Cern efsaneleri - womenist.net 

Cern efsaneleri

Deneyin bilinmeyenleri ve hakkındaki efsanelere kısa bir kalem darbesi…

None İçimizde yer alan bilimkurgu aşkı ve açıklanamaz olaylar silsilesine olan merakımız sayesinde bilimsel bir deneyi de Frankenstein’ı yeniden yaratmak olarak yorumladık. Çoğumuzun haberlerden ve diğer medya kanallarından da bilgilendiği üzere bilim alanında birçok değişikliğe yol açacak CERN deneyi hakkında biraz konuşalım istedim.
 
Fransa’nın topraklarında Cenevre’ye yakın kurulmuş olan bilim enstitüsü bugüne kadar birçok bilim adamına Nobel yolunda yarenlik etmiştir. Bugün cevapları bulunmuş olan soruları sorma cesaretine şahitlik etmiş bir bilim evidir. Cern dünyanın en büyük parçacık  fiziği araştırma laboratuvarıdır. Cern ilk adımlarını ülkelerin bir anlamda maddi güçlerini birleştirerek deneyler yapması için atmıştır. Yani kuruluş amacı üye ülkelerin birbirlerine destekleri ile araştırmalar yürütmeleri içindir.
 
Dünyadaki parçacık deneyleri yapan fizikçilerin yarısı neredeyse CERN’de deneyler yapmaktadır.  Günümüzde 56 ülkeden yaklaşık 8000 bilim adamı burada çalışmaktadır. Bizim de büyük gurur duyduğumuz Türk bilim adamları da bu deneylerde rol oynamışlardır.

Cern yani Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde Türkiye 1961 yılından beri gözlemci olarak bilimsel çalışmalara enstitüde destek vermektedir. Bu kadar sıkıcı ve bilimsel bilgiden sonra asıl ilgi çeken  Cern’in Frankenstein tarafına gelelim. 
 
Cern laboratuvarlarında bugüne kadar birçok mega bilim projesi yapılmıştır . 1957’den beri birçok hızlandırıcı ve çarpıştırıcı deneyleri gözlemlenmiştir. Cern’in bu en son deneyinin bu kadar popüler ve efsanelerle dolu olmasının sebebi karşılaştığı talihsiz gecikmelerdir. Sürekli felaket haberleriyle karşılaşan insanoğlu artık depremlere, tsunamilere,  kasırgalara ve ekonomik buhranlara alışık olduğu için daha doğaüstü daha mucizevi felaketler aramaktadır. Eski yazıtlar, takvimler, efsaneler  ile bunları desteklemektedirler. Örneğin ilk sorunla karşılaşıldığında çıkan efsaneye göre bozulan hadron çarpıştırıcısı ancak 2012’de tamamlanacaktı.

None Pusuda bekleyen felaket tellalları bunu Maya takviminde öngörülen felaketlerin başlangıcı ve sebebi olacağına bağladılar. Daha sonra Star Wars’a düşkünlüğü ile bilinen ve yeni maceralar arayışı çiçerisinde olan taraftarlar çarpıştırıcının ışınlanmayı bulacağına kesin gözüyle baktılar. Hatta bunlar gelen diğer efsanelerin yanında gerçek kaldılar. Çarpıştırıcının içine kaçan farenin değişime uğraması, büyük depremleri tetiklemesi, volkanların patlaması, ufoların çoğalması…

Deney sırasında çıkacak enerjinin zamanda kırılma yaratması tezi atom düzeyinde zaman tüneli oluşturacağı yönündeydi. Bu deneyin bu kadar konuşulmasının nedeni bugüne dek yapılan deneylerde en güçlü ve büyük ölçekli olarak gerçekleştirilecek olmasındandı. Bu teorilerin çoğu Einstein’ın E=mc2 formülünden gelmekteydi. Çünkü bu formül ışığında bir enerji açığa çıkacaktı.
 
Tüm spekülasyon ve efsanelerin dışında yapılan bu deneyin sonuçları gerçekten birçok bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz olayların gerçekleşmesine kadar uzanabilir. Bunun nedeni de bu deney sonucunda tanrı parçacığı adı verilen higgs bozonunun ortaya çıkmasıdır. Bu da lisede bize öğretilen maddenin kütlesi kavramı ile ilgilidir.

Cern deneyi Frankenstein’ın doğuşu gibi gözükse de sonucunda çıkanlar ile bugüne kadar eğitildiğimiz fizik bilgileri bile boyut değiştirebilir. Bizim için büyük bir gururdur ki Türk bilim adamları da bu deneyde yer aldılar. Belki de efsanelerden çok bu ayrıntı üzerinde durmak gerekiyordur…

Ayşenur Ilgaz

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!

Dünyanın en sevimli yavru hayvanlarıyla güne kısa bir ara verin!

Kalplerinizi Isıtacak Yavrular!
Kalplerinizi Isıtacak Yavrular! Devamını Oku >>

Yorum Yapın!