26 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön
Pırıl Güleşçi Arıkonmaz     |    

‘Onüçbinyüzkırk’ güne dair...

Füruzan Şimşek, yaşamın kendisinde bıraktığı izleri özgün sanatsal diliyle aktarırken, bir yandan da kanıksadığımız olağan dışı durumlar üzerinde düşünmeye davet ediyor bizleri.
Füruzan Şimşek
‘Sabah uyanıp anti-depresanını, vitaminini, kahvesini içip çantasındaki biber gazının hala orada olup olmadığına alışkanlıkla göz atan insan; evcil hayvanının başını okşayarak ilaçlarından aldığı destekle kendini rutinin içine atar. Aklında ne vardır? Belleği neyi saklamaktadır? Depremin bir gün gelip kendisini de vuracağını mı, yaşadığı şehirdirde terörizmin her an baş gösterebileceğini mi, belki bir saat içinde kırk farklı kişi tarafından tecavüze uğrasa da adalete sığınmanın anlamsızlığını mı? Yaşadığı dünya ona, kalabalığı, kötü tv programlarını, taraflı haberleri, şiddeti, korkuyu, yalnızlığı sunmaktadır. Bense yaşananları tespite çalışmaktayım.’
Füruzan Şimşek

Son sergine adını veren ‘onüçbinyüzkırk’ sayısı neyi ifade ediyor?
Onüçbinyüzkırk, son sergimin açılışına kadar yaşadığın gün sayısı. Çevremde olup biten, bana bazen tuhaf, bazen anlaşılmaz, bazen inanılmaz gelen olayların, insanlığın içinde bulunduğu durumun yaşadığım yıllar boyunca ironik bir saptamasıdır sergim. Sergimin adı da zaman birim ölçeğini küçülttüğümde, karşımda beliren devasa bir rakam aslında.

Füruzan Şimşek
O halde izleyici işlerinde senin yaşamına dair izler mi sürüyor?
Evet, aynen öyle. Benim yaşam izlerim diğer insanların izleriyle örtüşüyor. Bir anlamda zaten bireyselliğinden, orijinalliğinden koparılıp tek tip insanlara dönüştürülmeye çalışıldığımız bu zamanın izlerini sürüyor resimlerim; unutmayalım diye bazı anları donduruyor. Zira belleğe pek güvenilmiyor, insan çabucak unutuveriyor.

Füruzan Şimşek
Kanıksadığımız birçok nesneyi ve durumu yeniden üretiyorsun bu serginde...
Ben bazı şeyleri nasıl da çarçabuk kanıksadığımızın şaşkınlığını yaşıyorum kimi zaman. Kapılarını kilitlemeden uyuyan rahmetli anneanneme “anneanne, şu anda pek çok kadının çantasında biber gazı var biliyor musun?” desem, öncelikle biber gazının ne olduğunu anlatmam gerekir. Kullandığımız anti-depresanlar için daha büyük bir çaba, köpeklerin traş edildiğini duyduğunda buna anlam verememesi karşısında daha da açıklayıcı uzun cümleler kurmak durumundayımdır artık. Tüm bunları resimlerken özgün bir plastik dilin peşindeyim.

Resimlerinin hemen hepsi kişilere ve nesnelere odaklanıyor. Mekanı ve zamanı silikleştirmenin nasıl bir fikirsel arka planı var?
Sanatım her zaman insan odaklı oldu. İnsanı anlama çabası beni mekanı ve zamanı sadeleştirimeye itiyor. Daha çok da mekanı. ’Ben buradayım! Ben buradayım!’ diye bağıran eşyayı ve canlıyı, ‘evet işte buradasın, etrafındaki her şeyi sen görünebil diye sadeleştirdim’ diyorum aslında. Bu sadeleşme benim plastik dilime de denk düşüyor.

Füruzan Şimşek
Plastik dilini çağdaş sanat pratikleri içinde nasıl konumlandırıyor ve tariflendiriyorsun?
Herhangi bir gruba yakın bulmuyorum kendimi. Özgün, kendi sanat anlayışımın şekillendirdiği bir yaklaşımım var. Zaten çalışmalarım zamanın iz düşümü... Bir anlamda plastiğim de aynı yönü takip ediyor diye düşünüyorum.

Bu serginde tuallerine farklı disiplinlerde ürettiğin çalışmaların da eşlik ediyor. Bunlardan da bahseder misin biraz?
Sevdiğim alanlardan biri olan videoya dair daha önce de üretimlerim olmuştu. Bir de neon kullanarak yaptığım bir iş var bu sergimde. Anlatmak istediklerime hangi disiplin uygunsa onu kullanıyorum. Bu tür bir esnekliği ve bana sunduğu özgürlük alanını seviyorum.

Giriş Tarihi: 20 Aralık 2011, Salı

Etiketler:
Onüçbinyüzkırk
sergi
Füruzan Şimşek
Pırıl Güleşçi Arıkonmaz
bellek
yaşam
an
resim
plastik
sanat




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Akbank Sanat’ın Nisan ayı etkinliği…

İstanbul Modern’den Burhan Doğançay retrospektifi

The 12 Tenors nefes kesmeye hazır!

40. İstanbul Müzik Festivali kaçırılmaz!

Balenciaga ve İspanya

İnsana ve insanlığa farklı bir bakış; Aret Vartanyan
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
Haziran 2012 albümleri!
  Haziran ayıyla birlikte gelecek olan albümler, müzikmarketlerdeki raflara yaz mevsiminin o büyülü havasını da taşıyor adeta
   
Yaşamlarımızdaki ‘düğüm’ler
  ‘Düğüm’ başlıklı bu sergimde yer alan çalışmalarım günümüz sosyal, ekonomik ve sanatsal sistemlerinin, düşünce yapılarının üç boyutlu birer görselleştirmesi aslında.’ - Devran...
   
İstanbul Tasarım Bienali’nden New City Reader gazetesi
  Aralık ayında gerçekleştirilecek olan İstanbul Tasarım Bienali öncesinde ön etkinlikler devam ediyor.
   
Haziran 2012 Sergileri
  Şehirde dolaşan sanat, galerilerin arasından geçiyor, saraylara da uğruyor. Yaz mevsimine girerken rehavete kapılmıyor
   
2012 sonbaharına bu dizilerle giriyoruz!
  Soluk kesecek, heyecan verecek yepyeni yabancı diziler adeta dört bir yanımızı sardı
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin