Gece hayatının olmazsa olmazı; DJ Tarkan! - womenist.net 

Gece hayatının olmazsa olmazı; DJ Tarkan!

Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da sayılı dj’leri arasında gösterilen DJ Tarkan ile Womenist.net olarak sıcak bir sohbet gerçekleştirdik...

None Son zamanlarda İstanbul gece hayatında en çok bahsedilen isimlerden biri, DJ Tarkan. Çaldığı gecelerde mekan hınca hınç dolarken takipçilerinin sayısı da gün geçtikçe artıyor. DJ Tarkan, sosyal medyada da oldukça büyük bir kitleyi adeta ‘peşinden sürüklüyor’. Almanya doğumlu olan ve Türkiye’ye 12 yaşında dönüş yapan dünyaca ünlü DJ, ‘çaldığım müziği Türkiye’de benimle birlikte dinlemeye başlayan ve seven hakikaten binlerce insan var’ diyor. Gerçekten de öyle... İçindeki tutkuyu, elektronik müzik aracılığıyla aktarıyor insanlara. Prensiplerinden ödün vermiyor fakat herkese de kucak açıyor. Onun için insanların mekandan mutlu ve memnun ayrılması oldukça önemli. Bunun için çabalıyor ve gerçekten ‘seviliyor’... Yurt dışında dünyaca ünlü DJ’leri geride bırakarak aldığı ödüller ve uluslararası yayınlarda adından övgüyle bahsediliyor olması onu değiştirmiyor, daha da üretken hale getiriyor...

Sizi DJ olmaya yönlendiren neydi? Bir çocukluk hayali miydi?
Ben 12 yaşıma kadar Almanya’da büyüdüm. Ailem her zaman disko, dans ve müziğe meraklıydı. Dolayısıyla kendimi bildim bileli 45’likler, Long Play’ler ve pikaplar vardı evimizde. O dönemlerde ailemle gittiğim misafirliklerde soluğu hemen gittiğimizin evin müzik setinin başında alırdım. Plakları incelerdim. Ailem de bu merakımı görmüş olacak ki 8-9 yaşlarındayken doğum günümde bana bir müzik seti hediye ettiler. Kendime ait portatif bir pikapım bile vardı. Daha o yaşlarda kendi kendime parçaları mikslemeye başladım bile...

None Müzik sektörüne girişiniz nasıl oldu?
Gençlik yıllarında bu işe çok meraklıydım. Örneğin Antalya Club 29’da yaşım tutmadığı için beni içeri almazlardı fakat ben ne yapıp edip bir şekilde içeri girmenin yolunu bulur, tüm gece dj kabininin yanı başında DJ’i izlerdim. Bir gün, ailemin yakın bir komşusu beni Power FM’e tavsiye etmiş. Radyoya benden ‘müzik tutkunu bir genç var, kendi kendine evde kayıtlar yapıyor, kaçırmayın’ diye övgüyle bahsedince, evde bir kaset hazırlamam istendi. 1995 yılında Power FM’e götürdüğüm kasetin oldukça beğenilmesi sonucu Power Fm’de DJ’liğe başladım. O dönemlerde aklım hep gece kulüplerindeydi. Kabindeki DJ’leri izlemek istiyordum. Radyonun o zamanki müzik direktörü Atilla Şen, gece kulüplerinde çalışmaya başlamam için daha zamanımın olduğunu düşündüğünden beni radyoda gece programlarına vermişti. Ama ben yerimde duramıyordum ve geceleri radyodan kulübe kaçıyordum. :)

Bugüne kadar ne gibi ödüller aldınız?
Elektronik müzik dünyasında saygın bir yere sahip olan DJ MAG dergisinin her sene yaptığı ankette 2006 yılında 78. oldum ve ilk 100’e giren ilk Türk DJ ve prodüktör oldum. Bu, benim için bir gurur kaynağı! Yurt dışında çoğunlukla A Milli Takım formasını giyerek performans sergiliyor olmaktan mutluluk duyuyorum. Ayrıca 2010 yılında Armin van Buuren, Tiesto, Carl Cox gibi önemli DJ’lerin önünde en yüksek puanı toplayarak ‘En iyi Uluslararası DJ’ ödülünü elde ettim. Tüm bunların yanında şunu söyleyebilirim; ‘Karşınızdaki insanları eğlendirebilmeli, mümkün olduğunca geç saatte ve memnun bir şekilde mekandan uğurlamalısınız. Elde edeceğiniz en iyi puanlar, aslında DJ kabinine girdiğinizde göstereceğiniz performans sonucu karşınızdaki izleyicilerin size verecekleri...

