Beki İkala Erikli ile “Meleklerin Gücü” ve melekler üzerine - womenist.net 

Beki İkala Erikli ile “Meleklerin Gücü” ve melekler üzerine

İkinci kitabından çok kısa bir süre sonra karşımıza “Meleklerin Gücü” adlı yeni kitabıyla çıkan Beki İkala Erikli, meleklerin rehberliğinde hayatlarımıza ışık saçmaya devam ediyor…

None Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Procter & Gamble Avrupa üst düzey yöneticiliğine uzanan yolda Beki İkala Erikli ışığı, sevgiyi, kendini “Meleklerin Kanatlarında” buldu. Meleklerin özgür irademize müdahale edemedikleri için onlardan istememiz gerektiğinin altını çizen Beki İkala Erikli, meleklerden ya da Allah’tan istemenin hiçbir farkı olmadığını, gerekli olan tek şeyin yardım istemek olduğunu söylüyor.  Şimdilerde Sanatistanbul’daki sayfasından çok daha fazla insana ışık olan Beki İkala Erikli ile, yeni kitabı, melekler ve yaşam amacımız üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

None Sizi bu kadar kısa bir süre sonra bu kitabı yazmaya iten sebep ne?

Söyleyecek çok şey vardı, hala da var… Hatta Haziran ayında iş dünyası ve çocuklar üzerine yeni bir kitabım daha çıkıyor. Hatta aynı anda, bu kitabımda da söz verdiğim geçmiş yaşam çalışması CD’si de çıkacak. Ama ben bu kitaba öncelik verdim çünkü insanların tekrar tekrar yaşadıkları olayların neden onların başına geldiğini anlamaları, farkındalığı bir parça daha yükseltebilmek istedim. Çünkü gerçektende bihaberiz. İnsanlar genellikle “Benim kaderim böyle” ya da  “Benim yıldızım düşük” gibi bahaneler buluyorlar kendilerine ama aslında yaşadığımız her şeyin bir nedeni var, hepsinin nedeni geçmişte saklı. Belki dün bir şey yaşadınız, söylediniz ve yarattınız onu, belki de çok daha öncesine dayanıyor. Meleklerle çalışmaya başladıktan sonra kendi hayatımda çok şey değişti. Gerekli şifalandırmaları yaptıktan sonra, hayatıma bir baktım, hep yaşadığım olayları artık yaşamadığım fark ettim.

None Geride bıraktığınız süreçte sizin hayatınızda neler değişti?

Gelişim sürecimiz, aydınlanma, farkındalık, ışık adına ne derseniz, gerçekten de çok arttı. İnsanlar ya aydınlığı seçiyorlar ya da sürekli aynı yere dönerek yaşamaya devam ediyorlar. Ben yaşam amacını bulma üzerine rehberlik istedim ve kitabın sonlarına doğru Hz. İsa’nın bu konu ile ilgili verdiği mesajı kaleme aldım. Mesaj aynen şöyle; “Dersimiz her durumda ve her ortamda sevgiyi seçmek. Sevgiyi, şefkati, affetmeyi, bağışlamayı, akışa bırakmayı seçebilirsiniz ya da direnmeyi, korkuyu, kıskançlığı, tepkiyi seçebilirsiniz. Ancak sevgiyi seçene kadar onları tekrar tekrar yaşayacaksınız.” Aslında her şey bu kadar basit; yargı yok, suçlama yok, seçim tamamen size ait.

None Kitabınızda geçmişi şifalandırma konusu üzerinde çok duruyorsunuz, bu konuyu biraz açabilir misiniz?

 Bazen bazı insanlar bazı şeyleri bırakamıyorlar. Bu gerçekten de böyle oluyor. “Sevmiyorum da ben bu adamı ama kopamıyorum bir türlü” gibi şeyler söylüyorlar. Bu gibi durumlarda gerçekten de geçmişten tutan bir bağ oluyor. İşte bu bağı bulup, kopamamasının asıl nedenini söyleyip, konunun kökenini bulup,  onu affetmesini sağlamak gerekiyor. Baş meleklerle çalışırken, geçmişten gelen şeyleri temizledikten sonra, o kişiye karşı tamamen nötr bir hale gelebilirseniz sorunu halletmiş oluyorsunuz. Eğer hala bir şeyler hissediyorsanız, o zaman bu konu üzerinde biraz daha çalışmanız gerekiyor. Ama genellikle, meleklerin yardımıyla tek seferde halloluyor ve siz bunu hissediyorsunuz.

None Yaptığınız geçmişi şifalandırma çalışmasını biraz anlatabilir misiniz?

Bu şöyle bir çalışma; ilk önce biz en önemli konunun ne olduğuna dair meleklerin rehberliğini alıyoruz. Genellikle görüşeceğimiz kişi en önemli konu ile geliyor zaten. “Tıkanıyorum burada” ya da “Burada çakıldım kaldım” diyerek bizimle görüşemeye geliyor. Bir ihtimal, farklı bir konu hakkında rehberlik geliyor. O zamanda yine danışanımızla konuşuyor ve onun aklındaki konudan çok daha önemli bir şey olabileceğini söylüyoruz. Birlikte konuyu belirleyip, çalışmaya başlıyoruz. Bu noktada da ilk aşama gerçekten çok önemli. Daha sonra o konuyla ilgili geriye gidiyoruz. Geçmiş yaşamsa geçmiş yaşam, bu yaşam bu yaşam ya da arafsa araf. Çalışmayı meditasyona yakın, regresyon olarak tabir ettiğimiz bir halde yapıyoruz. Arkasından da bir şekilde o dönemin bilgileri gelmeye başlıyor, ne olmuşsa. Ondan sonra da aldığımız rehberliğe göre, sorunun kökenine iniyoruz ve Baş meleklerin yardımıyla onu şifalandırıyoruz.

