Cote d’Azur incisi Cannes! - womenist.net 

Cote d’Azur incisi Cannes!

Kışın sakin ve huzurlu Cannes şehri, hafta sonu kaçamakları ve alışveriş tutkunları için çok ideal. Ancak tabi ki yaz sezonunda da deniziyle güneşiyle de tekrar keşfedilmesi gereken yerler arasında listemde yer alıyor.

Türk Hava Yolları’nın 10.15 uçağı yaklaşık iki buçuk saat sonra Nice semalarında alçalmaya başlıyor. Kıyı şeridine paralel inişe geçen uçağımın minik penceresinden alabildiğine uzanan kumsallarıyla Cote d’Azur’un büyüsüne şimdiden kendimi kaptırıveriyorum. Yaklaştıkça Nice şehrinin kendince düzenli kutu gibi sıralı beyaz evleri belirginleşiyor, işte o zaman bölgenin pek bir havalı tarzını hissedebiliyor insan. Umduğumdan daha da minyatür Nice hava alanı kış mevsimi olduğundan olsa gerek pek bir sakin… Hızlıca pasaport kontrolünden geçip bavul merasimini atlatıyorum.

None Cannes yolcusu kalmasın!
Nice havaalanı çıkış kapısının hemen önünde otobüs terminali yer alıyor. Cannes’a giden iki otobüs var. 200 numara ile Cannes yolculuğu bir buçuk iki saate yakın, bir de 210 Cannes Express var ki yaklaşık 45 dakikada Cannes merkezinde oluyor, hmm unutmadan arada bir de 16 €’luk fiyat farkı var, express olan hat tabi ki daha pahalı.

Cannes merkezde Hotel De Ville’in önünde iniyorum. Şehir; sahil boyunca uzanan geniş "Promenade de la Croisette" caddesinin kenarına ilişmiş. Hemen hemen tüm oteller,  mağazalar, Festival Sarayı ‘Palais des Festivals’, yat limanı ve Palm Beach Kumarhanesi bu sahil yolu boyunca sıralanmış halde.

None Görkemli Festival binası ve hemen yanındaki yat limanı az ileride beni karşılıyor. Mayıs ayında yapılan Cannes Film Festivali’nin havası ve tarzı tüm şehre yayılmış gibi. Binaların cepheleri ünlülerin resimleriyle süslenmiş, telefon kulübeleri film rulosu olmuş, sokaklardaki umumi tuvaletler bile o kadar çok şık ki...

Kaldığım otel Gray D’Albion’da yine bu sahil yolu kenarında ve merkeze 5-6 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Hızlı bir otele yerleşme operasyonu sonrası kendimi şehrin kollarına bırakıyorum.

None Promenade de la Croisette caddesi boyunca sıralanmış Louis Vuitton, Miu miu, Patricia Pepe, Gucci, Dolce&Gabanna vb ünlü mağazanın vitrinlerinin önünden geçerken zaman gitgide ağırlaşıyor sanki. Arada ünlü isimlerin kaldığı otellerin ihtişamı da görülmeye değer doğrusu.

None Şehri keşfe devam ederken, Cannes’ın kalbi asıl bir arka paralelde atıyormuş anlıyorum, rue d’Antibes Caddesi kafeleri ve özel tasarım mağazaları ile İstanbul Bağdat caddesi kıvamında kalabalık ve keyifli… Kendimi alışveriş çılgınlığına tam olarak kaptırmadan (pahalı memleket gerçekten) neredeyse tüm mağazaların altını üstüne getiriyorum. Hayır, bir ara düşünmeden de edemiyorum, orta halli bir bayan bu memlekette nasıl yaşar ki! İç sesim o an cevaplıyor, ‘’canım bu markaların elbet seri sonları vardır, ne bileyim hafif defolusu vardır, bakarsın benzerleri vardır…’’ aklıma dahiyane bir fikir geliyor ve ara sokaklara dalma zamanıdır diyorum. Evet aramızda kalsı aradığım seri sonlarını ara sokaklardaki küçük mağazalarda bulabiliyorum.

None İlk akşamımı Majestic Barriere oteldeki parti şenlendiriyor.  Her bir salonunda farklı bir müzik, farklı bir dekorasyon ve değişik konseptlerle ağırlanıyor misafirler. Giriş salonunda şampanya ve deniz mahsülleri servis edilirken Elvis, diğer yanda kokoş kokteylleriyle bir dj, başka bir salonda şekerlemelerden tatlılardan oluşan bir açık büfe ile 70’ler 80’ler gösterileri… derken her yaşa ve her tarza göre eğlenceyi biçimlendirmeyi biliyor Cannes.

None Ertesi gün 16 yy’da inşa edilen saat kulesine ulaşmak için oldukça klasik dar Fransız sokaklarının arasından dik bir yokuşu tırmanmaya başlıyorum. Tepeye ulaştığımda şehrin nefes kesici görüntüsüne bir kez daha vuruluyorum.

Kışın sakin ve huzurlu Cannes şehri, hafta sonu kaçamakları ve alışveriş tutkunları için çok ideal. Ancak tabi ki yaz sezonunda da deniziyle güneşiyle de tekrar keşfedilmesi gereken yerler arasında listemde yer alıyor. Kim bilir belki yolumuz bir Mayıs ayında festivalde buluşur diyorum ve Cannes’a veda edip, Cote d’Azur sahillerindeki bir diğer şehre doğru yol alıyorum...

Candan Özdemir

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz?

İspanya'nın en popüler yaz destinasyonlarının başında gelen San Sebastian; tarihi, doğası ve kültürüyle herkesi büyülemesinin yanı sıra bol Michelin yıldızlı bir şehir olmasıyla da tüm dünyadan gurmelerin ilgisini çekmeyi başarıyor. ..

None

Yemek cenneti olarak bilinen kent, dünyanın en iyi lezzetlerini sunduğu söylenen Bask mutfağının da ana merkezi.

Guipuzcoa bölgesinin başkenti olan San ...

Görülmeye Değer San Sebastian Gitmeye Ne Dersiniz? Devamını Oku >>

Yorum Yapın!