Tüm şarkılarım senin için - womenist.net 

Tüm şarkılarım senin için

Henüz yeni yetme bir genç kızken öğrenmiştim şarkılardan fal tutmasını… Sevgilim bile yoktu üstelik…Olacak olan sevgiliye dair tutardım şarkılarımı…

None Kuzenlerimle sıraya girerdik, “birinci benim, ikinci senin” diye. O sözlere öyle anlamlar yüklerdim ki sanırdınız olmayan sevgili çıkagelecek…
Sonra sevgilim olduğunda şarkıların benim için mesajlar içerdiğine inanmaya devam ettim…
“Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış’tan” diye şarkı çıktığında falımda, gerçekten de Kalamış’ta oturan bir sevgilim vardı. Daha da inandım gerçekten mesaj içerdiklerine…
Belki de bu yüzden kelimelerin ardında anlam arayışı, o dönemlerden miras kaldı, bilemiyorum…
Hayatımın sonraki dönemlerinde de sözcüklerin derin anlamlar içerdiklerine inandım ben…
Söylenen her sözün gerçeği yansıttığına inandım mesela…
İnanmadığım sözcükleri de kullanmadım bu yüzden…
Laf olsun diye söylenebilecek sözler olduğunu henüz bilmiyordum…
Başıma bela oldu, sözcüklerin gerçek olduğuna inanmak…
Bazen suçlamalara maruz kaldım, “her şeyi anlamlandırma çaban çok yorucu” diye…
Ne demek istediklerini anlamam yarım ömür aldı.Bazen de duyduğum bir sözcük uğruna çok canım yandı.
Düşüncelerin ağızdan çıktıktan itibaren cisimlenebileceklerine inandığımdan ardında durmayacağım laflar etmemeye gayret ettim…
Karşımdakiler için çok konforlu bir şeydi, kabul edelim…
Ama benim için hiç de adil olmayan bir durumdu.
Söylenenlere olduğu gibi inanmak beni çoğu zaman salak konumuna düşürdü.
Oyun, numara, taktik gibi elimi destekleyecek yardımcılardan mahrum bıraktı mesela.

None Tek zevkli tarafı sözcüklerle oynamaktı…
Sözcükleri evirmeyi, çevirmeyi, sözcüklerle cilveleşmeyi iyi bilir oldum…
Ta ki sözcüklerim karşılıksız kalana dek…
Birçoğu için sözcükler alınıp kullanılır sonra da atılır bir kenara…
Benim içinse sözcükler, kullanıldıktan sonra bile değer kazanmaya devam ederler…
Karşılıksız kalmak sağır birine şarkı söylemeye benzer…
Dinleyicinin orada olduğunu bilirsiniz ancak sizi anlamaz, yanıt da vermez, veremez…
Şarkı söylemeseniz de olacağını, ağzınızı kıpırdatsanız da aynı şey olacağını bilene dek çırpınır durursunuz çaresizce.
O’nun sizi duyamayışı için kendinizi suçlarsınız belki de.
Bazen de sizi duymayacağını çok iyi bildiğiniz halde şarkı söylemeye devam etmek istediğiniz insanlar olur…
Sesinizin o’nun kalbine işleyeceğine inanırsınız safça…
Bazen gerçekten de duyabilir kalbiyle sizi…
Aynı doğuştan kör olduğu halde tüm renkleri bilen ve harika natürmortlar yapan ressam gibi…
Duyamayabilir de… Ne suç şarkıdadır, ne sizde, ne de dinleyicinizde. Frekans tutmamıştır işte…
Bazısı da çok iyi işitebildiği halde, şarkınızı dinlemek bile istemez…
Eski moda bulur belki ya da sözlerini kifayetsiz ya da sesinizi çok avaz avaz bulur…
Herkes sözcüklerle şarkı söylenmesinden hoşlanmayabilir.
Bazısı sadece müzik olsun ister, “sözcükler müziği örtmesin, fazla söze ne hacet” der…
Sözcükleri baş tacı yapmış biri, salt müzikle ve anlamlandırmadan şarkı söylemeye alışık değilse tutulup kalabilir benim gibi.
Şarkı sözlerinin “şarkı” olmadığını anlaması vakit alır belki…
Sözcüklerle ya da salt müzikle, aslolan şarkımızı söylemekten vazgeçmemek ve dinlenilmektir bence…
Söylediğimiz şarkıyı tutan birinin olması, gönlümüzü onurlandırır.
Varlığıyla bizi şenlendirse de,  ulaşamayacağımızı sandığımız kadar uzak olsa da şarkılarımızı O’nun için söylediğimizi bildiğine inanmak isteriz.
Ve her tuttuğumuz şarkıda, kalplerimiz kendi sözcükleriyle konuşur, deriz…

www.empatiegitim.com

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Kendinizle meşgul olduğunuz zamanlarla ilgili bilmek istediğiniz her şey!

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek!

Her kadın mastürbasyon yapar!
Bu maddeyle, yaşadığınız suçluluk duygusunu bastırabilirsiniz. Araştırmalara göre kadınların sadece %20'si en az bir kere mastürbasyon ...

Mastürbasyon Hakkında 7 Şaşırtıcı Gerçek! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!