmüyor – ve hemen hepsi hem ağır makyaj yapıyorlar hem de bol mücevher takıyorlar. Çoğu bedenlerine sımsıkı yapışan uzun siyah giysilerin içinde epey seksi görünüyorlar. Genç kadınların bazıları ince uzun vücut hatları, ceylanvari sürmeli gözleri ve çikolata renkli tenleri ile çok çekici. Burada diğer İslami Cumhuriyetlerin aksine yabancı kadınların kapanması yönünde herhangi bir baskı yok. Hatta şeyhin eşi hep gayet modern ve şık giyinen başı açık bir hanımefendi, ve kendisi Ürdün kralının halası olur, ki bu ailenin köklerinin Peygamber ailesine dayandığı söylenir.

None Birkaç izlenimimi sizlerle paylaşayım,  ilk önce, dayanılır bir havanın olduğu mevsim kışa ve aşağı yukarı bizim kışımıza denk geliyor. Yılın geri kalanında 45 derece şeklinde cehennem sıcağı hakim. Belki de bu yüzden iç mekanlarda soğutmayı sonuna kadar açma huyları var. Bundan pek hoşlandığımı söyleyemem. Bir de Dubai tam bir şantiye alanı. Devamlı inşaat var. Yeni yollar, yeni binalar – denizin üstünde bile bina yapıyorlar.

Ekonomik kriz yüzünden bazı aşırı lüks projeler durdurulmuş, ama yine de dünyanın en yüksek binası olan görkemli Burj Khalife’yi Ocak 2010’da şanına yaraşır bir törenle açtılar. Sanırım bu etkileyici bina dünyadaki en önemli ilk 10 mimari şaheser arasına girmeye adaydır. Biz Dubai’de güzel vakit geçirdik ve bence “lüküs hayatı” ve ayrıca deniz ve güneş ikilisini seven herkes buradan aynı keyfi alacaktır. Bazı şeyleri bir sonraki ziyarete bıraktık, ki gene gitmeye kararlıyız, mesela çöl safarisini yapmadık çünkü pek meraklısı değiliz o tip şeylerin, ama bir daha gittiğimizde deneyebiliriz.

None Son olarak, Dubai’de yaşayan bir dostun yardımı ile hazırladığım ve bu ilginç beldede bir turistin bulabileceği etkinliklerin çoğunu kapsıyan listeyi aşağıda sizlere sunuyorum (AVM’leri yukarda anlattığım için yeme-içme, eğlence ve gezme-görme üstüne yoğunlaştım) :

Restoran/Bar Lounge’lar :
Sho Cho’s (harika müzik, ambiyans, sushi)
Rooftop (Royal Mirage’da; nefis atmosfer ve manzara)
Buddha Bar (güzel yemek ve ambiyans)

Barlar :
Lotus One (genç hedef kitle, ilginç dekorasyon ve müzik)
Vu’s Bar (Emirates Towers’ın 52. katı; yaş ortalaması daha yüksek, süper manzara ve içkiler)
The Agency (wine bar; 2 tane var , Emirates Towers ve Madinat Jumeirah)
The Agency (jazz bar, Madinat Jumeirah’da)

Restoranlar :
Trader Vic’s  (bir klasik, 2 tane var : Madinat Jumeirah ve Crowne Plaza’da)
Argentinean Steak House (Jumeirah Beach Hotel)
Teatro (Bistrot-tipi restoran, Sheikh Zayed Road’da)
Mays Al Reem (tipik Arap mutfağı ve canlı eğlence; JW Marriott Hotel’de)
Al Nafourah (güzel bahçe ortamında tipik Arap mutfağı; Emirates Towers’da)
The Boardwalk (öğlen yemeği için süper; Dubai Golf Creek Club’da)
Shakespeare&Co. (adını Paris’teki ünlü kitapçıdan alıyor, brunch’ı harika; 2 tane var : Sheikh Zayed Road ve Jumeirah Beach)
Cosmo (öğlen için süper salatalar; Sheikh Zayed Road’ta)
Zaatar wa Zeit (klüpçüler için 7/24 açık, güzel atıştırmalar var)

None Gezilecek-Görülecek Yerler :
Century Village (çoğu açık havada güzel restoranlar)
Marina Walk (Dubai Marina’nın nefis manzarasına karşı yine güzel lokantalar,)
Madinat Jumeirah (yeni bir yer; pazaryeri ambiyansında iyi lokanta, dükkan ve sinemalar)
Downtown (Burj Khalife bölgesinde birçok bar ve restoran)
Emirates Tower Boulevard (güzel restoran ve dükkanlar)
Burj Al Arab (müthiş süslü otel; bir Dubai klasiği, mutlaka görülmeli; tepedeki bardan manzara süper)

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!