Kapadokya, kar altında görülmeye değer! - womenist.net 

Kapadokya, kar altında görülmeye değer!

Kış aylarında vadi manzaraları, peri bacaları görüntüsü daha güzel olsa da yaşam zordur Kapadokya'da. Ama güzellikler yaşamak istiyorsak zorluklara katlanmak zorundayız…

None Aralık ayından Marta kadar kar olabilir Kapadokya'da. Bu sene Şubat ortalarında kar peribacalarını kapladı ve hala lapa lapa yağmaya devam ediyor. Dünyanın başka bir yerinde daha güzel bir yer var mıdır karla kaplı Kapadokya kadar bilemiyorum... Sanki bembeyaz bir örtü tüm vadileri kaplamış. Yaz aylarında gördüğümüz o rengarenk bazalt, andezit, tüf, ingimbirit renk armonisi şimdi bembeyaz. Sadece bacaların boyun kısmındaki kül kalıntısı, 'tüf'ün sarı rengi belli oluyor biraz, o kadar. Zaten sakin bir havası olan bu vadiler, şimdi sanki hiç el değmemiş gibi, sanki ilk keşfeden bizmişiz gibi görünüyor.

None Yazın ördeklerin yüzdüğü Avanos'taki Kızılırmak'ın kenarları buz tutmuş. Çok sallandığı için üzerinden korkarak geçtiğimiz asma köprü şimdi buz tutmuş. Çömlek atölyelerinin önlerinde dekor olarak kullanılan çanak, çömlek, amfora kalıntıları, karlı halleriyle birer dondurma kasesi gibi görünüyorlar. Balkonlarda sergilenen el emeği göz nuru halılar içeri alınmış, tarihimizi kültürümüzü yansıtan motifler üst üste raflarda baharı bekliyorlar. Sokaklarda kimseleri görmüyoruz sanki terk edilmiş Avanos, Kızılırmak sanki akmıyor. Ama bu durgunluğun öyle bir güzelliği var ki, gözlerimizi alamıyoruz. Zaman durmuş gibi olsa da, erken saatlerde güne başlamamız gerekiyor çünkü her gördüğümüz vadide saatlerce kalmak istiyor, her peri bacasının resmini pozlarımız bitene kadar çekmek istiyoruz.

None Gün doğumuna yakın çıkıyoruz otelimizden. Güneşli bir güne başlamak kış ortasında ender görülen bir şey değil Kapadokya'da, Rüzgar da yok, karda durdu,nerdeyiz biz? U-çu-yo-ruz. Evet, tek tek balonlar süzülmeye başladı bile. Her bir vadiden elliden fazla rengarenk balon sanki birbirine yol verircesine bir bir havalanmaya başladı. Vadiler arasında yürümek ya da atla gezmek belki de en keyiflisi ama kuşbakışı birçok vadiyi bir arada görmek birde uçma heyecanıyla birleşince değmeyin keyfimize. Mağaralardan güneşe çıkmış tilkileri, yavrularına yiyecek toplayan kuşları görebiliyoruz. Her an kar başlayabilir, eğer biz havadayken kar yağmaya başlarsa planladığımızdan daha önce ineceğiz. Heyecan dolu bu yolculuğun bitmesini hiç kimse istemiyor. Bazen en yukardayız bazen  de yere değecek kadar yaklaşıyoruz vadilere. Bazen etrafı incelemekten nefes almayı unuttuğumu düşünüyorum. Rüzgar biraz Göreme tarafına ardından da Akvadi tarafına götürüyor bizi. Paşabağları, Zelve ve Aşk Vadisini hiç böyle görmemiştim. Metrelerce yukardan konik yapılarda gördüğümüz bacaların içindeki dünya kültür miras listesinde olan freskleri ise kahvaltımızı ettikten sonra gezeceğiz. Çok yumuşak bir inişin ardından şampanyamız patlıyor ve sertifikalarımızı alıyoruz pilotumuzdan. Diplomamızda “Biz Kapadokya da uçtuk” yazıyor.

