Düztabanlık kaderiniz değil! - womenist.net 

Düztabanlık kaderiniz değil!

Bizim memlekette kimse “düztaban” olarak anılmak istemez. Düztabanlık kara bahtlılık veya kör talihliliktir bir nevi. Ne işlerin rast gider ne de şans yüzüne güler. Rivayete göre düztabanları askere bile almazlarmış bir zamanlar. E askere gitmeyene kız da verilmezmiş eskiden. Adam sanki kötürüm…

None Yanlışlar bunlarla bitse iyi. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde dahi hala düztabanlığın bir kader olmadığı ve istendiğinde düzeltilebildiği bilinmemektedir. Düztabanlık hep kabullenilmesi gereken, çaresi olmayan, en fazla bir çift tabanlık verilen bir durum olarak bilinir. Bunun böyle bilinmesinin başlıca sorumlusu aslında doktorlardır. Çünkü ayaklarımız doktorlar tarafından da geçmişte hep ihmal edilmişlerdir. Dizlerden, kalçalardan, omurga ve ellerden sıra gelmemiştir ayaklarla ilgilenmeye. E nasılsa kimse görmüyor ayakları, kimse özen de göstermiyor diğer uzuvlarına gösterdiği kadar, o zaman doktorlar niye ilgilensin? Üstelik çok karmaşık bir yapı. Öğrenmesi de zor, uygulaması da. Üstelik iyice öğrenmeden uygulayınca iyi netice alması nerdeyse imkansız. Diğer duygusal (!) nedenlerden bahsetmeyeceğim artık. Doktorun en kötüsü bilmeyen değil, ne bilmediğini bilmeyendir. Kendi bilmediği için hastalarına “aman sakın ayağını kimseye elletme sonra sakat kalırsın” şeklinde telkinlerde bulunanların sayısı az değildir maalesef.

None Düztabanlık ne gibi şikayetlere yol açar?

Aslında düztabanlığı kabaca iki ayrı grupta değerlendirmek lazım: Biri çocukluktan itibaren var olan düztabanlık, diğeri ise “erişkin tip” dediğimiz, çocukken ayakları normal olan bir kişide 30’lu yaşlardan itibaren düztabanlık gelişmesidir. Her ikisinde de ayak zaman içerisinde tedrici olarak deforme olur. Bu ilerleyici bir durumdur ve ilerleme hızı kişiden kişiye, kullanım ve genetik yapısına bağlı olarak değişir.  Önce ayağın iç tarafındaki çukurluk çökmeye başlar, başparmağın tırnağı daha önce tavana bakarken artık diğer ayağa doğru bakıyordur, topuk yavaş yavaş dışa doğru kaymaya başlar. Deformite arttıkça ayağın orta-iç tarafında bir çıkıntı oluşmaya başlar. Kişi o ayağı üzerinde tek ayak parmak ucuna kalkamaz veya kalkmakta zorlanır. Ağrı ilk başlarda ayağın orta-iç tarafında iken ilerleyen dönemlerde ayağın dış tarafında ağrı olur. Kısaca ağrı ve deformite düztabanlığın başlıca belirtileridir. Diğer bir şikayet de ayakkabılarda meydana gelen deformasyondur.

None Doktorlar tarafından yapılan yanlışlar

Böyle bir hasta doktora başvurduğunda ne yazık ki çoğu kez tetkik olarak sadece MR istenir. Hasta koltuğunun altında tomarla MR tetkikleri ile doktor doktor dolaşır ve kendisine söylenen genellikle sadece bir çift tabanlık kullanması gerektiğidir. Hatta hasta çocuksa özel ayakkabılar da tavsiye edilerek aileler tatmin edilir. Halbuki ayakta dururken çekilen normal ayak röntgenleri tanı koymakta ve düz tabanlığın derecesini belirlemekte yeterlidir. MR tetkiki son derece gereksizdir. Özel ayakkabıların ise düztabanlık tedavisinde bir yeri yoktur.

