Gelin Diyeti Nasıl Olmalı? - womenist.net 

Gelin Diyeti Nasıl Olmalı?

Gelin Diyeti Nasıl Olmalı?

Gelinlere özel diyet!

Düğün tarihi belli oldu, artık norm değiştirecek, evli bir insan olacaksınız, sorumluluklar artacak. Sayılı gün çabuk geçer, hazırlık çok yoğun, ev kurma telaşı, düğün davetiyeleri, düğün için mekan seçme, davetli listesi v.s. bir sürü iş ve final bir tek gün bir tek gecede! Bu kadar işin bu kadar telaşın arasında bir de kilo takıntısı, formda olma telaşı. Offf! Ne sıkışık bir durum. Bu sıkışıklıkta daha da kilo alıp gelinliğe sığamama korkusu da kabus boyutunda!

Bu kadar yoğun ve telaşlı zaman diliminde kolay ve etkili bir kilo verme ve koruma yöntemi bulmalısınız. Bunun için temel ayarlamalar ve sofranızda yapacağınız küçük değişiklikler altın çözüm olacaktır. Böylece düğün resimlerine baktığınızda keşke zayıf olsaydım ne kadar da şişman çıkmışım hayıflanmalarınız olmayacak. Bunun için adım adım ayarlamalar yapmalısınız. Ünlülerin diyetisyeni Nil Şahin Gürhan, gelin diyetinin nasıl olması gerektiğini Womenist'e anlattı.

Gelin Diyeti Nasıl Olmalı?

Basit karbonhidratları azaltın!

Beyaz şeker, beyaz un basit karbonhidrat içerir ve emilimi çok hızlıdır. Vücutta çok çabuk enerjiye dönüşür ve fazlası yağ olarak depolanır. Besin kalitesi de oldukça düşüktür, boş enerji kaynağı olarak adlandırılır. Günlük enerji ihtiyacının kaliteli besin kaynaklarından karşılanması sağlık açısından her halükârda daha olumlu olur. Bu çok önemli ve yoğun zaman diliminde beyaz şeker ve şekerli besin tüketiminin azaltılması kilo almamak ve kolay verebilmek için çok önemli artı değere sahiptir.

Öğünlerinizin glisemik indeksini düşürün!

Glisemik indeks, bir besinin kan şekerini ne kadar ve ne hızda yükselttiği ile ilgili bir terimdir. Glisemik indeksi yüksek olan besinler kan şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşürürler. Bu durum, açlık hissinin artmasına neden olur ve miktar kontrolü zorlaşır. Bu nedenle, basit karbonhidratlar yerine öğünlerde kuru baklagil, sebze, tam buğday ekmeği, makarna gibi kompleks karbonhidratlar yeterli miktarda yer almalıdır.

Doymuş yağ tüketimine bir son verin!

Tereyağı, kaymak, kuyruk yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlar, doymuş yağ kaynaklarıdır. Doymuş yağların kalp sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz etkiler araştırmalarca kanıtlanmıştır. Sofrada, doymuş yağ kaynakları yerine sıvıyağlar tercih edilmelidir.

Protein kaynaklarını doğru kullanın!

Et ve süt ürünleri, hayvansal protein kaynakları; sebze, tahıl ürünleri ve kuru baklagiller bitkisel protein kaynaklarıdır. Günlük protein ihtiyacının yarısından fazlası hayvansal kaynaklı proteinden yarısından azı ise bitkisel kaynaklı proteinden sağlanmalıdır. Bu dengeyi sağlamanın en kolay yolu, öğünlerde hayvansal ve bitkisel kaynaklı proteinlere bir arada yer vermektir. Et, sebze, ekmek grubu, sebze öğünlerde bir arada bulunmalıdır.

Lifler önemlidir, ihmal etmeyin!

Doğal yapıda lif içeren besinler tercih edilmesi düğün telaşınızın olduğu yoğun zamanlarda sindirim sisteminizin destekçisi olacaktır. Lifler, midede dolgunluk yaratarak tokluk hissinin uzamasını sağlarlar. Besinlerin sindirim hızını yavaşlatırlar ve böylece kan şekerinin dengelenmesinde etkin rol oynarlar. Lifler veya diğer tanımlamayla posa; barsaktan zararlı maddelerin atılmasını sağlayarak kolon kanserine yakalanma riskini de azaltır ve barsaklarda su tutulmasını sağlayarak, kabızlıktan korurlar. Bu yararlarının yanı sıra, kolesterolü düşürücü etkileri olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, lif içeren besinlerin enerji içeriği daha düşüktür. Sağlıklı ve yararlı lif alımını sağlamak için çiğ salatalara, sebze ve kurubaklagil yemeklerine yer vermeniz, beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek tüketmeniz ve meyve tüketiminizi arttırmanız yeterli olacaktır.

Su içmeyi sakın unutmayın!

Vücudumuzun yaklaşık % 60’ı sudan oluşmaktadır. Su, vücudumuzun işlevlerini doğru sürdürmesi için gereklidir. Bir yetişkinin günde yaklaşık 8-10 su bardağı su tüketmesi gerekir. Su, yarattığı doygunluk hissi ve vücutta oluşan yıkım ürünlerini vücuttan uzaklaştırması nedeni ile zayıflamak isteyenler için oldukça önemlidir. Ne kadar düzenli ve sürekli su içerseniz vücudunuz o kadar dengeli olur. Düğün öncesi bu yoğun ve dengesiz dönemde yeterli su içmek doping etkisi gösterir.

Tuz tüketiminde aşırıya kaçmayın!

Gereğinden fazla tuz tüketimi tansiyonunuzun yükselmesine, ödem seviyenizin artmasına neden olabilir. Ödem ne kadar yüksek olursa kendinizi o kadar yorgun hissedersiniz. Yemeklere ekstra tuz ilave etmeden makul ölçülerde tuz kullanın.

Gelin Diyeti

Sabah uyanınca 1 saat içinde kahvaltı yapmalısınız.

Kahvaltıdan önce

1 su bardağı ılık su

1 su bardağı soğuk su

Sabah

1 su bardağı süt

1 dilim peynir

1 dilim ekmek

Bol yeşillik ve çiğ sebze

Ara öğün

1 adet kabuklu elma

Öğlen

1 avucunuzun büyüklüğü kadar ızgara veya haşlanmış et

1 avucunuzun dolusu makarna veya bulgur pilavı

Yoğurt veya ayran

Sınırsız salata ( az zeytinyağı ilaveli)

Ara öğün

1- 2 adet taze meyve

1 avuç yağlı kuruyemiş (fındık, fıstık, badem, ceviz)

Akşam

1 tabak sebze yemeği

3-4 yemek kaşığı haşlanmış buğday

1 su bardağı yoğurt

Bol salata (az zeytinyağı ilaveli)

1200- 1400 kal içeren bu diyet düğün öncesi dönemi maksimum verimlilikte ve rahat geçirmenizi sağlayacağı gibi kilo vermenizi de sağlar. 

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu

Hamilelikte yorgunlukla nasıl başa çıkılır?

Hamilelikte yorgunlukla başa çıkmanın 6 yolu Devamını Oku >>

Yorum Yapın!