Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları Filmi - womenist.net 

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları Filmi

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları Filmi

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları kitabı film olacak.

Gerek kendine özgü çizgi karakteristiği, gerek sinemasal dili gerekse seçtiği sıra dışı senaryolar nedeniyle dünyanın en ilginç yönetmenlerinden biri olan Tim Burton, son projesi için kolları sıvadı. Burton okuduğu anda bayıldığı, genç yazar Ransom Riggs’in kaleme aldığı Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları’nın filme çekilmesi için hazırlıklara başladı. Tim Burton’ın şimdiden merakla beklenen filmine ilham veren Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları, Sayfa6 Yayınları tarafından Türkçe'ye çevrildi.

Dünyanın ucunda bir yetimhane!

Avustralya’da gözlerden uzak bir yetimhanede bir arada, Bayan Peregrine’in gözetiminde yaşayan çocuklar, dış dünyadan kopuk kendi normal hayatlarını sürmektedirler. Ancak bu çocukların normal hayatları, dış dünya için kabul edilemeyecek tuhaflıklarla doludur.

Uçabilmek bu yetimhanede gayet doğal…

Bu yetimhanenin kendi gerçekliği içinde, görünmez olmak, boşlukta bir uçan balonmuşçasına asılı kalmak, ölümcül hastaları tekrar hayata döndürmek günlük rutinin bir parçasıdır. Bayan Peregrine’in gözetiminde kendi hayatlarını sürdüren bu çocukların da kendi dünyalarına özel ve bir o kadar da haklı korkuları vardır…

Öte yandan, 16 yaşındaki Jacop tüm yaşıtları gibi ergenlik sivilceleri, sıkıcı aile toplantıları ve karşı cinsle iletişimsizlik gibi temel sorunlar yaşamaktadır. Çocukluğundan bu yana büyükbabasının anlattığı tuhaf ve korkutucu masalları saymazsak… Jacop, kendisinde olmasını hayal bile edemeyeceği yeteneklerle dolu ama canavarların bir an olsun peşlerini bırakmadığı çocukların öykülerini dinleyerek büyümüştür. Ergenlikle birlikte büyükbabasının bu masallarından da sıkılmaya başlamıştır… Ta ki büyükbabası o masallardakine benzer şekilde öldürülene dek…

Arka Kapak:

GİZEMLİ BİR ADA
TERK EDİLMİŞ BİR YETİMHANE
TUHAF FOTOĞRAFLAR

Bazı çocuklar diğerlerinden farklıdır…
Yukarıdan duyulan sesler kesildi. Ardından tam başımın üstündeki
döşeme gıcırdadı ve küçük bir alçı yağmuru tepeme döküldü.
Yukarıda her kim varsa yerimi tam olarak biliyordu.
Nefesimi tuttum.

Güneşin batmadığı, kimsenin hastalanmadığı,
ölümün unutulduğu bir ada…
Küçük bir kızın sesini duydum, “Abe? Sen misin?” Kafamı çevirip yukarı baktım. Parçalanan tavanın etrafına toplanmış yarım düzine çocuk
bana bakıyordu. Bembeyaz yüzleri ciddiydi.

Gizemlerle dolu metruk bir ev…
Nereden olduğunu çıkaramasam da onları bir yerden tanıyordum.
Hayal meyal hatırlanan bir düşteki yüzleri andırıyorlardı.
Onları daha önce nerede görmüştüm?

Gerçeklikle hayal arasındaki ince çizginin
üzerinde gidip gelen bir hikâye...
O anda anlamıştım. O çocukları fotoğraflarda görmüştüm.

16 yaşındaki Jacob, dedesinin başına gelen felaketin ardından hiç bilmediği bir adada keşfe çıkar. Burada Bayan Peregrine’e ait bir çocuk yuvasının darmadağın olmuş kalıntılarıyla karşılaşır. Evin metruk koridorlarını, yatak odalarını araştırırken duyduğu bir sesle dehşete düşer, gördüğü şeyin peşinden koşarken birden zamanın hiç akmadığı, diğer insanların asla göremeyecekleri bir dünyaya ayak basar.

Akıllardan çıkmayacak eski fotoğraflarla bezenmiş bu roman yetişkinlerin, gençlerin ve karanlıkta geçen bir serüvenden
haz duyan herkesin hoşuna gidecek.

Kısa filmi izlemek için tıklayın!

Yorum Yapın!