None Türkiye’deki takipçileriniz ile yurt dışındaki takipçileriniz arasında nasıl bir fark var?
Yurt dışında gittiğim her ülke değil ama çoğu ülkede daha fazla eğlence var. Türkiye’ye göre parçalarınızı çok daha fazla biliyorlar. Ülkemizde gece hayatında R&B, pop ve özellikle Türkçe müzik çok daha ön planda. Dolayısı ile en popüler yerlerde çalmamamın nedeni de genellikle benim o tarzları pek çalmamam. Benim performansımda fazla vokal bulamazsınız. Vokalli parça çalıyor olsam bile bunlar, herkesin bildikleri değil, aksine bilmedikleri oluyor. Kısacası insanlara yeni ve özel şeyleri dinletmeyi çok seviyorum. Yurt dışında birçok ülkenin ve hatta şehirlerin ayrı tarzları olabiliyor. Bir taraf tekno, diğeri house, başka bir yer de progressive ağırlıklı müzik tercih edebiliyor. Türkiye’deki takipçilerim biraz daha dansa ve müziğe katılabilirler. İnsanlar birbirine biraz daha az mesafeli olmalı. Günlük hayatta da birbirimize daha fazla ‘merhaba’, ‘nasılsınız’ demeliyiz. Daha rahat olursak göreceksiniz ki çok daha fazla eğlenebiliriz.

Yurt dışında en çok keyif aldığınız ve orada bulunmaktan ve çalıyor olmaktan hoşlandığınız yerler nereleri?
En keyif aldığım yer, Bulgaristan. Oraya ilk kez gidenlerin yüzlerinde oluşan o şaşkınlık ifadesine çokça rastlamışımdır. Dünyanın en iyi DJ’lerinin sürekli ziyaret ettiği bir ülke. Gece hayatı da pahalı değil. Gerek başkent Sofya gerekse yazın sahil şeridi oldukça hareketli. Bulgarlar eğlenceye ve müziğe tutkuyla bağlı. Cacao Beach ve Bedroom Beach, bence İbiza ile yarışır. Bunu, oradakilere de söylüyorum. Dalga geçtiğimi sanıyorlar ve kendi potansiyellerini pek bilmiyorlar. Parçalarımı biliyorlar, eğlenceyi seviyorlar. Bu da benim için mutluluk verici.

None Türkiye’de nerelerde çalıyorsunuz bu aralar?
Son dönemlerde 360 İstanbul, 360 East ve The Hall’da çaldım.

DJ Salih Saka, geçtiğimiz yıl Pioneer DJ Akademi ile bu işin okulu olabileceğini de göstermişti. Sizce de bu iş okuldan öğrenilebilir mi?
Bence de kesinlikle bir DJ okulu olmalı. Bir DJ adayı, her şeyden önce ekipmanı en iyi şekilde öğrenmeli. Gecenin en önemli anında herhangi bir problem çıktığında anında müdahale edebilmeli. Zamanı durdurup, eğlenmeye gelenleri bekletemezsiniz. DJ adayı için ‘parça geçişleri’ de oldukça önemli. Bunun için de en başta mezur bilgisi gerekli. Vokaller üst üste binmemeli, parçadan parçaya geçiş yaparken hız, zamanlama ve doğru yerde geçiş dikkatle ayarlanmalı. DJ okulları ile mekanlardaki dj’lerin kalitesi artacak, eğlenmeye gelen kitle daha fazla keyif alacak ve zamanla belki de DJ’liğe bakış açısı bile değişecektir.

None Kendinizi performans göstereceğiniz geceye nasıl hazırlarsınız? Geceye nasıl başlıyorsunuz ve nasıl devam ediyor?
Çaldığım gecenin gündüzünde genellikle dışarı çıkmam. Uykumu almış olmak ve geceye zinde başlayabilmek adına mümkün olduğunca geç kalkarım. Performans gecesi karşınıza nasıl bir kitle çıkacağını bilemiyorsunuz. Sizden önceki DJ’in performansı veya ortamda çalmış olan müzik, başlangıç parçanızı ve setinizdeki hikayenizi belirliyor. Başlangıç parçasını son 30 saniyede değiştirdiğim çok olmuştur. Bu da, bu işin ezbere bir olay olmadıgını gösteren bir olaydır, en azından benim için. Bana en çok keyif veren şey, kabinde 5-6 saat gibi uzun bir süre geçirmek. Geceye yavaş tempoyla başlar, ortamı öncelikle ısıtmayı tercih ederim. Gecedeki performans bir giriş-gelişme-sonuç olayı; bir kompozisyondur aslında. Bence geceye gelenler en başından sonuna kadar bu performansa benimle birlikte eşlik ederlerse çok daha fazla zevk alabilirler.

