Sedef hastalığını yakından tanıyalım! - womenist.net 

Sedef hastalığını yakından tanıyalım!

İyileşme ve tekrarlama ile bir ömür boyu sürebilen bu cilt hastalığını mercek altına aldık...

None Sedef hastalığı, tıp dilinde Psoriasis olarak da bilinen bir deri hastalığı. Derinin belli bölgelerinde kızarıklık ve gümüş renkli kabuklanmalarla kendini gösteriyor. Vücudun en çok saçlı deri, dirsek, sırt ve diz kısımlarında görülüyor. Tüm vücudu etkisi altına aldığı gibi tesir ettiği alanın küçüklüğünden ötürü bazı kişilerce varlığı farkına bile varılamayabiliyor. Hastalıkla ilgili detaylı bilgiye sahip olmayanlarca ‘bulaşıcı’ olarak nitelendirilse de, sedef hastalığı aynı aileden farklı kişilerde görülse de aslında bulaşıcı değil. İyileşme ve tekrarlama ile bir ömür boyu sürebilen bu cilt hastalığında, hem genetik hem de çevresel faktörler rol oynayabiliyor. Aile ağacınızda sedef hastası olması, bu hastalığa karşı yatkınlığınızı artırabilir, fakat ailesinde hiç sedef hastası olmamış kişilerde de bazı ilaçların kullanımı ve duygusal iniş-çıkışlar da hastalığı ortaya çıkarabilmekte. Ayrıca boğaz ve vücutta gerçekleşen bazı enfeksiyonların da hastalığı tetiklediği düşünülmekte.

None Sedef hastalığı toplumun yaklaşık olarak %1 ilâ 2’sinde görülüyor. Bazı sedef hastalarında eklem şikâyetleri de olabiliyor. Hastalığın en sık rastalanan tipi, ‘plak tipi sedef’. Plak tipi sedef hastalığında, daha çok dirsek ve dizlerde pullanma ve kabuklanma görülüyor. Kasıklar, koltuk altı gibi derinin katlandığı bölgelerde ortaya çıkan türüne ise ‘ters sedef’ deniliyor. Kişide sıvı ve elektrolit dengesizliğine neden olabildiğinden hastanede tedavi gerektiren bir başka sedef hastalığı tipi de hastanın cildinin neredeyse her bölgesinde yaygın kızarıklık ve deri dökülmesi olarak karşımıza çıkan ‘eritrodermik sedef’.  Sedef hastalığı çocuklarda da görülebiliyor maalesef. Hastalığın yaraların damla şeklinde vücuda dağıldığı, çocuklarda görülen bu tipine de ‘damla tipi sedef’ adı veriliyor. Sedef hastalığı nokta biçiminde çöküntüler şeklinde tırnaklarda da görülebiliyor.
 
Derinin bu istenmeyen kabuklanma durumunu kontrol altına almak ve oluşan iltihabı azaltmak için nemlendirici krem ve losyonlar kullanılabiliyor. Ayrıca direkt deriye uygulanan ilaçlar da var. En sık kullanılanları; kortizon içeren krem ve merhemler, vitamin D türevliler ve katran içerenler. Güneş ışığı ve ultraviyole, deri hücrelerinin gelişme hızını azaltabiliyor fakat doktor kontrolü ile uygulanırsa etkili bir tedavi yöntemi de sunabiliyor. Sedef hastalığının tedavisinde dolayısı ile ışık tedavisinden de bahsedebiliyoruz. İlerleyen safhalarda ağızdan veya enjeksiyon yoluyla da tedavi uygulanabilmekte. Tabii tüm bu tedavi yöntemlerinin muhakkak bir doktor kontrolünde yapılması gerekmekte. Tedavi, hastanın yaşına, yaşam tarzına, sedefin yaygınlığı ve çeşidine göre değişiklik arz edebiliyor. Güneşlenmek de sedef hastalarına iyi geliyor fakat güneş ışınlarına ne kadar maruz kalınması gerektiği de mutlaka doktor ile görüşülmeli, zira güneş ışınlarının fazlası sedef hastalığına oldukça zararlı olabiliyor.

None Prof.Dr.Ahmet Maranki’nin  saç dökülmeleri, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları, karaciğer hastalıkları ve sedef hastalığına karşı  önerdiği kırmızı pancar kürünü paylaşmak isteriz;

Kırmızı pancar kürü: 250 gram kırmızı pancarın üzerinde oluşmuş olan kötü etkileri temizlemek için , 1 gece önceden sirkeli suya koyup, bekletin. Sabah, pancarın kabuklarını soymadan,  1 litre kaynar suya koyarak, 3 dakika kaynatın. Bir süre demlendirdikten sonra, suyunu süzün ve cam bir kavanoza koyun. Bu suyu 3 hafta boyunca, günde 3 kez aç karnına için.  Bu cam kavanozdaki pancar suyunu, 3 gün bozulmadan buzdolabınızda saklayabilirsiniz.

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!