None Tedavide nasıl bir yol izlenmelidir?

Her şeyden önce ayak konusunda tecrübeli bir ortopediste başvurulmalıdır. Tedavi düztabanlığın derecesine göre yapılır. İlk, başlangıç evresinde tabanlıklar kullanılabilir. Tabanlık düztabanlığı gidermez ancak ağrıları giderebilir, ilerlemeyi azaltabilir. Ne yazık ki başlangıç evresinde hastaların doktora başvurması, başvursa da doğru tanı konulması çok nadiren gerçekleşir. Bu evre geçip ayakta deformite oluşmaya başladıktan sonra ise tabanlığın pek faydası olmaz. Ağrısı olan ve başlangıç evresini geçmiş düztabanlıklar ameliyatla düzeltilmelidir. Ameliyat eğer zamanında yapılırsa eklemleri sabitlemeden düztabanlığı düzeltmek mümkündür, fakat gecikilen durumlarda tek çare eklemleri sabitleyerek (dondurarak) düzeltme yapmaktır. Düztabanlık ameliyatı hastalara daha kaliteli bir hayat sağlar.

None Ameliyattan sonra hastalar ne zaman ayağa kalkabilir?

Bu, ameliyatın hangi yaşta, hangi evrede ve hangi teknikle yapıldığına göre değişir. Çocuklarda özel durumlarda kullanılan vidalama tekniğinde hasta bir-iki hafta içerisinde basabilirken, daha çok kullandığımız diğer yöntemlerden sonra ise ayak genellikle atel dediğimiz yarım alçıda 6 hafta süre ile tutulur. Bu 6 hafta içinde sağlam tarafa basarak bir yürüteç veya koltuk değneği yardımıyla yürünebilir fakat ameliyat olan ayağa 6 hafta bastırılmaz. Normal ayakkabıya geçiş kullanılan tekniğe göre 6 ila 10 hafta arasında olur.

None Ameliyatın komplikasyonları nelerdir?

Bu ameliyatların en sevimsiz yanı, ameliyat sonrasında hemen ayağa kalkıp basamamaktır ki bu aslında çok normaldir. Çünkü insanlar ayakları üzerinde yürürler ve tam iyileşmemiş bir ayağa basılırsa komplikasyonlar o zaman ortaya çıkabilir. Onun dışında, tecrübeli bir ayak cerrahı tarafından yapıldığında komplikasyon riski yok denecek kadar azdır. Artık ülkemizde de “ayak ve ayak bileği” konusunda tecrübeli cerrahlarımızın olduğu bilinmelidir.  

Leonardo Da Vinci ayağı “bir mühendislik harikası ve sanat eseri” olarak tanımlamıştır. Bu sanat eserine gerekli özeni göstermezsek Sokrates’in de dediği gibi hayat kalitemiz bozulur, ayağımız yüzünden bir anda tüm yaşamımız etkilenir.

None Erişkinlerde düztabanlığa yol açan nedenler

1-Aşırı kilo
2-Geçirilmiş ve iyi tedavi edilmemiş eski ayak ve topuk kırıkları
3-Kötü kullanım: Uygun olmayan ayakkabı, aşırı zorlamalar, travmalar
4- Romatolojik hastalıklar
5-Diyabet

Prof. Dr. Tahir Öğüt
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Ayak ve Ayak Bileği Cerrahı

http://www.tahirogut.com/

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Yoga ve meditasyon ile bedeni gevşetmeye, zihni rahatlatmaya hazır mısınız?

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları!

Balasana ( Çocuk Pozu)

Kalçaları topuklara, alnı yere doğru bırakarak Balasana’ya yerleşin. Kolları omuz mesafesi olacak şekilde ileriye doğru uzatın, ...

Yeni Başlayanlar İçin En Kolay Yoga Duruşları! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!