25 Mayıs, 2012
Womenist.net in English
ARA
 
   Ana Sayfa       Üye Kayıt Formu    Üye Girişi     
Kültür & Sanat önceki sayfaya geri dön

Ercan Akbay ile “Ten Kokusu” üzerine…

Koku insanları birbirine bağlayabilir mi? Sorunun cevabı Ercan Akbay’ın son kitabı “Ten Kokusu”nda gizli…
Ercan Akbay-Ten Kokusu
12 Şubat 1959 doğumlu olan Ercan Akbay’ın çocukluğu Nişantaşı’nda geçmiş. İçindeki serüven tutkusunun tohumlarını atan Maarif Kolejinde aldığı eğitimden sonra işletme okumuş. Yazar, caz kulübü işletmekten, taş plak restorasyonuna kadar pek çok farklı işte çalışmış. Çocukluk yıllarından beri çizdiği karikatürler ve yazdığı kısa öyküler onu ilk kitabı “Kural Dışı Öyküler”i ve hemen aynı yıl içinde “Erkekler Ağlamaz”ı yazmaya sürüklemiş. Ercan Akbay yazma serüvenine “Tilki tilki saat kaç?” ve “Değirmenlere Karşı” devam etmiş. Şimdi ise Akbay, bilimi ve bir suç hikayesini ustaca birleştirdiği son kitabı “Ten Kokusu” ile bizlerle. Biz de, ilk olarak Amerika’da yayınlanan ve ilginç konusuyla bir anda dikkatleri üzerine toplayan Akbay ile bir söyleşi gerçekleştirdik.  

Kitabınız için seçtiğiniz konu oldukça enteresan. Bu konuyu işlemeye nasıl karar verdiniz?
2007 yılında değerli müzisyen arkadaşım Baki Duyarlar, görmüş olduğu tuhaf bir rüyadan söz etmişti. Bana hikâyenin ana omurgalarından birinin fikrini vermiş olan bu rüya çok ilginçti:

Ercan Akbay-Ten Kokusu
Bir başka gezegende —belki de Dünya’nın geleceğinde— bir yer altı kentinde, madenlerde çalışan bir adamın yaşadığı ‘cehennemî’ dünyadan kaçış planını ve sevgilisini yanında götürmeye çabalamasını anlatan bu fantastik öykünün kilit sorunu, gidecekleri bir ‘başka’ gezegende —hafızaları bütünüyle boşaltılmış olacağından dolayı— birbirlerini nasıl tanıyabilecekleri ve birbirlerine nasıl kavuşabilecekleriydi. Bu arada, bana feromonları ve kokuyla ilintili pek çok konuyu bıkmadan usanmadan ‘izah etmiş’ olan, kırk yıllık dostum, gerçek bir koku uzmanı olan Vedat Ozan’ın katkılarını da unutmamak gerek…

“Ten kokusu” gerçekten insanları esir alabilecek kadar güçlü bir faktör mü? Bize bu teori hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Koku ve feromonların gerçekten de insanların davranışlarını etkileyen en önemli iletişim protokolü olduğunu düşünüyorum. Okudukça ve araştırdıkça; terde, tükürükte, menide, vajina salgısında ve kanımızda bulunabilen ve genetik şifremizi içeren ‘iletilebilir’ vücut salgılarının —feromonların— mantıkdışı esaretler yaratan vazgeçilemez aşkların ve sebebi açıklanamaz acayip olguların arkasındaki ‘gerçek’ neden olabileceğini de keşfettim.

Ercan Akbay-Ten Kokusu
Peki, kokunun sizin kişisel hayatınızda nasıl bir yeri var?
Bana göre, koku alma duyusu bütün diğer duyularımızdan daha önemlidir. İçine düşmüş olduğum durumların havasını koklayarak ne yapacağıma karar veren biriyim. Burnum iyi koku alır. Hatta bazen çok uzaklardan koku algılayabilirim. İlgi duyduğum kadınları beden kokularıyla seçtiğim gibi,  kimilerinin yumurtlama dönemlerini bile kokularından ayırt edebilirim. (Şaka tabii…)

Kitapla birlikte bir de sesli kitap bulunuyor. Bunu yapmak nerden aklınıza geldi?
Okumaktan çok dinlemeyi tercih edenlerin, trafikte zaman yitirdiğini düşünen kitapseverlerin ve görme engelli insanlarımızın ihtiyaçlarını dikkate alarak, üç buçuk yılımı verdiğim bu kitabın ses kaydını bir stüdyoda gerçekleştirdim. Kitabın hiç kısaltma yapmadan okunması ve düzenlenmesi yüz otuz saatten fazla sürdü ve sonunda on buçuk saatlik Türkiye’nin ilk gerçek sesli romanını piyasaya çıkartmış olduk. Kitapla birlikte ücretsiz olarak dağıtılmasını ben istedim ve yayınevini bu konuda da ikna etmeyi başardım.

