Biraz sosyolojik, biraz psikolojik, hatta politik - womenist.net 

Biraz sosyolojik, biraz psikolojik, hatta politik

Kemal Tufan “likit” adlı sergisinde biraz kelime oyunu ve biraz ironi ile dili, sergisinin temel uzuvlarından biri haline getiriyor. Onun çarpıcı ve keyifli eserleri ile sevgili arkadaşım Pırıl Güleşci Arıkonmaz sayesinde tanıştım, daha sonra da yine Pırıl sayesinde kendisi ile...

None İki sene evvel contamporary fuarındaki deri bisiklete görür görmez vurulmuştum.  Meğer o eserde Kemal’inmiş.. o kadar farklı yerlerden eserleri hayatıma girdi ki sonunda Pırıl ile 4. Levent Oto Sanayi sitesinde ki atölyesine gittim.. Orada da keyifli eserleri beni öylesine etkiledi ki hepsini alıp evime getirmek istedim! Hele istavritlerine aşık oldum..
Kemal Tufan İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde heykel bölümünü bitirmiş. Brezilya, Slovakya, Romanya,  Portekiz, Çin gibi birçok ülkede açık hava heykelleri bulunan sanatçının, Kaş’taki su altı heykel projesi ve İsveç’teki bazaltı çalışması oldukça kendinden söz ettiren eserlerinden. Kemal Tufan ile P&G galeride açılacak olan sergisi öncesi siz womenist okurları için keyifli bir söyleşi yaptık.

Daha önceki sergilerinin adı “protection derin kamuflaj”,  bu sefer de “likit”. Bu serginden bahseder misin?
"Likit / Lick it / Liquid"  biraz kelime oyunu, biraz ironi,  sergi konseptimin çıkışını oluşturdu. Dil, sergimin temel uzuvlarından biri. Dil, söz söyleyen, ses veren özelliğinin yanı sıra, tat alma, yalama ve yutma işlevini de yapıyor. İşte ironide bu yalama eyleminde ortaya çıkıyor. Tabii ki buradaki yalama yutma eylemi, sadece yeme-içme değil, karşı olduğumuz ama içinde yaşamak zorunda olduğumuz sisteme karşı, istememekte bir şeyleri yalayıp yutma zorunluluğu...

None Biraz sosyolojik, biraz psikolojik, hatta politik... Bu çok yönlü yaklaşımı serginin bütününde gözlemlemek mümkün. Doğal granit taşlar, su, videolar ve fotoğraflar bir arada kurgulanıyor.. Hangi açıdan yaklaşırsak yaklaşalım, dil bize çok geniş olanaklar sağlıyor. Likit (sıvı) ise dil için çok önemli. Yeterli Sıvı olmazsa dil kurur, işlevlerini yerine getiremez. Bu kavramsal yapı içerisinde gerçek/doğal olan ile sanal olanı bir arada gözlemliyoruz. Doğal taşların içindeki labirentlerde yolunu bulmaya çalışan kâğıttan kayıklar, düşünsel dünyamızın yolculuklarına göndermelerde bulunuyor.

Çok farklı çalışmalar yaptın. Bunlardan biri su altı diğeri de buz altı çalışman. Bunlardan bahsedebilir misin?
Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel bölümünde aldığım heykel eğitiminin ardından profesyonel sanat hayatıma heykeller yaparak devam ederken, sanatın farklı disiplinlerine de doğal olarak ilgi duyuyordum. Sadece formun yeterli olmadığı durumlarda enstalasyon ve performans gibi başka ifade biçimleri ve eylemlere gerek duyuyorum. 2000 yılında Kaş'ta gerçekleştirdiğim sualtı heykel projesi ve 2002'de İsveç'in Lulea kentinde Winter Bienal kapsamında gerçekleştirdiğim buz altı heykel projeleri heykelin ötesinde birer performanstılar. İki buçuk metrelik bir mermer bloğu, iki hafta süresince her gün su altına dalarak yontmak, ortaya çıkan köpekbalığı heykelinden çok yapım sürecinin önem kazandığı bir performanstı.
İsveç'te donmuş Botnia denizinin ortasında 80 cm kalınlığındaki buz tabakasının altına, bir hafta boyunca, her gün dalarak yonttuğum buzdan kulak rölyefi de ilginç performanslarımdan biri oldu.
 