Rahatlamak için neler yaparsınız?
Arkadaşlarımla futbol oynuyorum. Stres atmak için oldukça faydalı oluyor. Ayrıca masa tenisi de oynuyorum ki son derece eğlenceli ve fiziksel açıdan da yararlı. Vücudunuzun her yerini çalıştırıyor. Bu arada dizi izlemeyi de severim. Gerçek hayattan kesitler sunan Türk dizileri hoşuma gidiyor, beni rahatlatıyor; müzikle dolu yoğun hayatımda zihnimi boşaltmama yardımcı oluyor.

None Çaldığınız müziğe önyargı ile yaklaşanlar oluyor mu?
İnsanların yeni dinlediği bir parçadan ya da tarz’dan hoşlanmamasını anlayabiliyorum. Yepyeni ve alışmadıkları bir müzik türü ile karşılaştıklarında bunu sevmek ve anlamak zorunda da değiller fakat anlamadıkları bir konuya  ‘kötü, iğrenç’ gibi yorumlar yapmalarını doğru bulmuyorum. Dinleyene hitap etmeyebilir, alışkın da olmayabilir ama birini eleştirken söylediklerine ya da yazdıklarına dikkat etmeli insanlar. Bizim yaptığımız müziğe önyargılı bakılıyor olsa da bugüne kadar binlerce insanı, çaldığımız müziğe alıştırmışız ki bu mutluluk verici. Bugün müziğimi Türkiye’de beni dinleyerek başlayan ve hayran kalan onbinlerce insanın olması, işinizi ne kadar doğru yaptığınızın da bir göstergesi değil mi zaten? :)

Sigara ve uyuşturucuya karşı olduğunuzu biliyoruz. Gece hayatına dahil olan gençlere bu konuda neler tavsiye edersiniz?
Sigara, artık zaten kulüplerde yasak. Kapalı yerde sigara içilmemesiyle ilgili kuralın her yerde uygulanabiliyor olması gerekiyor. Gençlere tavsiyem; mekanlara gelirken daha çok müziği düşünerek gelsinler. Erkenden gelip yerlerini alsınlar, geceye adapte olsunlar. İçki, rahatlamak ve eğlenmek için tabiiki kullanılabilir, buna karşı değilim fakat sigara ve uyuşturucu kesinlikle kaçınılması gereken şeylerdir. Müzik keyifli, ses sistemi temiz ve doyurucu, ortam güzel ve DJ de iyi çalıyorsa bundan daha keyif verici ne olabilir ki? Yaptığımız müzik zaten %100 dans müziği. Gençler, biraz daha ‘dans etmek ve müzikten keyif almak’ için gelirlerse başka keyif verici sağlığa zararlı maddeleri kullanma gereği duymayacaklar. Biz 2005 yılında, Yunanistan’ın genç ve yetenekli ismi V-Sag ile birlikte “NO SMOKING” adlı plak şirketini kurduk ve adından da anlaşılacağı üzere sigara ve uyuşturucu gibi insanları zehirleyen ve ölüme sürükleyen maddelere karşı olduğumuzu; elektronik müzikten keyif alabilmek için sadece ve sadece müziğe konsantre olmanın yeterli olduğunu tüm dünya’ya anlatmak ve göstermek istedik...

None Yeni projeleriniz neler?
Sürekli yeni projeler üzerinde çalısıyorum. Üçüncü albümüm yolda. Yeni bir video klip bitirdik, şimdi yeni bir parçama bir tane daha çekiyoruz.  Bu arada biraz daha farklı bir tarzda, yeni bir albüm düşünüyorum. Sürpriz olsun bu da :) Tüm bunların dışında isminizi zirvede tutmak ve dinleyicilerinize her zaman yeni seyler sunabilmek  için turnelerden arta kalan zamanlarda İstanbul’daki stüdyomdan çıkmıyorum diyebilirim.

Şu an hangi radyoda çalıyorsunuz?
Cumartesi geceleri 02:00 – 04:00 saatleri arasında Virgin Radio’dayım. Ayrıca internet üzerinden ya da kendi ülkelerinde yerel yayın yapan yurt dışındaki birçok radyoya da setlerimi yolluyorum. Dünyanın dört bir yanındaki radyolardan her zaman set taleplerinin gelmesi, dünya’da ne kadar büyük ve saygın bir isim olduğunuzu ve buralara sadece muziğinizle gelmiş olduğunuzu  gösteriyor ki bu da beni çok mutlu ediyor.

http://www.djtarkan.com/
https://www.facebook.com/djtarkanofficialfanpage

Röportaj: Gökhan Erciş

El Yazısından Kişilik Analizi!

El yazınızın kişiliğiniz hakkında ipuçları taşıdığını biliyor muydunuz?

El Yazısından Kişilik Analizi!

Harflerin boyutlandırılması

El yazınız büyük ise sizin anlaşılmak arzusunda olduğunuzu söyleyebiliriz. İlgileri üzerinize çekmekten hoşnutsunuz ve diğer insanların ne düşündüğü ...

El Yazısından Kişilik Analizi! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!