None Kitabınızda kişinin aurasında yaşayan ruhlar üzerine çok fazla deneyim var. Böyle bir bağımız olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Buna dair en önemli ipuçları anlam veremediğiniz davranışlar olabilir. Bazen “Ben niye böyle yapıyorum” deriz ya da odaklanamamak, sanki iki farklı insan gibi hissetmek… Bunlar en önemli belirtileri. Tuhaf bir fiziksel rahatsızlık hissedebiliyorsunuz çünkü size ait bir şey değil o. Birisinin vefatından sonra gelen bir değişiklik olabilir, çocuklar çok açık oluyorlar çünkü yetişkinler bu kaybolmuş ruhları görmüyorlar, çocuklar onları gördükleri için de onların etrafında çok dolaşıyorlar. Bağımlılıklar, alkol, anestezi, depresyon hali de bu ruhların sizin enerji alanınıza girmesine neden olabiliyor. Vakumlama yaparak ya da Mikail’in kalkanını kullanarak bu tip etkilerden korunabilirsiniz.

None Üstünde çalışılması gereken, yaşamımızda bizi en çok zorlayan konunun belirlenmesi ile ilgili bir egzersiz önerebilir misiniz? Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

Aslında vücudumuzda her türlü bilgi var. İşte o bilen parçayı bir şekilde kullanmakla ilgili bir şey bu. Aslında birkaç farklı yöntemi var. Ben kitaba en kolay olanı yazmaya karar verdim. Bir gün “Melek Koçları” toplantısında insanların en çok yaşadığı sorunları içeren, kitaba yazdığım listeyi hazırladık. Sizin yapmanız gereken ilk önce bu konularla ilgili geçmişten gelen bir kalıp varsa, vücudumuzun öne doğru eğilmesini rica edeceksiniz. İki kere derin bir nefes alın ve listedeki konuları okumaya başlayın. Daha sonra meleklerin rehberliğinde bu blokajı çözmeye niyet etmelisiniz. Hatta bu çalışmayı biriyle birlikte yapmak çok daha verimli ve eğlenceli olabilir. CD’yi çıkardığımız zaman bu çalışmayı yapmak çok daha kolay olabilir.

None Peki, yaşam amacımızı nasıl bulabiliriz?

Birçok ipucu var aslında. Sizi en çok heyecanlandıran, en çok coşku veren, mutluluk veren şey neyse odur bu hayattaki amacınız. Bu konuda meleklerden yardım isteyebilirsiniz. “Benim bu hayattaki amacımı bulmama yardım edin” diyebilirsiniz mesela. Rehberlik gelir ve ondan sonra da antenlerinizi açık tutmanız gerekiyor. Aslında bunu içiniz biliyor.

None Size bir şekilde ulaşamayan, çalışmalarınıza katılamayan insanlar kendi melekleriyle nasıl iletişim kurabilir?

İkinci kitabımda kaleme aldığım “Melekleri duymak” bölümünü tekrar tekrar okusunlar. Çünkü eğitimlerde de aynı şeyleri anlatıyorum zaten sonrası pratik. Ayrıca enerji alanlarını da temiz tutmalılar. Eğitime geldiklerinde de ilk çalışma bunun üzerine; çakralarımızı arındırma. Zaten ikinci kitabımla çıkardığım CD bu konuda size yardımcı olabilir. Ondan sonra da kartlar zaten. İlla duymaya çalışmanız gerekmiyor. Kartlar size zaten ihtiyacınız olan cevapları veriyor.

None Eğitimlerinizde karşılaştığınız en büyük zorluk ne?

Eğer gerçekten insanların enerji alanlarında başka birileri varsa, o zaman melekleri duymak çok zor oluyor. Çünkü meleklerin enerji frekansları o kadar yüksek ki, buraya bağlı kalmış o ağır enerjilerle bir araya geldiğinde zorlanıyoruz. O yüzden ilk önce geçmiş yaşam çalışması yapmak çok daha doğru.

None Işık varsa, karanlık da var. Peki, ışık ve karanlık arasında bir mücadeleden söz edebilir miyiz? Kendimizi karanlıktan nasıl koruyabiliriz?

Hayır, ben mücadeleye inanmıyorum. Bir kere günlük yaşantımıza bakarsak, her an her şekilde seçiyoruz. Kitaptaki mesaj gibi; ya sevgiyi ya korkuyu seçersiniz. Bence artık mücadele değil, ayrım var. Işığı ya da karanlığı seçenler var. Sonuç itibarıyla herkesin başlangıcı ışıktı. Sadece, belki de onların deneyimlemesi gereken şeyler farklı. Kendimizi karanlıktan korumak için de benim tavsiyem şu; “Baş Melek Mikail, lütfen gel ve yanımda sadece Allah’ın ve ışığıyla gelen meleklerin olmasına izin ver” desinler. Bunu gerçekten, yürekten inanarak söylerlerse, korkmaları gereken hiçbir şey kalmayacaktır.

Nazlı Şatıroğlu
Işıl Tulgar

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!