Stüdyo ona saçlarını kestir, ismini değiştir demişti, kimseye kulak asmadı, efsane oldu! - womenist.net 

Stüdyo ona saçlarını kestir, ismini değiştir demişti, kimseye kulak asmadı, efsane oldu!

Ingrid Bergman’ı anneannem ve dedem sayesinde tanıdım...

None Casablanca’yı annemle babamdan dinledim durdum. Isabella Rossellini’nin annesi olduğunu öğrendiğimde neden yüzünün bu kadar tanıdık geldiğini çözdüm. Herkes zarafetinden, güzelliğinden, oynadığı iyi huylu, ince ruhlu kadın rollerinden bahsedip duruyordu. Hayatını okuyunca parçaları birleştirmeyi başardım. Cesareti, azmi, çalkantılarla dolu yaşamı, filmleri, aşkları, skandalları, başarıları ile herkesin azize gibi gördüğü bir yıldız olmaktan öte gerçek bir kadın vardı karşımda.

None Stüdyo ona saçlarını kestirmesini söylemişti, yapımcılar da ismini değiştirmesini, o kimseyi dinlemedi, kendi inandığı yoldan ayrılmadı, günümüzde Hollywood stüdyo sözleşme sistemini kıran ilk oyunculardan biri olarak anılıyor. Yönetmen Roberto Rossellini ile yaşadığı büyük aşk sonucu Amerika’daki ilk eşini terk ederek İtalya’ya yerleşmişti. Bu davranışı büyük tepki toplamış, ahlaksızlıkla suçlanmaya kadar varmıştı.1956 yılında ikinci Oscar’ını almak üzere geri dönene kadar Amerikan sinema izleyicisini küstürmüştü. Bir keresinde, Aviator filminde hayatını izlediğimiz Howard Hughes, Ingrid Bergman’ı kendi özel uçağında seyahat etmeye ikna edebilmek için New York’tan Los Angeles’a giden tüm uçaklardaki boş koltukları satın almıştı. Kısaca, göğüs kanserinden hayatını kaybettiği güne kadar oyuncu olarak Avrupa’da ve Amerika’da izleyicileri tekrar tekrar etkisi altına almayı ve yeteneğiyle kalplerini fethetmeyi başarmış bir efsaneden bahsediyoruz.

None Montblanc’nın Greta Garbo ve Marlene Dietrich’in ardından Montblanc Edition Ingrid Bergman’la ünlü yıldızı anmayı neden tercih ettiğini, edindiğim bilgilerin ardından daha iyi anlıyorum. Ingrid Bergman’ın yeteneği, kişiliği ve karizması, İtalya’da geçirdiği yıllara ithafen La Donna( Kadın), L’Attrice(Aktris) ve La Diva adlı üç modele taşınmış. Üç, Bergman’ın aldığı Oscarlar’ın sayısını simgeliyor. Kullanılan malzemelerden ametist sakinlik, berraklık ve hoşgörü gibi değerleri temsil ettiği için özel olarak tercih edilmiş. La Donna’da kullanılan siyah gövde, ünlü yıldızın klasik stilini, sedef kapak ise filmlerinde sıkça gördüğümüz eteklerini temsil ediyor.

None L’Attrice sadece 75 adet üretilmiş, sebebi Bergman’nın üçüncü Oscar’ını 1975 yılında almış olması. La Diva ise serinin en gösterişlisi. Pembe altından gövdesi pırlantalarla süslü, kapağındaki çiçeğin tam göbeğinde bir ametist bulunuyor. Çiçek, Bergman’ın takmayı çok sevdiği bir mücevherden ilham alınarak hazırlanmış.
Stockholm doğumlu efsane yıldız 1980 yılında yayınlanan My Story isimli biyografisini kendi ismini taşıyan Montblanc’ı ile yazmayı tercih ederdi hiç kuşkusuz. 1944 yapımı Gaslight, 1956 yapımı Anastasia ve 1974’te vizyona giren Murder on the Orient Express ile üç kez Oscar alan, Humprey Bogart, Cary Grant ve Gary Cooper ile birlikte çalışma şansı bulan ve Londra West End ile Broadway’de tiyatro sahnesinde de kendini kanıtlayan Bergman, Londra’da Harrods’ta bulabileceğiniz kalemi ile yeniden hayatta.

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!