Doğal taşlar, su, video, fotoğraf, deri ve metal gibi farklı malzemelerle enstalasyonlar yapıyorsun? En çok ne ile çalışmak sana keyif veriyor. En severek yaptığın çalışman hangisi?
Heykel ya da enstalasyon yaparken en önemli unsurlardan biri malzemedir. Daha fikir aşamasında malzemenin ne olacağını düşünüp karar veriyorum. Projemi gerçekleştirirken hangi malzemeler en uygunsa onları kullanıyorum. Genellikle dış mekan heykellerinde dayanıklı olmasından dolayı taş (mermer, granit vs..) tercih etmekle birlikte, projelerimde ahşap, metal, su, buz, kumaş, kağıt, deri vb... pek çok farklı malzemeyi kullanıyorum.. Tabii ki doğal malzemelerle çalışmak daha keyifli...

None Bir kitap hazırlığı yapıyordun, kitabın ne durumda?
Kitabımla ilgili uzun süredir çalışıyoruz. Birbirinden çok farklı projeler yaptığım için, hepsini uygun bir formatta, bir kitapta toparlamak zaman alıyor. Heykel yapmaktan çok daha zor bir iş. Ama artık son aşamalarına geldik sayılır, 2010 içinde basılmasını planlıyoruz.

Endüstri mühendisliği eğitimin heykellerinde sana nasıl bir kapı açıyor?
Endüstri mühendisliğini kazanmam beklemediğim bir sürprizdi, İ.T.Ü'de neredeyse 6 yıllık zor bir eğitim sürecinden sonra Endüstri mühendisi olarak sadece 5 ay çalıştım. Sonrasında Mimar Sinan Üniversitesindeki 5 yıllık heykel eğitimi ile hayatımın yönünü tamamen değiştirdim. Buna rağmen mühendislik eğitimi için harcadığım yıllar için asla pişmanlık duymadım. Aksine bana çok önemli bir altyapı kazandırdığına inanıyorum. Hatta her sanat dalında temel mühendislik eğitimi olması gerektiğine inanıyorum.

Ödüllerinden de bahseder misin?
Etmem!.. Şaka şaka :-)) Nedense  ödüllerden bahsederken utanıyorum.. :)) Ben genellikle sanat yarışmalarına karşıyım. Bu çok göreceli bir durum. Yinede özellikle yurt dışında katıldığım sempozyum ve bienallerde kazandığım pek çok ödül var. Finlandiya, İsrail, Arjantin, Dubai, Danimarka gibi ülkelerde ödüller kazandım.
Ama benim için en güzel ödül sanatımı yaparken dünyayı dolaşıyor olmak.. Bugüne kadar 30'dan fazla ülkede büyük boyutlu dış mekân heykelleri yapıp, sergilere ve konferanslara katıldım.

Kemal Tufan’ın keyifli eserlerini görebilmek için 7 Nisan-9 Mayıs tarihleri arasında, İstanbul Bebek’te bulunan Pg Art Gallery’i mutlaka ziyaret edin.


Tuana Zeynep Bilgin

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Evde beslenen en popüler hayvanlardan biri olan kedilerin en pahalı türlerini sizler için derledik!

Dünyanın En Pahalı Kedileri!

Norwegian Forest

Soyları Vikinglere dayanan bu kediler soğuk iklim şartlarına adeptedirler. Eğer bu kediden edinmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken tek ...

Dünyanın En Pahalı Kedileri! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!