Ercan Akbay-Ten Kokusu
Kitabınız Amerika’da da yayınlandı. Oradaki ilgi nasıl?
Bazı teknik sebeplerden dolayı roman orijinal dilinden daha önce İngilizce olarak ABD’de yayımlandı. Orada ‘Polisiye/Suç Edebiyatı’ kategorisindeki kitaplar arasında epeyce ilgi çekmiş olmalı ki, Ten Kokusu —Scent of Skin— hakkında meşhur Foreword’da ve bu kuruluştan daha da ‘sıkı’ olan ve hatta ‘sıfırcı hocaların eleştirmenler birliği’ olarak da tanınan Kirkus’da gurur verici iki profesyonel eleştiri/yorum yapıldı. Ayrıca, bu yorumlar ‘kitap eleştirmenlerinin yayın organlarında indekslendi

“Ten kokusu”nun konusu ya da kurgusu ile ilgili duyduğunuz enteresan bir yaklaşım ya da eleştiri var mı?
Okuyanların genellikle çok olumlu tepki verdikleri romanın arkasındaki felsefeyi ya da içerdiği anlamı kavrayamayan insanların eleştirileri biraz ‘farklı’ olabiliyor. Bu insanlardan bazıları, Ten Kokusu’nu bir ‘erkek kitabı’ olarak algılayarak ‘maço’ bir havası olduğunu söylüyorlar. Bunun yanlış bir algı olduğunu sizler de anlamışsınızdır. Kitaptaki ilişkileri anlatırken, metnin gayet tarafsız bir ifadesi olmasına, hiçbir cinsel, ırksal ayrımcılık içermemesine özellikle dikkat ettiğim gibi, şunu da gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Hikâyedeki erkek ‘kurbanlar’ asla tuzağa düşürülmüyorlar, aksine, kendileri edip kendileri buluyorlar.

Işıl Tulgar

Giriş Tarihi: 01 Şubat 2012, Çarşamba

Etiketler:
Ercan Akbay
Ten Kokusu
feromon
koku
üst burun
VNO
Vomeronasal Organ
sebase
apokrin
koku alma duyusu
audiobook
sesli kitap
Polisiye
Suç Edebiyatı
Scent of Skin
Mark G. McLaughlin
ForeWord
Kirkus Reviews
hikâye
kurban




    Bu makale için henüz yorum yapılmamış     
İsim-Soyisim

e-mail

yorum
         
 
Arkadaşınla paylaş Yazdır
Konuyla ilgili diğer makaleler  

Venedik’e değil, afişe gel afişe…

Efsane, sonunda geliyor!

Ekim ayı filmleri

Önemli bir müzik adamı; Jean-Paul ‘Bluey’ Maunick

Son moda kitaplar ( I )

Amerika'da yeni çıkan kitaplar
  Kültür & Sanat- Diğer makaleler Bütün makaleler
Haziran 2012 albümleri!
  Haziran ayıyla birlikte gelecek olan albümler, müzikmarketlerdeki raflara yaz mevsiminin o büyülü havasını da taşıyor adeta
   
Yaşamlarımızdaki ‘düğüm’ler
  ‘Düğüm’ başlıklı bu sergimde yer alan çalışmalarım günümüz sosyal, ekonomik ve sanatsal sistemlerinin, düşünce yapılarının üç boyutlu birer görselleştirmesi aslında.’ - Devran...
   
İstanbul Tasarım Bienali’nden New City Reader gazetesi
  Aralık ayında gerçekleştirilecek olan İstanbul Tasarım Bienali öncesinde ön etkinlikler devam ediyor.
   
Haziran 2012 Sergileri
  Şehirde dolaşan sanat, galerilerin arasından geçiyor, saraylara da uğruyor. Yaz mevsimine girerken rehavete kapılmıyor
   
2012 sonbaharına bu dizilerle giriyoruz!
  Soluk kesecek, heyecan verecek yepyeni yabancı diziler adeta dört bir yanımızı sardı
   
 
| | | | | | | | | | | | | |

© 2009 - 2012 | Tüm hakları saklıdır. Web sitemizde yer alan yazı, görsel ve haberler izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin
Womenist.net'i açılış sayfanız yapın! Womenist.net'i favorilerinize ekleyin! Womenist.net'i takip edin Womenist.net'i takip edin