Arabanız ve televizyonunuz kalp krizine neden olabilir! - womenist.net 

Arabanız ve televizyonunuz kalp krizine neden olabilir!

Kalp sağlığı ile ilgili yapılan bir araştırma, özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için önemli sinyaller veriyor. Herkesin bir ders çıkarması gerekliliğini hatırlatıyor..

None Kalbimizi önemsemeyi unutuyoruz bazen. Fast-food’a yöneliyor, sigara içiyor ve belki de son yıllarda gittikçe artan bir oranla ‘daha hareketsiz’ yaşıyoruz. Birçoğumuz, gerçekten de yaşadığı yerde aynı sokaktaki  markete dahi özel aracıyla gidiyor. Merdiven çıkmıyor, asansöre biniyoruz. Metroda, alışveriş merkezlerinde yürüyen merdivenler arızalanınca adeta ‘isyan çıkarmaya’ meyilli hale geliyoruz. Hepimiz farkındayız aslında ama işimize gelmiyor çoğunlukla, yürümek ve hareket etmek...

Geçtiğimiz haftalarda kalp sağlığı ile ilgili yapılan bir araştırma, çarpıcı örnekler veriyor. Farklı kıtalardan toplam 52 ülke ve 29.000 kişi üzerinde gerçekleştirilen bu devasa araştırma, öncekilerin aksine fiziksel aktivitenin, kişilerde kalp sağlığını sadece belli yaşam standartlarına sahip kişilere göre değil, farklı ırk, cinsiyet, yaş, coğrafi koşullar ve gelir seviyesi gibi parametreleri de dikkate alarak, global anlamda nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Elde edilen verileri değerlendiren bilim adamları, özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kişilerin otomobile ve televizyona sahip olmalarının onları bir anda hareketsiz bir yaşama sürüklediğini belirtiyorlar. Zorlu yılların ardından bu kolaylıklardan kolay kolay vazgeçemedikleri için de uzun vadede kalp sağlıklarını riske atmış oluyorlar.

None Dünyanın dört bir yanından seçilen 29.000 kişi, ayrıca çalışma koşullarına göre de değerlendirilmiş. Buna göre, ofiste sürekli oturarak çalışanların kalp krizi geçirme riski, tüm gün sadece ofiste durmayıp arada sırada ofis dışında da işleri takip edenlere göre % 11 daha fazla. Fiziksel aktivitesi yüksek olan işlerde çalışanların ise ( garsonluk, kuaför, hosteslik, trafik polisi gibi... ) kalp krizi geçirme riski % 22 oranında azalıyor. Fiziksel olarak ağır çalışma koşullarına ( ağır sanayi işçiliği, madencilik, vb. ) sahip kişilerinse kalp krizi geçirme riskinde herhangi bir azalma olmuyor.

Araştırmaya göre, düzenli bir şekilde egzersiz yapanların kalp krizi geçirme riski, yaşamında spora vermeyen sıradan bir kişiye göre  % 25 oranında azalıyor. Hem televizyonu hem de aracı olanların ise televizyonu ve aracı olmayanlara göre kalp krizi geçirme riski % 27 daha fazla. Yani spor yapan ve yapmayanlar arasındaki riskten bile daha fazla...

Biraz daha metroyu, treni, deniz otobüsünü, vapuru kullanmaya gayret gösterdiğimizde ekonomik açıdan, zamandan tasarruf (İstanbul’un trafik sorunu), çevreye duyarlılık ve verimli enerji kullanımı bakımından büyük avantajlar sağlamış olacağız hem bireysel hem de toplum olarak. Ama tüm bunların ötesinde kalp krizi geçirme riskimizi ‘ciddi oranda’ azaltacağız! Kalbinizi önemseyin, inanın o sizi önemsiyor...

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!