None Kahvaltı etmek için otele dönerken yol kenarında gördüğümüz ahırlarından günlük temizlikleri için dışarıya çıkartılan atlar, beyazlar içinde sanki tablo gibi görünüyorlardı. Bahşiş karşılığında hatıra fotoğrafı çektirebileceğiniz ve heybesindeki otları yavaş yavaş yiyen develer buranın bir simgesi haline gelmiş gibi. Gezimize başladığımızda kar aralıklarla yağmaya devam ediyordu, mümkün olduğunca vadi ve peribacalarının bin bir farklı türünü görmek istiyoruz. Kar yağışı çok yoğunlaştığında kısa yürüyüşlerimize elma çayı veya sıcak şarap ikram edilen yöreye özgü onyx taş atölyelerinde mola veriyoruz. Geçmişte güvenli sığınma alanı olarak yapılan dünyada ki en ilgi çekici yeraltı şehirleri, gizemleriyle sığınma yerimiz oluyorlar. Gördüğümüz köylerde halen mağara evlerde yaşamaya devam eden bazı aileler, eğer mağara evlerin duvarları yeterince kalınsa, yaz kış belli ısıda kaldığını söylüyorlar.

None Kapadokya çok yönlü bir bölge. Patatesin yanında kabak ve çilek tarlaları, kayısı, dut, badem ağaçlarını her yerde görmek mümkün. Genç kızların hemen hemen hepsi halı dokumayı bilirken, erkekler ise çömlek ustası. Çünkü bu meslekleri bilmeyenler evlenemiyorlar. Yörede çok sayıda taş ocağı var. İnşaat malzemesi olarak kullanılan bu taşlar hem ucuza mal oluyor hem de sağladıkları tek tip bir görüntü ile Kapadokya mimarisini oluşturuyorlar. En çok ziyaretçisi olan merkezler sırasıyla Göreme, Ürgüp, Uçhisar, Avanos, Sinasos (Mustafapaşa). Buralarda şarap evleri, kafeteryalar, baharatçı dükkanları, köy pazarları yanında modern alışveriş
merkezlerine rastlamak mümkün.

None Gezimize Ürgüp'te yediğimiz meşhur çömlek kebabından sonra Sinasos'ta devam ediyoruz. Yeni adı Mustafapaşa olan bu belde kar yağışına rağmen bir nişan töreniyle karşılaşıyoruz. Ev sahipleri bizi hemen davet ediyorlar ve ikramlarda bulunuyorlar. Güzelliklerin biri bitmeden öteki başlıyor burada. Nişan sahibi bağlarını işaret ederek oradan çıkan üzümlerden yaptığı şarabından ikram ediyor bize ve toplam yüz elli şişe çıktığını söylüyor. Elli şişesini nişana katılan davetlilere ikram edeceğini söylüyor ve diğer yüz şişeyi de düğüne saklayacakmış. Fotoğraflarımızı çekip, şarabımızı yanındaki dut kurusu ve kabak çekirdeğiyle beraber içtikten sonra otelimize dönüyoruz. Akşam yemeğimizi Kapadokya'ya özgü olan ve 'Kuzu Gecesi' diye anılan gece eğlencesinde yiyoruz.

None Gösteri temsili Mevlevi Sema gösterisiyle başlıyor ardından her bölgeyi simgeleyen folklor gurupları yine o yörelerin kıyafetleriyle oyunlarını sergiliyorlar. Dansöz ise canlandırılan Anadolu düğününün bir parçası olarak sahne alıyor. Bu büyülü eğlenceden sonra odalarımıza dönerken, herkesin bu kısacık tatilin bitmesinden dolayı biraz buruk olduğunu fark ediyorum… Yola çıkış saatimizi kararlaştırırken, tadı damağımızda kalan Kapadokya’ya tekrar geleceğimize dair sözleşiyor ve odalarımıza dağılıyoruz. Ne de olsa burası her mevsim ayrı güzel ve görülmeye değer!

Yavuz Aydın

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!